Evliyaların Manevi Coğrafyası
Anadolu'dan Hicaz'a uzanan 2.869 evliya türbesi. Hayat hikâyeleri, ziyaret adabı ve harita rehberi bir arada.
En Çok Kayıt Olan Şehirler
Sıkça Ziyaret Edilen Evliya Türbeleri

Hep Kebirler Türbesi
Kastamonu İli Hep Kebirler Türbesi Aynı isimle anılan caminin yanında iki türbe yer almaktadır. Camii girişine göre sağ taraftaki türbedeki dört yatırdan biri olan (Kays-ül Hemadani Asgar) adındaki sahabe İstanbul – Eyüp’te medfun bulunan Eyüp El Ensari (Eyüp Sultan) ile İstanbul’un fethi için yola çıkan zattır. Banisi ve bina tarihi bilinmemektedir. Aynı isimle anılan caminin doğu bitişiğindedir. İçinde dokuz adet ahşap sanduka vardır. Sandukalardan birisinin Samur Dede isimli bir zata ait olduğu söylenmektedir. Diğerlerinin kimlere ait olduğu bilinmemektedir.

Şeyh Muhiddin Yavsi Hz.
Çorum İskilip İlçesinde Şeyh Muhiddin Yavsi Hz. Türbesi Çorum’un İskilip ilçesine bağlı Bağözü mevkiindeki İmâd (Direklibel) köyünde doğdu. Asıl adı Muhyiddin Muhammed’dir. Yavsî lakabı kendisine, Bursalı Mehmed Tâhir’in bizzat İskilip halkından duyup naklettiğine göre ilme kene (yavsı) gibi yapışmasından dolayı II. Bayezid tarafından verilmiştir (Osmanlı Müellifleri, I, 198). Soyu Mâverâünnehir’den Anadolu’ya göç eden bir aileye dayanır. Dedesi Muhammed Efendi, Semerkant Valisi Uluğ Bey’in doğancıbaşısı idi. Babası Mustafa Efendi, kardeşleri Ali Kuşçu ve Abdünnebî ile birlikte hâmileri Uluğ Bey’in öldürülmesinden (853/1449) sonra Semerkant’ı terkedip Anadolu’ya gelmiş, Mustafa Efendi İskilip’te Zeyniyye tarikatı şeyhliği yapmış ve burada vefat etmiştir. Kabri Şeyh Yavsî Camii bitişiğindedir.

Seyyid Burhaneddin bin Muhammed Hz.
Isparta Eğirdir İlçesinde Seyyid Burhaneddin bin Muhammed Hz. Türbesi Anadolu'da yetişen ve Anadolu'yu aydınlatan meşhûr velîlerden. 1494 (H.900) senesinde Tosya'da doğdu. 1562 (H.970)'de Eğridir'de vefât etti. Kabri, Eğridir Yazla'daki câminin yanında bulunan kabristanda dedelerinin kabirleri yanındadır. Baba ve anne tarafından âlim ve fazîlet sâhibi bir âileye mensuptur. Peygamber efendimizin soyundan olup seyyiddir. Nesebi baba tarafından evliyânın meşhurlarından Seyyid Hakim Ali Tirmizî'ye ulaşır. Babası, Tokatlı Mehmed Muhyiddîn Efendidir. Annesi evliyânın meşhurlarından Seyyid Muhammed Çelebi Sultan'ın kızı Şehribânû Hâtundur. Annesi; "Oğlum Burhâneddîn doğduğunda kırk gün beşiğinde zikretti." demiştir.

Kırklar Makamı Türbesi
Afyonkarahisar Kırklar Makamı Türbesi Afyonkarahisar kalesinin Bizanslılardan fethi sırasında şehit düşen Horasan Erlerinden yada Kırklardan olduğu yazılmıştır. Hodalı Çeşmesi yazıtından hareketle, bu yazıtın kadıların subaşıların ve serkeşlerin (vali) oturduğu bir konağa ait olduğunu, bu çeşmeye daha sonra konulduğunu ifade ederek, bu makamın şimdiki Kırklar makamı mescidinin yerinde olabileceğini ve asıl adının Kadılar makamı iken Kırklar makamı biçimine halk tarafından dönüştürüldüğünü, bu mescid içinde yatan kişinin ise 1276 yılında ölen Karahisar-ı Devle kadısı TACÜİDDİN HOYİ adlı kişi olduğunu tahmin ettiğini yazmıştır.

Şeyh Ahmed Kuseyri Hz.
Hatay Şeyh Ahmed Kuseyri Hz. Türbesi Büyük velilerdendir. Adı, Ahmed b.Abdurrahman Kuseyri'dir. Doğum tarihi bilinmemektedir. 956 (m.1549) yılında Hatay'da vefat etmiştir. Türbesi, Şenköy'de ziyaret yeridir. Aynı aileden on yedi zatın kabri de bu türbenin içerisindedir. Ahmed Kuseyrî Hazretleri, Suriye Selçuklularından olup, soyu Ashab-ı Kiram'dan Peygamber Efendimizin amcası Hazreti Abbas'a dayanmaktadır. Babası Şeyh Abdurrahman Efendi, 1464 yılında Hatay'a yerleşmiş, Ahmed Kusayrî Hazretleri burada doğmuştur. İlim ehli ve tasavvuf erbabı bir aileye mensuptur. Dedesi Şeyh Süleyman Efendi ile babası Şeyh Abdurrahman Efendi Şafii mezhebinden ve Halvetiyye mensuplarından idiler. Tekkeleri, Yayladağı Lazkiye'ye bağlayan eski kara yolu üzerindeki Hırbe çiftliğinde bulunuyordu. Hanyolu köyünde Şeyh Davud ve Hatay'da Şeyh Ali adında iki amcası vardı. Her ikisi de âlim ve faziletli kimselerdi. 1520 yılında babası Şeyh Abdurrahman Efendi tarafından kendisine hila¬fet verildi. Bu icazet merasiminden beş yıl sonra babası vefat etti. İrşad görevini Ahmed Kuseyrî Hazretleri devam ettirdi. Halep'te Sünnet Ehli'ne karşı olanlarla çetin mücadelelerde bulundu. Hatay yöresinde birçok hayır hizmetlerinde de bulundu. Tarikatını babasından sonra daha da genişletti.

İbn-i Melek Hz.
İzmir Tire ilçesinde İbn-i Melek Hz. Türbesi Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Abdüllatîf bin Abdülazîz bin Emînüddîn’dir. Lakabı İzzüddîn’dir. İbn-i Melek veya İbn-i Ferişte künyesiyle meşhûr oldu. İzmir yakınlarında bulunan Tire’dendir. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. 801 (m. 1399) senesinde Tire’de vefât etti. İbn-i Melek, zamanındaki büyük âlimlerden ilim tahsil etti. Zamanının bütün ilimlerini öğrendi. Özellikle dînî ilimlerde ihtisas sahibi oldu. Bütün ilimlerde üstünlüğünü kabûl ettirdi. İlmî ve faziletiyle kendini halka ve ileri gelenlere sevdirdi. En zor metinleri mütâlâa etmekte ve ilimlerin çoğunu ezberlemekte meşhûrdur. Aydınoğlu Mehmed Bey’e ders okutmuştur. Aydınoğlu Mehmed Bey, Tire’de hocası adına İbn-i Melek Medresesi diye bilinen medreseyi yaptırdı, İbn-i Melek, bu medresede vefât edinceye kadar müderrislik yaptı ve eser yazmakla meşgûl oldu.

Şeyh Edebali Hz.
Bilecik İli Şeyh Edebali Hz. Türbesi Şeyh Edebali Hazretleri (1206-1326), Osmanlı Devleti’nin mânevî bânîsi, Osman Gâzi’nin kayınpederi ve üstâdıdır. 120 sene ömür sürmüştür. Tahsîlinin başlangıcı, muhtemelen doğum yeri olan Karaman’da, ikmâli ise Şam’dadır. Zamanın tanınmış bütün âlimlerinden ders okumuş ve hem zâhirî hem de bâtınî ilimler bakımından eşsiz bir duruma gelmiştir.

Hace Yusuf Bahri Efendi Hz.
Çorum İli Hace Yusuf Bahri Efendi Hz. Türbesi Anadolu velîlerinden. Vezirköprü’de doğdu. Doğum târihi belli değildir. Babası, Vezirköprü Tâceddîn Paşa Câmii imâmı Mehmed Efendidir. Tahsil hayâtına Samsun Sıbyan Mektebinde başladı. Sonra Amasya’ya giderek, buradaki medresede Şehîd Müftü nâmıyla meşhûr müderristen ilim öğrendi. Ayrıca birçok âlimin sohbetlerinde bulundu. İlim tahsiline devâm etmek için İstanbul’a gitti. Burada Erzincan Müftüsü ismiyle meşhûr hocadan ders aldı. Bir gün ders esnâsında Yûsuf Bahri Efendi bir konuda hocasına îtirâzda bulundu. Dersten çıkınca hocası, Yûsuf Bahri Efendiyi yanına çağırarak; “Benden nasîbini aldın. Bundan sonra Mısır’da Şeyh Murtaza’dan ilim öğrenmeye devâm edeceksin.” buyurdu.
Zeynel Abidin Hz.
Kayseri Melikgazi İlçesinde Zeynel Abidin Hz. Türbesi Rufai Tarikatı’nın ileri gelenlerinden Zeynel Abidin’in 15. yüzyılda bugünkü türbenin bulunduğu çevreye tekke, cami ve çeşme yaptırdığı bilinmektedir. Kayseri’de İmam Sultan adı ile anılan Zeynel Abidin, 1414 yılında Kayseri’de vefat etmiş ve mezarı üzerine bugünkü yerde mütevazı bir türbe yapılmıştır. II. Abdülhamit zamanında, 1886 yılında ise Zeynel Abidin’in mezarının bulunduğu yere mevcut türbe inşa ettirilmiştir. Türbe, kare planlı bir yapı olup üzeri kubbe ile örtülmüştür. Dört tarafında üçer pencere bulunan yapının bütün pencerelerinin üstünde iki satırlık beyitler dolanmaktadır. Türbe mekânının ortasında Zeynel Abidin’in sandukası bulunmaktadır. Yapının giriş kapısı üzerinde bulunan inşa kitabesinde, oval bir madalyona işlenmiş ll. Abdülhamit’in tuğrası yer almaktadır.

Şeyh Hasan Baba Hz.
Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Şeyh Hasan Baba Hz. Türbesi,

Ahmet Baba Hz. (Dört Ayak Türbesi)
Niğde İli Ahmet Baba Hz. (Dört Ayak Türbesi) Niğde/Merkez, Yenice Mahallesi Dört Ayak Sokak’ta yer alır. Yapının inşa kitabesi olmadığı gibi, kaynak bilgi de yoktur. Fakat yaklaşık 15.00 m kuzeyinde türbeyle aynı ismi taşıyan cami ile çeşme bulunmakta ve çeşme üzerindeki kitabeye göre, 1178H / 1764-65 M yılında yapılmıştır. Cami-çeşme ve türbede aynı tip taş malzemesi kullanılmıştır. Bu özelliklerden dolayı muhtemelen cami ile aynı tarihlidir. Çeşme Ebubekir Ağa tarafından yaptırılmıştır. Türbeyi de aynı şahsın inşa ettirdiği düşünülebilir. Orijinal özelliğini koruyan türbe 1976 ve 1982 yıllarında onarım görmüş, bu onarımlarla kubbenin kaplama taşları yenilenmiş ve çevredüzeni yapılmıştır. Dıştan, 3.82x 3.82 m. boyutlarındaki yapı, baldaken tipi türbeler grubuna dâhildir. Kubbenin iç kısmında tuğla; ayak, kemer ve kubbenin dış kısmında sarımtırak renkte ince yönü trakit taşı kullanılmıştır. Türbe “L” biçiminde ve 2m yüksekliğinde 4 ayağa sivri kemerler yardımıyla oturan 2.70 m çapında kubbeyle kapatılmıştır. Örtü sistemine köşelerden pandantiflerle geçilmiştir. Ayakların dış köşeleri, kemerlerin üzengi taşları hizasından itibaren pahlanarak 0.40 m yüksekliğinde ve taş kornişle sonlanan sekizgen planlı kasnak oluşturulmuştur. Kubbe bu kasnak üzerine yerleştirilmiştir. Kubbe altında prizma şeklinde yekpare taş sanduka (yazı yoktur) yer alır. ,

Şems-i Tebrizi Hz.
Konya Karatay İlçesinde Şems-i Tebrizi Hz. Türbesi Tebriz'de 1185 yılında dünyaya gelmiştir. Asıl ismi Mevlana Muhammed'dir. Melik Dad oğlu Ali adında bir zatın oğludur ve "Şemseddin" yani dinin güneşi lâkabıyla anılmıştır. Daha küçük yaşlarda manevi ilimleri tahsilde gösterdiği kabiliyetle dikkat çeken Şems, din ilimleri tahsilden sonra, genç yaşlarında Tebrizli Ebubekir Sellaf'a mürid olmuş, ününü duyduğu bütün meşhur şeyhlerden feyz almaya çalışmış ve bu sebeple diyar diyar dolaşmıştır. Bu gezginliğinden dolayı kendisine "Şemseddin Perende" uçan Şemsed din denilmiş, ayrıca Tebriz'de tarikat pirleri ve hakikat arifleri ona "Kamil-i Tebrizi" adını vermişlerdir.

Muhammed Bin Abdullah El Buhari Hz.
Ankara Altındağ ilçesinde Muhammed Bin Abdullah El Buhari Hz. Kabrinin bulunduğu yerdir Ehli keşif Zatların tesbitidir.

İsmail Hakkı Zühdi Efendi
Tekirdağ Şarköy İlçe'sinde İsmail Hakkı Zühdi Efendi Şeyh İsmail Hakkı Zühdî Efendi (1862/63-1912-13) Osmanlı İmparatorluğunda çöküş sürecine bürokrasi içinden tanıklık etmiş bir kalem erbabıdır. Tekirdağ Mürefte’de Duyûn-ı Umumiye baş katibi olarak görev yapmıştır. Aynı zamanda Halvetî-Cerrâhî tarikatı postnişini olan Şeyh İsmail Hakkı Zühdî Efendi, Mürefte’de bir ev kiralayarak orayı tekke haline getirmiştir. Mehmed Rızâeddin Yaşar Efendi (ö.1331/1913)’nin halîfelerinden olan, İsmail Hakkı Zühdî Efendi’ elli iki yaşında (ö. 1331/1913) vefât etmiştir. Zühdî Efendi Türbesi, Mürefte Eski Camii bahçesinde iken, Cami'nin restoresinden sonra İncirlik kabristanına kaldırılmışdır. Bugün mezarının yeri bilinmemektedir.

Seyyid Salih Hz.
Mersin Mut İlçesinde Seyyid Salih Hz. Türbesi,

Seyyid Hamdullah Veli Hz.
Amasya İli Seyyid Hamdullah Veli Hz. Türbesi Piri Hamdullah Baba türbesi 23.post nişin hacı Bektaş veli efendimizin torunu dolayısıyla zat-ı seyyidir

Hallac-ı Mansur Hz. Makamı
Çanakkale Gelibolu İlçesinde Hallac-ı Mansur Hz. Makamı Hallac-ı Mansur bir enel hak şehididir. İslam dinindeki kendine özgü inanışların uğruna muhalifleri tarafından Bağdat’ta şehit edilmiş ve cesedi yakılarak, külleri denize dökülmüştür. Bu mübarek zatın türbesi Bağdat’tadır. Birçok İslam ülkesinde türbeleri vardır. Bunların hepsi makamdır. Yedi adet olduğu söylenen bu türbelere Hallac-ı Mansur makamı denmektedir. Gelibolu ilçesindeki bu türbe de bu yedi makamdan biridir. Türbenin içinde halen mevcut olan iki mezarın, sonradan buraya gömülen iki kişiye ait olduğu söylenir. Türbe, Mimari bakımdan İskender çelebi türbesine benzetilmektedir.

Abdal Musa Hz.
Antalya Elmalı ilçesinde Abdal Musa Hz. Türbesi Anadolu’nun ünlü erenlerinden ve ermişlerinden olan Abdal Musa Sultan aynı zamanda ünlü bir ozan ve düşünürüdür. Aslen Horasanlıdır: Azerbaycan’ın Hoy Kasabasına gelmiş ve bir süre orada yaşamış olduğundan “Hoylu“olarak tanınır. Hacı Bektaş-i Veli’nin amcası Haydar Ata’nın oğlu olan Hasan Gazi’nin oğludur. Abdal Musa Sultan Horasan Erenlerinden ve Hz. Peygamber soyundandır. 14yy. da yaşadığı Osmanlıların Bursa’yı fethettiği yıllarda Orhan Bey’in askerleriyle savaşlara katıldığı ve büyük yararlıklar gösterdiği tarihi kaynaklarda yazılıdır. Hacı Bektaş-i Velinin önde gelen halifelerindendir. Payesi “Sultanlık “, mertebesi “Abdallık “tır. Pir evinde hizmet postu ise, “Ayakçı Postu“dur. Bu post, Bektaşi Tarikatındaki on iki posttan onbirincisi olup diğer adı “Abdal Musa Sultan Postu’dur. Ayakçılık, Abdallık mertebesidir. Abdal Musa Sultan, kuruduğu tekkesinde sayısız kişiler irşat etmiş ve bunlar arasında büyük ozanlar yetişmiştir.

İmam Bakır Hz.
Şanlıurfa Harran İlçesinde İmam Bakır Hz. Türbesi Harran'ın 3 km. kuzeydoğusunda İmam Bakır Köyü'nde 12 İmamdan beşincisi olan Ebu Ca'fer İmam Muhammet Bakır'a atfedilen bir türbe ve bitişiğinde onun adını taşıyan bir cami yer alır. Halife Hz.Ömer zamanında (miladi 639'da) Urfa ve Harran'ın fethi savaşına katılan Ebu Ca'fer İmam Muhammet'in kopan bir parmağının buraya gömülerek üzerine türbenin yapıldığı ve köye "İmam Bakır" adı verildiği rivayet edilir.

Kara Baba Hz. (Arap Baba)
Malatya Battalgazi ilçe'sinde Kara Baba Hz. (Arap Baba) Türbesi,

Bayram Baba Hz.
Çanakkale Bayramiç İlçesinde Bayram Baba Hz. Türbesi

Piri Baba Hz.
Amasya Merzifon İlçesinde Piri Baba Hz. Türbesi Evliya Çelebi’nin Seyahatname adlı eserinden öğrenildiğine göre, Piri Baba, Ahmet Yesevi’nin izniyle Anadolu’ya gelip Merzifon’un kuzeyindeki yüksek tepeye yerleşmiş meczup tavırlı bir Yesevi dervişidir. Halk arasında yaygın pek çok menkıbesi vardır. Pir Dede’nin asitanesi Evliya Çelebi döneminde aşevi, tekke, derviş hücreleri ve iki yüzden fazla dervişiyle gelip geçene hizmet etmekte, bir irşad merkezi görevi yapmaktadır. Merzifon’da Nusratiye Mahallesi’ndeki zaviyesinden günümüze sadece camisi ve türbesi kalmıştır.

İmam Birgivi Hz.
İzmir Ödemiş İlçesinde İmam Birgivi Hz. Türbesi İmam Birgivî, 16.asırda, Osmanlı Devleti’nin sınırlarını en geniş hale getirdiği ilim, kültür ve sanatta zirveye ulaştığı bir dönemde yaşamış âlimlerimizdendir. İmam Birgivî’nin asıl adı Mehmet olup 27 Mart 1523’te Balıkesir’de doğdu. Babası Ali Efendi, âlim ve Fâzıl bir müderris, sahib-i irşâd bir şeyh idi. Balıkesir’in Çay mahallesinde olan kabri, “Zihin Dede” adıyla bugün bile büyük bir hürmetle ziyaret edilir. Kabrinin başucundaki taş çanakta biriken yağmur suları, Kur’an okumaya başlayacak çocuklara zihinleri açılsın diye içirilir.
Sultan Abdurrahman-ı Kureyşi Hz. (Sultan Baba)
Bitlis İli Sultan Abdurrahman-ı Kureyşi Hz. (Sultan Baba) Türbesi, Zeydan Mahallesi Sultan Kureyşi Cami Haziresindedir.

Tapduk Emre Hz.
Ankara Nallıhan İlçesinde Tapduk Emre Hz. Türbesi Tapduk Emre, kesin olmamakla beraber 1200 ile 1300’lü yıllar arasında günümüzde Aksaray olarak adlandırılan İç Anadolu bölgesinde yaşamıştır. Tapduk Emre, Hacı Bektaş Veli, Mevlâna ile aynı çağda yaşamıştır. Tapduk Emre ile ilgili bilgiler oldukça azdır. Hâlbuki Tapduk Emre, Yunus Emre’nin hocasıdır. Yunus Emre gibi bir Ulu şahsiyeti yetiştirmiştir. Bu manada o, dergâh sahibi bir pir, rehber ve mürşittir. Büyük ihtimalle Yunus Emre kadar gelişen olmasa da, o başka aydınlatıcılar, gönül erenleri yetiştirmiştir. Tapduk Emre, Hacı Bektaş Veli ile aynı çağda yaşamış ve o Ulu Hünkâr ile ilişkiler geliştirmiştir.

Derya Ali Baba Hz.
İstanbul Zeytinburnu İlçesinde Derya Ali Baba Hz. Türbesi On beşinci yüzyıl velilerindendir. Adı Ali olup, İstanbul'un fethi sırasında orduda Sakabaşı olarak görev yaptığı için Saka Ali Baba veya Derya Ali Baba diye meşhur olmuştur. Doğum yeri ve tarihî ile vefat tarihi bilinmemektedir. İstanbul'da vefat etmiş, Kazlıçeşme'de defnolunmuştur.

Sarıkamış şehitlikleri
Kars Sarıkamış İlçesinde Sarıkamış şehitlikleri Sarıkamış‘ta Milli park içerisinde birçok şehitlikler vardır. 60 bini donarak olmak üzere 78 bin şehit vermiştik. 1914 yılının 15-22 Aralık tarihleri arasında, Sarıkamış yakınındaki Allahuekber dağlarında, Kars’ı Ruslardan geri almak için harekata katılan 60 bin asker donarak öldü. Başkumandan vekili Enver Paşa büyük bir güçle, Rusları hiç beklemedikleri bir yerden, Allahüekber dağlarından aşarak vurmayı ve Kars‘ı yeniden vatan topraklarına katmayı hedeflemişti. Allahuekber dağlarının yer yer 2-3 bin rakımlı geçitlerinde ısı sıfırın altında 30 dereceye kadar düşüyordu. Türk askerlerinin büyük bölümü ise çölden gelmişti ve üzerlerinde yazlık üniformalar vardı.

Abdülmecid Şeyh-i Şirvani Hz.
Tokat İli Abdülmecid Şeyh-i Şirvani Hz. Türbesi Evliyânın büyüklerinden. İsmi, Abdülmecîd bin Veliyyüddîn İbni Alâüddîn Şirvânî’dir. Künyesi Ebü’l-Mehâmid olup, lakabı Nûrullah’dır. Şirvan’da doğdu. Doğum târihi belli değildir. 972 (m. 1564) senesinden sonra Tokat’ta vefât etti. Kabri, Türbesi, Şeyhi Şirvani Mezarlığı'ndadır. Abdülmecîd Şirvânî’nin babası Şeyh Veliyyüddîn. Şirvan bölgesinin en büyük velîsi idi. İlim, fazilet, zühd ve takvâda çok yüksek idi. İnsanlara va’z ve nasihat etmeyi ve ders verme yolunu seçmişti.

Şeyh Ebu İshak Kazeruni Hz.
Erzurum ili Şeyh Ebu İshak Kazeruni Hz. Türbesi Yakutiye İlçesinde Ebu İshak Kazeruni Hz. Türbesi; Büyük İslam düşünürlerinden Ebu İshak Hazretleri'ne ait türbenin ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmemektedir. İç kaleyi Çifte Minareli Medrese'ye bağlayan sur duvarı üzerinde bulunan köşeli burçlardan biri, içten kubbe ile örtülerek türbe haline dönüştürülmüştür. Önünde bir de zaviyesi bulunmaktadır. Zatın asıl mezarı Kazerun'da bulunmakta, burasının bir makam olduğu belirtilmektedir. Türbe, 2006 yılında Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiş ve turizme açılmıştır.

Karasi Baba Hz. ( Paşa Sultan)
Balıkesir'in Karasi İlçesinde Karasi Baba Hz. Türbesi Karesi Türbesi, Selçuklu Devleti`nin ünlü kumandanlarından biri ve Karesi Beyliği`nin kurucusu olan Karesi Bey için inşa edilen yapının ilk yapım tarihi bilinmeyip; Türbesi, Çeyrek daire planlı, sivri kemerli ve silmeli haliyle 1922 yılında Belediye Reisi Hayrettin Bey tarafından yaptırılmıştır. İç mekânda Karesi Bey`in kabrinin yanında beş sanduka daha yer alıp, bunların Karesi Bey`in çocukları ya da aile efradına ait olması kuvvetle muhtemeldir.

Erikli Baba Hz.
İstanbul Zeytinburnu İlçesinde Erikli Baba Hz. Türbesi Erikli Baba Dergâhı, Osmanlı’nın İlk yıllarından itibaren İstanbul Zeytinburnu/Kazlıçeşme’de bulunan Alevi-Bektaşi Dergahıdır. Dergahlar; sağlığında sevilen, sayılan, halkı aydınlatan, toplum tarafından güvenilen itibar edilen kişilerin, Hakk’a yattıkları mekanlardır. Erikli Baba’da Alevi-Bektaşi halkının yakından tanıdığı, sevdiği, saydığı, buyruğundan gidilen kişiliklerdendir. Erikli Babqa Alevi-Bektaşi toplumunun ‘Serçeşmesi’ kabul edilen Hacı Bekraşi Veli’nin ilk Halifelerindendir. Tarihi kaynaklara Göre,12 İmamlar’dan İmam Musayi Kazım soyundan gelmektedir. Erikli Baba’nın esas ismi Es-Seyit Muhammed Eryek’tir. Alievi tasavvufunda Eryek;Ehlibeyt’e uygun insan yetiştirenlere Verilen ünvandır. yani bir anlamda ‘İnsanı-Kamil’ dir. Eryek Baba ünvanı buradan gelir.

Sofracı Baba Hz.
Malatya Darende ilçe'sinde Sofracı Baba Hz. Türbesi,

Süleyman Gazi Hz. (Gazi Süleyman Paşa)
Çanakkale Gelibolu İlçesinde Süleyman Gazi Hz. (Gazi Süleyman Paşa) Türbesi Bolayır'da denize bakan bir tepede, şair Namık Kemal’in mezarı yanındadır. 1356 yılında Rumeli'ye ilk geçen Osmanlı Komutanı, Orhan Gazi oğlu, Rumeli Fatihi Şehzade Süleyman Paşa (1316-1358) için yapılmış bir türbedir. Kalın duvarları, kalın taş ve tuğla ile sıralıdır. Dört köşeli olup, kubbesinin kasnağında 4 pencere bulunmaktadır.

İbrahim Hakkı Hz.
Siirt Tillo İlçesinde İbrahim Hakkı Hz. Türbesi İbrahim Hakkı Hazretleri; dini ilimlerin yanı sıra astronomi, tıp, anatomi, fizyoloji, aritmetik, geometri, felsefe ve psikoloji gibi ilimlere ışık tutan Marifetname adlı dev eserin müellifidir. On sekizinci yüzyılda yaşamış önemli bir bilim adamıdır. Aynı zamanda çok iyi bir şair olan İbrahim Hakkı Hazretleri dönemin en iyi filozofu olarak kabul edilmektedir. İbrahim Hakkı Hz'nin sahip olduğu pozitif ilimleri en iyi gösteren eserlerden biri de, dünyaca ün yapmış "Işık Hadisesi"dir."Yeni yılın ilk güneşi, eğer hocamın başucuna düşmezse, ben o güneşi neyleyim!.." diyen İbrahim Hakkı Hz.'leri, hocasına olan saygısını göstermektedir.

Bedir Muhtar Hz.
Aksaray Bedir Muhtar Hz. Türbesi, Bedir Muhtar Mezarlığındadır. Bedir Baba hacca gitmiş. Burada kalanlar ve Bedir Şah, Bedir Baba orada zemzem içiyor zemzemle abdest alıyor biz burada susuz kalıyoruz demişler. Bunun üzerine Bedir Şah'ın rüyasına giren Bedir Baba bir dua okuduktan sonra rüyada Bedir Şah'a yarın sen de bu duayı oku der. Sabah uyandığında rüyasında gördüklerini yapan Bedir Şah tepeden aşağıya inerken arkasından bir su aktığını fark eder. İnanışa göre, Bedir Şah suya baktığı an suyun akışı durmuş ve o gün bugün su kaynamaya devam etmiştir.

Ahmed-i Sarban Hz.
Tekirdağ Hayrabolu ilçesinde Ahmed-i Sarban Hz. Türbesi Bayrami – Melami şeyhlerinden olan Hayrabolulu Şeyh Ahmed Sarban hazretleri, Hayrabolu’da doğmuştur. Doğum tarihi belli değildir. Çocukluğu ve tahsil hayatı hakkında da fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Memleketinde devecilik yaptığı için “Sarban” lakabıyla meşhur olmuştur. Ahmed Sarban genç yaşlarında Yeniçeri Ocağı’nda 26. Ortayı meydana getiren levazımat ve ulaştırma komutanlığına kaydolmuş ve subay rütbesi alarak devecibaşılığa kadar yükselmiştir. Kanunî Sultan Süleyman’ın 940/1533-34 senesinde gerçekleştirdiği Irak Seferine devecibaşı olarak katılmış ve bu sefer esnasında Pir Ali Aksarayi ile Karaman da görüşmüş ve kendisine intisap etmiştir. Bu hizmet, onun dünya ile kalbi bağının kesilmesine yol açmış ve şeyhinden hilafet aldıktan sonra memleketine giderek vefatına kadar burada irşad faaliyetinde bulunmuştur.

Eşrefoğlu Rumi Hz.
Bursa İznik İlçesinde Eşrefoğlu Rumi Hz. Türbesi Anadolu'da yaşayan büyük velîlerden, şâir. İsmi Abdullah olup, babasınınki Eşref'tir. Babasının ismi ile şöhret buldu. Babası, Mısır'dan İznik'e göç etti. Eşrefoğlu Rûmî İznik'te doğdu. Doğum târihi belli değildir. 1484 (H. 889)'da İznik'te vefât etti. Türbesi İznik'tedir. Eşrefzâde-i Rûmî diye de bilinir.

Şeyh Yusuf El Hamedani
Kilis ili Şeyh Yusuf El Hamedani Türbesi Yusuf Hemedanî Hazretleri Hicrî 441 (Miladî 1049) senesinde Hemedân’ın bir köyünde doğdu. On sekiz yaşında iken ilim tahsili için hilâfet ve ilim merkezi olan Bağdat’a gitti. Büyük âlimlerden fıkıh, hadis, tefsir ve kelâm gibi İslâmî ilimleri tahsil etti. Zekâ ve liyakati ile akranlarının önüne geçip hocalarının en gözde talebesi oldu. İslâmî ilimlere dair sayısız kitap ezberinde idi. Zamanındaki birçok meşâyıh ile tanışmış ve onların sohbetinde bulunmuştu.

Piri Mehmet Halife Hz.
Isparta Merkez İlçesinde Piri Mehmet Halife Hz. Türbesi Isparta’nın namazgâh yöresinde, şimdiki Halı Sarayı-Sümer Bank karşısındaki yerde bulunan türbe, yerinden kaldırılıp eski mezarlığa nakledilmiştir. Fakat mezar daha sonra bulunduğu yerden kaybolmuştur. Piriefendi Sultan’ın asıl adı Piri Mehmet Halife’dir. Kendisi (Seyit Ahmet Buhari) halifelerinden olup, vatanı olan Isparta’da uzun süre oturmuş, 1554 yılında vefat etmiştir. Hakkında pek çok rivayet bulunmaktadır. Bunların en önemlisi hâlâ aramızda yaşadığı ve sağlığında Sarıdere’de dağın eteğinde abdest alacak su bulamadığından asasını vurduğu yerden su fışkırmasıdır. Piriefendi’nin sağlığında, Manisa-Konya ve Kütahya Valiliklerinde bulunan ve bir ara Isparta’ya gelen Sultan II. Selim (Sarı Selim) Piriefendiyi ziyaret ettiğinde “Büyük Şehzade Mustafa’ya taht nasip olmayacağını, Kanuni’den sonra kendisinin padişah olacağını” söylediği 1556 yılında padişah olunca, kâgir türbeyi yaptırdığı söylenir. Piriefendi Sultan Karaağaç Mahallesi’nde evine yakın bir yerde, dolma çeşme ile bir mescit ve bir de okul yaptırmıştır.

Abdullah Rüşdi Hz.
Bolu Mudurnu İlçe'sinde Abdullah Rüşdi Hz. Türbesi, Tarikatı Halveti Şeyh ve Müridleri Türbesindedir.

Üryan Baba Hz.
Elazığ Harput İlçe'sinde Üryan Baba Hz. Türbesi Harput’a çıkarken dik kayalıklara varmadan sağ tarafta 100m kadar mesafede ağaçlık bir yerde kayaların yanındadır. Türbe bir kaya oyuğundan ibaret olup hemen önünde bir bölüm ve yanında da bir mescit bulunmaktadır.Elâzığ Harput İlçesinde Üryan Baba Hz. Türbesi, Harput’a çıkarken dik kayalıklara varmadan sağ tarafta 100m kadar mesafede ağaçlık bir yerde kayaların yanındadır. Türbe Makam bölümünü oluşturan yapı kayalıklar içindeki bir mağaranın türbeye dönüştürülmesi ile meydana getiril-miştir Bu kayalıklara Harput'un halkı tarafından eskiden "Tilki Kayalıkları" derlerdi. Türbenin hemen yakınında eski bir mezarlık vardır. Üryan Baba Türbesi ile ilgili tarihi kayıtlara baktığımızda burada bir hücre ve mescit bölümünün bulunduğu yazılıdır. 2012 yılında onarılan yapının duvarları kesme taştan yapılmıştır. İshak Sunguroğlu'nun "Harput Yollarında" adlı eserinin birinci cildinde türbe yanında bulunan mescidin eskiden tekke olarak kullanıldığından bahsedilmiştir. Türbede yatan Üryan Baba'nın kim olduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Türbe kapısını oluşturan taş bloktaki yazıda "Allah'ın sevgili kullarından İsmail'in torunu, Ömer'in oğlu Hafız Muhammed" şeklinde bir ibare bulunduğu görülmektedir. Türbe mezarın keşfinden sonra Hicri 1278 yılında yapılmıştır. Sandukası giriş kapısından sonra hemen sağda bulunmaktadır.

Vehhab-i Ümmi Hz.
Antalya Elmalı İlçesinde Vehhab-i Ümmi Hz. Türbesi XVI. yüzyıl mutasavvıf şairlerimizdendir. Halveti tarikatının orta kolunu temsil eden Ahmet Şemsü'd-din Marmaravi'den feyz almıştır. Kendileri de, mutasavvıf şair ve yazarlardan Ramazan Armağani ve Elmalılı Şeyh Eroğlu Yahşi Efendi'yi yetiştirmiştir, ayni zamanda Halveti'liğin çevrede etkin bir dergâh hâline gelmesinde öncü olmuştur. Vahap Ümmi'nin oldukça zengin bir divanı vardır.

Piri Mehmet Paşa Hz.
İstanbul Silivri İlçesinde Piri Mehmet Paşa Hz. Türbesi 16. yüzyıl Osmanlı veziriazamlarından Piri Mehmed Paşa Konya’da dünyaya geldi. Medrese tahsiline babasının Halvetiyye şeyhi olarak bulunduğu Amasya’da başlayan Mehmed Paşa eğitimini İstanbul’da tamamladı. Tamamlanan eğitiminin ardından Amasya Mahkemesi’nde kâtiplik yapan Mehmed Paşa, daha sonra İstanbul Fatih İmareti mütevelliliğine getirildi. II. Bayezid’in son yıllarında kadılıktan hazine defterdarlığına geçti. Yavuz Sultan Selim’in cülûsunun ardından başdefterdar oldu. Çaldıran Seferi’ne ise Rumeli defterdarı olarak katılan Mehmed Paşa, Şah İsmâil’in savaş meydanından kaçıp Tebriz’i terk etmesi üzerine onun şehirdeki hazine ve mallarının denetim altına alınması işiyle görevlendirildi. 5 Ekim 1514 Mustafa Paşa’nın azli neticesinde boşalan vezirlik koltuğuna oturdu. Amasya’da meydana gelen yeniçeri ayaklanmasında evi yağmalanan Piri Mehmed Paşa, İstanbul’a dönüldükten sonra yapılan tahkikat sırasında bu işte ihmali olduğu gerekçesiyle vezirlikten azledildiyse de hemen ardından vezirlik yeniden kendisine verildi. Ancak çok geçmeden Diyarbekir’den gelen olumsuz haberler yüzünden azledilip Yedikule’ye kapatıldı, aynı günün akşamında serbest bırakıldı. Türbesi Piri Mehmet Paşa Camii arkasındaki hazirede bulunmaktadır.

Himmet Dede Hz. (Dede Koru)
Düzce Gümüşova İlçe'sinde Himmet Dede Hz. Türbesi

Melik-i Tahir Hz. ( Dahar)
Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Melik-i Tahir Hz. ( Dahar) Türbesi, Kurtuluş mahallesinde, ev gibi görünen bir mağara içindedir. Türbe girişi çok büyük hareketli bir granit taş ile gizlenmiştir. Kapı anahtarı yakında bir evdedir. Melik Tahir (Dahar) Türbesi Kurtuluş Mahallesinde yer alır. Doğuya bakan dış kapıdan merdivenle inildikten sonra, ikinci bir taştan oyma kapıyla türbe bölümüne geçilmektedir. Melik Tahir' in mezarı beton malzemeden yapılmıştır. Mezar taşın üzerinde, yörede "Melik Tahir' in Yeşili" olarak bilinen yeşil renkli bir örtü bulunmaktadır. Türbede Selehaddin-i Eyyubi'nin oğlunun defin olduğu ileri sürülür. Türbenin İslam döneminde de türbe ve mescit olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Ervahlar Kabristanı
Aksaray Ervahlar Kabristanı Aksaraylı ve civar şehir insanlarının her fırsatta ziyaret ettiği bir mekân olmuştur. İçerisinde yedi binden fazla evliyanın bulunduğu bu mekân, aslında Aksaray’ın gerçek merkezidir. Ervah’ın kelime manası “ruhlar” demektir. Istılahta ise içerisinde çok sayıda Allah dostunun medfun bulunduğu kabristan demektir. Aksaray üzerine yapılmış araştırmalarda ervah hakkında fazla bir malumat bulunmamaktadır. Bununla birlikte Ervah hakkındaki en önemli bilgiyi Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde görüyoruz. Evliya Çelebi, yedi binden fazla evliyanın yattığı bu şehir için; “Dârü’l-Ervah denilen bu yere nice defalar nur inmiştir. Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse üzüntüsü gider.” demektedir. Ervah kabristanı, Aksaray’ın merkezinde bulunan Kılıçarslan Tepesi’nin eteklerinde, doğu-batı yönünde eğimli bir arazi üzerinde, kuzey-güney yönünde uzanmaktadır.

Garip Baba Hz.
Çanakkale Bayramiç İlçe'sinde Garip Baba Hz. Türbesi, Eski mezarlığın köşesinde.

Bahşi Yahya Hz.
Çanakkale Ezine İlçe'sinde medfun olan, Bahşi Yahya Hz. Bursa'da medfun Emîr Sultan hazretlerinin halifelerinden fazilet sahibi arif bir zattır. Alaşehirde medfun Şeyh Sinan Efendiden ve büyük Lütfullah Efendiden sülûkünü tamamlamış olup, Karasi (Balıkesir) kazalarından Gönenlidir. H. 840, M 1436 da Yaylacık'ta vefat etmiştir. Türbesi, Yaylacık Köyü'nde Hacıbaba Camii yanındadır. Eserleri basılmış olup aşağıdadır: (Şerhu Şiratü'l-İslâm), (İVIenakib-i Emîr Sultan), (Envarü'l-Kulûb), (Menakib-i Şeyh Muhammed İbni îsa Akhisarî), (Sihah-i Acemi), (Makteli îmam-ı Hüseyin), (Dîvan-ı İlahiyat), (Mevlid-i Nebî) dir. Şir'a şerhinin bir nüshası Nuruosmaniye kütüphanesinde vardır.

Zeynel Arap Hz.
Çanakkale Gelibolu İlçesinde Zeynel Arap Hz. Türbesi Yazıcızade Mehmet Efendi’nin hocasıdır. Yazmış olduğu ünlü eseri” Muhammediye” sinin bir bölümünde hocası Zeynel Arap Hazretlerindenn hürmet ve saygıyla bahsederek kendisin eğitimindeki etkisinde bahsetmektedir. Yazıcızade Mahellesindeki türbesindeki kitabesinde ”Kutbul Arifin yazıcızade Mehmet efendinin hocası Zaynel arap hazretlerinin türbesi şeriflerdir” diye H. 1150 M. 1734 yazılıdır.

Sinan-ı Ümmi Hz.
Antalya Elmalı İlçesinde Sinan-ı Ümmi Hz. Türbesi Millî kültürümüzü ve dilimizi inşa eden isimlerden, ustalardan biri Sinân-ı Ümmî. Elmalı gibi bir taşra yöresini, sade ve herkesin anlayabildiği öz Türkçesiyle, örnek ahlâk ve yaşantısıyla, tesir gücü çağlar ötesine ulaşan etkili şiir diliyle tam bir ilim, irfan ve sanat merkezi hâline getiren bir söz üstadı. Onun gibi bir şahsiyetin bütün insanlığa sunduğu âb-ı hayat niteliğindeki sözlerin bugün bile ilk günkü kadar taze oluşu ise işaret ettiği yolun doğruluğundan olsa gerek. Sinan-ı Ümmi Camii yanında metfundur.

İbrahim Çelebi Hz.
Manisa İli İbrahim Çelebi Hz. Türbesi, Camii içinde iken sandukası dışarıya kaldırılmıştır. Aynı adla anılan mahallede Karaköy caddesinin üzerinde bulunan cami ile yanındaki medrese ve türbenin bânisi olan İbrâhim Çelebi, Kadı Karamânîzâde Emre Efendi’nin oğludur. Babası gibi değişik yerlerde kadılık yapmış, Kanûnî Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mehmed’in Manisa’da sancak beyi olarak bulunduğu yıllarda (1542-1543) yanında Lalalık ve defterdarlık görevinde bulunmuş, şehzadenin 6 Kasım 1543’te vefat etmesi üzerine naaşını İstanbul’a götüren heyet arasında yer almıştır. Daha sonra İzmir, Menemen ve Marmara kadılıklarında bulunan evkaf mütevellisi ve emvâl nâzırı olan İbrâhim Çelebi, Sultan II. Selim’e de hocalık yapmıştır. 967 (1559-60) yılında vefat etmiştir.

Muharrem Efendi Hz.
Tokat Zile İlçesinde Muharrem Efendi Hz. Türbesi Zile'de yetişmiş âlim ve velilerdendir. Halvetiyye pirlerinden Şemseddin Sivasî (Kara Şems) Hazretleri'nin kardeşidir. Yine Halvetiyye büyüklerinden Abdülmecid Şirvanî Hazretleri'nin de halifesidir. 1591 yılında Zile'de vefat etmiş olup, kabri de bu ilçede bulunmaktadır. Bu kabir halen hastane bahçesi içinde kalmıştır.

Ahmet Şemseddin-i Marmaravi Hz. ( Yiğitbaş Veli)
Manisa İli Ahmet Şemseddin-i Marmaravi Hz. (Yiğitbaş Veli) Türbesi Yiğitbaşı Velî Ahmed Şemseddîn-i Marmaravî (910/1505) hazretleri, Manisa’nın Saruhan sancağının Akhisar kazâsına bağlı Gölmarmara nâhiyesinde dünyaya gelmiştir. Adı Ahmed, lakabı Şemseddîn’dir. Halk arasında ise Yiğitbaşı Velî olarak bilinir. Câmiu’l-Esrâradlı manzumesinde kendini “Saruhânî İbn-i Îsâ derviş Ahmed ismimiz/ Marmara’da vâki olmuş mevlidimiz cismimiz” şeklinde tanıtmıştır.

Halil İbrahim Onbaşı Hz.
Yahya Çavuş Şehitliğinin karşısında iki ağaç arasında Halil İbrahim Onbaşı Hz. yatmaktadır. Çanakkale şehitlerinden olup, ölümsüzleşen bir kahramandır.

Sarı Saltuk Hz.
Niğde Bor İlçesinde Sarı Saltuk Hz. Türbesi Sarı Saltuk Hacı Bektaşi Velinin çağdaşıdır. Sarı Saltuk Türbesi Bor ilçesinde bulunmaktadır. XIII. yüzyıla ait olan bu türbe değişik zamanlarda onarım görmüştür. Bu önemli şahsiyeti Fuat Köprülü’nün Türk Edebiyatında “İlk Mutasavvıflar” adlı eserinde görmekteyiz. Taptuk Emre’nin piri üstadı Sarı Saltuk’un hikâyesinin anlatan Saltukname, Bor Halil Nuri kütüphanesinin 17292 numarasına kayıtlı az bulunan nüshalardan birisidir.

Aişe Hatun Hz. (Ayşe Gazi Hatun)
Amasya ili Ayşe Hatun Hz. Türbesi Niksar’daki türbesinde medfun bulunan Danişmendlilerin efsanevi kurucusu Melik Ahmed’in kızı Ayşe Gazi Hatun’a ait türbe, Şamlar Mahallesinde, demiryolu üzerinde, Nakşibendi şeyhi İsmail Siraceddin’in türbesine giden yolun hemen solundaki mezarlıkta yer alır. Çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda bir ağacın gölgesinde annesi Gülnuş Banu ile ebedi istirahate çekilmiş olan Ayşe Gazi Hatun’un, Amasya’nın fethi sırasında bir erkek gibi kahramanlıklar göstermiş olduğu anlatılır. Niksar’daki türbesinde medfun bulunan Danişmendlilerin efsanevi kurucusu Melik Ahmed’in kızı Ayşe Gazi Hatun’a ait türbe, Şamlar Mahallesinde, demiryolu üzerinde, Nakşibendi şeyhi İsmail Siraceddin’in türbesine giden yolun hemen solundaki mezarlıkta yer alır. Çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda bir ağacın gölgesinde annesi Gülnuş Banu ile ebedi istirahate çekilmiş olan Ayşe Gazi Hatun’un, Amasya’nın fethi sırasında bir erkek gibi kahramanlıklar göstermiş olduğu anlatılır.

Mahmud Vehbi Efendi Hz.
Erzurum Mahmud Vehbi Efendi Hz. Türbesi Mahmud Vehbi Efe 1870 senesinde Erzurum ili Pasinler ilçesine bağlı Altınbaşak (Kındığı) köyünde dünyaya geldi. Hüseyin Efendi’nin dördüncü oğludur. İlk derslerini babası Hâce Hüseyin Efendi’den aldı. Hâce Hüseyin Efe o zamanlar Kındığı imamıydı. Daha o zamanlar oğlunun manen inkişaf ettigini gören babası Hüseyin Efe, onu ve ağabeyisi Hace Muhammed Lütfü Efe’yi manevi birer varis olarak bırakıp dünyadan ahirete göçtü. Vehbi Efe ile ilgili elimizde fazla malumat olmaması, hakkında bilgi eksikliğine neden olmuştur. Vehbi Efe’nin çocukluk yıllarına rastlayan Osmanlı rus savaşı olan 93 harbinde, ailesinin çektikleri bilinir. 1891 yılında ilim öğrenmek amacı ile Pîr-i Küfrevî hazretlerinin yanına gitti ve Pîr-i Küfrevi tarafından halife tayin edilerek Nakşibendi icazetini aldı. Sırayla Epsemce ve Sögütlü köylerinde imamlık yaptı. 1944 yılında Milli Şef döneminde dostları ile hapse atıldı. 1946 yılında Hakk’a yürüdü. Nâşı Epsemce köyünde bulunmaktadır.

Arap Baba Hz.
Elâzığ Harput İlçesinde Arap Baba Hz. Türbesi Arap Baba mescidi ve alt katında bulunan türbe Selçuklu devrine aittir. Mescit ve türbe kayalıklar üzerine inşa edilmiştir. Üstü kubbeli olan mescidin minaresi kısmen yıkılmıştır. Türbe içerisinde bulunan naaş, Selçuklu türbelerinde olduğu gibi, türbenin alt katında bulunmaktadır. Bu türbedeki zat halk arasında Arap Baba’ ismiyle bilinmektedir. Arap Baba hakkında elde kesin bir bilgi bulunmamakla beraber türbe, Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrev döneminde 1279 yılında yaptırılmıştır. Kitabesinde, banisi olarak Şaban’ın torunu ve Arap Şah’ın oğlu Yusuf geçmektedir. Türbede bulunan ceset, üzeri yeşil kumaşla örtülü bir camekân içerisinde muhafaza edilmektedir. Türbe yerli ve yabancı turistler tarafından ilgiyle gezilmektedir. Arap Baba hakkında çeşitli rivayetler anlatılmaktadır.

Baba Sultan Hz. (Latif Baba)
Çanakkale Ayvacık ilçesinde Baba Sultan Hz. Türbesi, Babakale Köyü'ndedir.

Şeyh Cemaleddin-i İbni Şucaa Hz.
Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Şeyh Cemaleddin-i İbni Şucaa Hz. Türbesi, Birecik Eski mezarlıktadır.

İsmail Fakirullah Hz.
Siirt Tillo İlçesinde İsmail Fakirullah Hz. Türbesi Anadolu'da yetişen büyük velilerden olan İsmail Fakirullah Hazretleri, 1067 (m.1656) yılında, Siirt ilinin Tillo kasabasında doğdu. Babasının adı, Kasım'dır. Dedesi Molla Abdülcemal, Peygamber Efendimizin amcası Abbas Hazretleri'nin torunlarındandır. Zahiri ilimlerde çok büyük âlim olup memleketin¬de müderris idi. Oğlu Mevlana Kasım Efendi'yi de iyi bir âlim olarak yetiştirdi. Babasının vefatından sonra bıraktığı medresede Kasım Efendi müderris oldu. Kasım Efendi’nin, 1067 (m.1656) yılı Receb ayının ilk cuma gecesi (yani Regaib gecesi) bir oğlu dünyaya geldi. Adını İsmail koydu. Annesi ona bes¬melesiz süt emzirmedi, yemek yedirmedi. Babası Mevlâna Kasım Hazretleri de onu küçük yaşta yetiştirmeye, ilim öğretmeye başladı. İsmail Fakirullah Hazretleri yirmi dört yaşına geldiğinde hem zahir hem de manevî ilimlerde iyi şekilde yetişmiş ve her iki ilim dalından da icazetini almıştır. Zühd ve takva sahibi olmada, anne ve babasına hürmette devrinin emsalsizdi. Babası Mevlâna Kasım Efendi Hazretleri 1660 yılında vefat edince onun medresesinde ders vermeye başladı. O yıl içerisinde evlendi. Geçimini ziraat yaparak temin ederdi. Harama çok dikkat eder, şüpheli şeyleri terk eder, mubahların da birçoğundan kaçınırdı. Kırk yaşına kadar hayatını bu titizlik ve temizlik içinde sürdürdü. Kırk yaşına geldiğinde hayatının seyri değişti. Kırk gün yemedi, içmedi, konuşmadı. Kendinden habersiz olarak yattı, kalktı. Kırk gün sonra mübarek gözünü açıp bir tas su içti ve ekşi nar istedi, ekmekle yedi. Ondan sonraki günler her çeşit yemekten orta derecede yiyerek kırk sekiz yaşına kadar böyle devam etti. Kırk sekiz yaşma geldiği 1702 yılında Şaban ayının ilk cuma gecesiydi. Akşam namazından sonra komşularından birine taziyeye gitmişti. Yatsı olma¬dan camiye gitmek üzere ayrılan İsmail Fakirullah Hazretleri karanlıkta evin avlusuna çıktı. Avluda içinde su bulunmayan on beş metre derinliğinde içi boş ve ağzı açık bir kuyuyu fark edemeyerek içine düştü. Fakat yine Yüce Allah'ın koruması ile kendisine hiçbir şey olmadı. Sadece sol kaşının üzerinde ince bir sıyrık vardı. Yüce Allah'ın kendisini kayırdığını anladı ve secdeye vardı. O an¬da etrafında manevî bir meclis kuruldu. Hızır Aleyhisselam, Abdülkadir Geylanî, Cüneyd-i Bağdadî Hazretleri gibi pek çok velinin ruhları orada hazır oldular. Kuyunun içerisi genişleyip, yemyeşil nura gark oldu. Kendisinin evliyalıkta Gavs denilen makama yükseltildiği müjdelendi. Kendisine muhabbet şerbeti içirdiler. Böylece zamanının velilerinin sultanı oldu.

Hacı Murad-ı Veli Hz.
Çankırı Eldivan İlçesinde Hacı Murad-ı Veli Hz. Türbesi Seyit Hacı Murad-ı Veli XI ve XII. yüzyıllarda buraya yerleşmesiyle birlikte köyün adına Seydi denmiştir. "Seydi" kelimesi sözlükte efendi olarak geçmektedir. "Seyyid" kelimesinden türemiştir. Seyit ise; bir topluluğun ileri gelenleri, Peygamber efendimiz Hz.Muhammed (sav)'in soyundan gelenler, ehl-i beyit anlamlarına gelmektedir. Seyit Hacı Murad-ı Veli, XII. yüzyılda Türkistan'dan gelerek Hicaz, Şam ve Urfa dolaylarında bulunduktan sonra Tosya ve Çankırı bölgesine yerleşen Aliyyülbüka'nın oğludur. Türbesi Eldivan ilçesine bağlı Seydiköyü'nde bulunmaktadır. Türkistanlı âlimlerden ders alarak yetişen Hacı Murad-ı Veli, 1187 yılında Seydiköyüne yerleşmiş ve halkın eğitimi ile meşgul olmuştur. Hacı Murad-ı Veli; alim, kahraman, horosan eri olarak kısa sürede çevresinde itibar kazanmıştır.

Deh Sultan Hz.
Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Deh Sultan Hz. Türbesi,

Sultan Memduh Hz.
Siirt Tillo İlçesinde Sultan Memduh Hz. Türbesi Asil adi Mahmut olan Sultan Memduh Hz. Hicri 1174, Miladi 1761 senesinde, Zilkade Ayi’nin 20. günü cumartesi gecesinde Tillo’da doğmuştur. Önceleri anne ve babasının terbiyesi altında büyüdü. Genç yaşta dedesi İsmail Fakirullah Hz.’nin halifesi olan İbrahim Hakkı Hz.’nin yanında sarf, nahiv, tefsir, hadis ve fıkıh gibi pek çok dini ilimleri okudu. Tasavvufi alanda da özellikle büyük dedesi İsmail Fakirullah Hz.’nin marifet ve nurların güzelliğini, hikmet ve esrarın kaynaklarını içeren tarikatına bağlı kalıp, hizmet etmekle meşgul oldu. Kısa süre içinde, hocaları İbrahim Hakkı Hz. ve aynı zamanda amcası olan Şeyh Mustafa Hz.’nin manevi terbiyesi ile, İbrahim Hakkı Hz. tarafından “Memduh” ya ni “Övülmüş” lakabını kazanacağını müjdeledi. Ilim, irfan ve irşad’ı sayesinde ünü dünyanın her yerine yayılmış ve kendisini görmek isteyen insanlar her yerden Tillo’ya akın etmeye başlamıştır. Tarikatı, dedesi Şeyh İsmail Fakirullah Hz.’nin “Uveysiyye” tarikatına dayanır. Sultan Memduh Hz.’nin zevcesi kendisi gibi Velayet Makamına yükselmiş olan Zemzem’il-Hassa’dır. Büyük Veli Sultan Memduh Hz. alemde elde ettiği kemalat ile 47.000 beyitlik bir divan yazmıştır. Değeri ölçülmeyecek kadar kıymetli olan bu eser tasavvufi olup, Arapça, Farsça ve Türkçe’dir. Hicri 1263, Miladi 1847 senesinde Dar-i Fen âdan Dar-i Bekâya irtihal eden Sultan Memduh Hz.’nin kabri İlçede kendi ismiyle anılan Sultan Memduh Türbesi’ndedir. Türbe, Tillo’da yüksek bir sırttadır. 1830 yılında Sultan Memduh Hz. tarafından oğlu Seyh Abdurrahman için yaptırılmış, kendisi de ayni tür bede defnedilmiştir.

Hayat Bin Kays El Harrani Hz.
Şanlıurfa Harran İlçesinde Hayat Bin Kays El Harrani Hz. Türbesi Harran’da yetişen evliyanın büyüklerinden ve ariflerin ileri gelenlerinden. İsmi, Hayât bin Kays bin Rahhâl bin Sultan el-Ensârî el-Harrânî’dir. Harran şehrinde doğup yetiştiği için Harrânî nisbeti ve Şeyh-ül-Kıdve lakabı ile meşhûr oldu. Doğum târihi belli değildir. Ömrünün 50 senesine yakınını Harran’da geçirmiş büyük bir velîdir. İnsanlar ve bâzı sultanlar, ziyaret edip duasını alırlar ve yanında olmakla bereketlenirlerdi. Yüksek hâllerin ve kerametlerin sahibi olup, ehliyeti, ihlâsı, iffeti ve dînine çok bağlılığı ile tanınan bir zât idi. Cömertliğiyle meşhûrdu. 1185 (H. 581) yılında orada vefat etti. Harran’ın dışına defnedildi. Kabri, ziyaret yerlerindendir.

Seyyid Burhaneddin Veli Hz.
Kayseri Melikgazi İlçesinde Seyyid Burhaneddin Veli Hz. Türbesi Miladî 1166 veya 1169 yılında bugünkü Özbekistan sınırları içinde Afganistan sınırına yakın, Amuderya nehri civarında kurulmuş bulunan, Harezmşahlılar devleti sınırı içinde bulunan Tirmiz’de doğdu. Baba, Seyyid Hasan Tirmizî, dede ise Seyyid Kasım Tirmizî’dir. Soy ağacı Hz. Hüseyin’e (r.a) dayandığı için Hüseyni olarak bilinir. Kırk yaşına kadar doğduğu kent, Tirmiz’de ilim tahsil etti… İlimde söz sahibi olacak düzeye gelince başka ilim merkezlerine göç etmek zarureti hâsıl oldu. Bugün Afganistan sınırları içinde olan BELH şehrinde Sultan-ül ulema namıyla şöhret bulan Mevlâna’nın babası Bahauddin-i Veled’e mürid oldu… Kırk günlük beraberlik ve sohbet, mesafeler almasına kâfi geldi. Tekrar Tirmiz’e döndü. Ertesi yıl BELH şehrine geri dönerek üstadı ile bu şehirde üç yıl kaldı. Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a) soyundan gelen ve Sultan- ül Ulema sıfatını, rüyada bizzat Resullullah (S.A.V) efendimizden alan Behauddîn Veled, Belh ve çevresinde bulunan halkı irşad ederken, kendi çocuğu Celaleddin Muhammed’i, Seyyid Burhaneddîn’e emanet ederek Celaleddin’i yetiştirmesini istedi. İlerleyen yıllarda Hz. Mevlâna olarak çağına ışık tutacak olan küçük Celaleddin Muhammed’e, Seyyid Burhaneddîn dokuz yıl sürecek eğitmenlik görevine başladı.

Mehmet Buhari Hz.
Çanakkale Gelibolu İlçe'sinde Mehmet Buhari Hz. Türbesi, Gelibolu merkezde Gazi Süleyman Paşa Cami Haziresindedir.

Seyyid Ahmet El Kürdi Hz.
Elâzığ Seyyid Ahmet El Kürdi Hz. Türbesi Doğumu ve Çocukluk Yılları 1830 yılında (H.1246) Bingöl (Çapakçur) ilinin, Dikme (Kur) köyünde dünyaya gelmiştir. Dedeleri Seyyid Abdulhamid Efendi Bağdat'tan Çapakçur'a gelmiş ve Kur köyüne yerleşmişlerdir. Aslen Bağdat' lı olup seyitdirler. Küçüklüğünde koyun çobanlığı yapmış, dini ilimIere büyük bir ilgi duyduğu için on iki yaşlarında iken babası Seyyit Muhammed Şemseddin tarafından Elâzığ’ın Palu ilçesinde bulunan zamanın büyük mutasavvıflarından Ali Septi Efendi'ye teslim edilmiştir. Elâzığ Harput'daki Ulu Cami'nin Bahçesinde bulunmaktadır.

Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Hz. Türbesi Büyük velilerdendir. İsmi Ahmed bin Mustafa, künyesi Ziyâeddîn olup, Gümüşhânevî diye meşhûrdur. Ziyâeddîn Gümüşhânevî Hazretleri ilim tahsiline, küçük yaşlarda ailesinin ticaret vesilesiyle gittiği Trabzon’da başladı. Şeyh Osman Efendi ve Şeyh Hâlid es-Saîdî başta olmak üzere, bölgenin âlimlerinden sarf, nahiv ve fıkıh dersleri aldı. Gümüşhanevî Hazretleri İstanbul’a amcasıyla birlikte bir ticâret seferi vesilesiyle 1831 senesinde geldi. İstanbul’a geldikten sonra tahsiline Beyazıt Medresesi’nde devam etti. Bu yıllarda bir Şeyh Efendiye intisâb ettiği fakat adının bilinmediği belirtilir. Bu zatın vefatından sonra tahsilini Mahmud Paşa Medresesi’nde sürdürdü. Burada ilim tahsil ettiği dönemde Hâfız Mehmed Efendi ve Abdurrahman Harpûtîgibi büyük âlimlerin tedrisatından geçti. 1844 senesinde icâzet aldıktan sonra Mahmud Paşa Medresesi’nde ve Beyazıt Medresesi’nde müderrisliğe devam etti.

Balkan Şehitleri
Edirne İli Balkan Şehitleri Sarayiçi Balkan Savaşı Şehitliği, Balkan Savaşı'nda düşman işgaline karşılık verilen 300.000 şehit ve 1913 yılında Sarayiçi'nde aç ve susuz bırakılarak öldürülen 20 bin şehit anısına yaptırılan bir anıttır. Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenen bu şehitlik haziresinde, Türkiye'nin her köşesinden isimler bulunmaktadır. Aynı alanda, 1939 yılında yapılan Balkan Şehitleri Anıtı da yer almaktadır.

Kahraman Bey Hz.
Edirne ili Kahraman Bey Hz. Türbesi Türbesi Darü-l Hadis Camii Kıble tarafındaki hazirededir. Türbede Osmanlı şehzadelerine ait mezarlar bulunmaktadır.

Kız Evliyası Hatice Hz.
Edirne İli Kız Evliyası Hatice Hz. Türbesi,

Şeyh Çelebi Hz. (Mevlana Hekim Çelebi)
Edirne ili Şeyh Çelebi Hz. (Mevlana Hekim Çelebi) Türbesi, Şeyh Çelebi Camii Haziresindedir.

Telli Baba Hz.
İstanbul Sarıyer İlçesinde Telli Baba Hz. Türbesi İstanbul ilinde yer alan gönül sultanlarından biri de Telli Baba hazretleridir. Kadiri tarikatının şeyhlerinden olan Telli Baba hazretlerinin kesin doğum tarihi ve ölüm tarihi bilinmemekle birlikte birçok tarihi kaynaklara göre Osmanlı dönemlerinde yaşamış olduğu yönünde çeşitli bilgiler bulunmaktadır. Yine birçok tarihi kaynaklardaki bilgilere göre Osmanlı İmparatorluğu’nun başarılı hükümdarlarından olan Fatih Sultan Mehmet Han’ın döneminde Osmanlı ordusunda imamlık görevinde bulunduğu ve orduda imamlık görevi yaptığı dönemlerde hayatını kaybettiği yönünde bilgiler sunulmaktadır.

Cebe Ali Hz. (Cübbe Ali, Cibali Baba)
İstanbul Fatih İlçesinde Cebe Ali Hz. (Cibali Baba) Türbesi Cibali semti Cibali kapısı dibindedir. Horasan erlerinden olan Seyyid İbrahim Hazretleri, 1200’lü yıllarda Anadolu’ya Emirce Aşireti reisi olarak gelir ve Osmanlı Beyliği kurulunca İnegöl-Domaniç arasında bir bölgeye yerleşir. Böyle mübarek bir soydan gelen Cebe Ali Bey’in ne zaman doğduğuna dair tam bir kayıt yoktur. Ancak Bursa bölgesinde doğduğu ve yetiştiği, burada hem ilim, askeriye hem de tasavvuf eğitimi aldığı rivayet edilmektedir. Horasan’a, Mısır’a gittiği ve oralarda müderrislik yaptığı, 1440 yılında tekrar Anadolu’ya dönerek, Bursa’ya geldiği anlatılmaktadır.

Keskin Dede Hz.
İstanbul Fatih İlçesinde Keskin Dede Hz. Türbesi Evliya Çelebi, meşhur Seyahatnamesinde Fatih-Nişanca’daki Keskin Dede ya da diğer adı ile Kesegen Dede Haziresinde kırk–elli bin kadar sahabe, şüheda ve sair mazenne-i kiramın metfun olduğunu yazar. İstanbul’un fethi sırasında (1453) şehit düşmüş, Fatih Sultan Mehmed’in manevi saygısını kazanmış bir zattır. Evliya Çelebi, Keskin Dede hakkında “aşk-ı ilahi ile alude bir ulu sultan imiş” demiştir. Mezar taşında “Fatih Sultan Mehmet hazretlerinin maiyetiyle teşrif eden tarik-i Bayramiyye’den Keskin Dede hazretlerinin kabri şerifidir/ sene 857” yazılmaktadır.

Şeyh Selami Ali Efendi Hz.
İstanbul Üsküdar ilçesinde Şeyh Selami Ali Efendi Hz. Türbesi Aydın’a bağlı Menteşe kazasının Kozkaya (Kuzkaya) köyünde doğdu. Babasının adı İlyas’tır. Medrese tahsilini tamamlayarak Kırkakçe Medresesi’ne müderris ve daha sonra İstanköy adasına müftü oldu. Tasavvufa bu yıllarda yöneldi ve İstanbul’a gidip Celvetî şeyhlerinden Zâkirzâde Abdullah Efendi’ye intisap etti. Seyrüsülûkünü tamamlayıp Bursa’ya halife olarak gönderildi. Burada bir dergâh yaptırdı ve bir müddet irşad faaliyetiyle meşgul oldu. 1090’da (1679) Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi şeyhi Divitçizâde Mehmed Efendi vefat edince tekkenin meşihatını halifelerinden Niksarlı Şeyh Mehmed Efendi’ye bırakıp İstanbul’daki pîr makamında yedinci postnişin sıfatıyla irşad görevine başladı. 1091 (1680) yılında Kadızâdeliler’den hünkâr vâizi Vanî Mehmed Efendi ile aralarında geçen bir tartışma neticesinde Vanî Mehmed Efendi’nin talebiyle IV. Mehmed tarafından görevinden alındı. 1683 Viyana bozgununun ardından Vanî Mehmed Efendi’nin Bursa’nın Kestel köyüne sürülmesi üzerine 1684 veya 1685 yılında bir hatt-ı hümâyunla tekrar Celvetî Âsitânesi meşihatına getirildi. Üsküdar’da kendi adıyla anılan üç tekke, bir hamam, ikisi Üsküdar, biri Kadıköy’de üç çeşme inşa ettiren Selâmi Ali Efendi 1103 yılı Safer ayında (Ekim-Kasım 1691) vefat etti ve Kısıklı’daki tekkesinin hazîresine defnedildi. Vefatına “hitâb-ı elest” ifadesi tarih düşürülmüştür. Tekke 1912-1917 yıllarında yıkılıp sonraları ortadan kalkmış, türbesi 1957 yılında tamir edilmiştir.

Zeynep Hanım ve Kamil Paşa Hz.
İstanbul Üsküdar İlçesinde Zeynep Hanım ve Kâmil Paşa Hz. Türbesi, Zeynep Kâmil Hastanesi bahçesindedir. Zeynep Hanım ile Yusuf Kâmil Paşa’nın hiç çocukları olmaz. Bu nedenle kendilerini, hayır işlerini yapmaya adarlar. 1862 yılında Üsküdar Nuh Kuyusu semtinden bostan tarlası satın alıp, yüz yataklı bir hastane yaptırırlar. Bu hastane günümüzde Üsküdar semtlerinin birine de isim sahipliği yapmış olan Zeynep Kâmil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’dir. Zeynep Hanım ile eşi Yusuf Kâmil Paşa’nın hiç çocukları olmamıştır fakat günümüzde Zeynep Kâmil hastanesinde binlerce çocuk dünyaya gelmektedir. Hastanede, Zeynep Hanım ile eşi Yusuf Kâmil Paşa’nın türbesi bulunmaktadır.

Uyku Dede Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Uyku Dede Hz. Türbesi,

Sarı Saltukzade Hacı Mustafa Efendi
Sarı Saltuk, Türk tarihinin efsane şahsiyetlerinin en enteresanlarındandır. Anadolu'nun ve Rumeli'nin ve hatta halen Avrupa topraklarının birçok yerle¬rinde ona izafe edilen makamlar bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de İznik'te, Abdülvehhab Gazi tepesine giden yolun üzerindedir. Tamiri yapılmış fethin ilk günlerinin huzurunu veren bir yapıdır. Sarı Saltuk, Türkistanlıdır. Hoca Ahmed Yesevî (k.s.) Hazretleri'nin müritlerindendir. İstanbul Sarıyer ilçe'sinde Sarı Saltukzade Hacı Mustafa Efendi Türbesi, Rumeli Feneri içindedir.

Yedi Emirler Hz.
Fatih’te, Malta semtinde, Baş İmam Sokağı’nın üzerinde yer alan ve 1950’li yıllarda onarılan bakımlı hazirede isimlerini Hadikatü’l-Cevami’den öğrendiğimiz diğer bir adı Yedi Buharalılar metfundur. Bazı kaynaklarda Üçler, Yediler, Yedi Azizler, Yedi Buharalılar, Yedi Buhariler, Yedi Emirler, Yedi Kardeşler isimleri ile de anılmışlardır. Bu zatlar İstanbul’un fethine katılmış ve şehit olarak bu mahalle defnolunmuşlardır. Göre Buhara kentinden Konstantiniyye’ye gelen bu yedi zat Nakşibendi’ye Tarikatı dervişanındandır. İsimleri şöyledir; Seyyîd Abdurrahmân, Seyyîd Abdülazîz, Seyyîd Abdülgâfûr, Seyyîd Abdürrahîm, Seyyîd Âkil, Seyyîd Câ’fer ve Seyyîd Hamzâ. İstanbul Fatih ilçe'sinde Yedi Emirler Hz. Türbesi

Evlice Baba Hz. (Veliyüddin Efendi)
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Evlice Baba Hz. (Veliyüddin Efendi) Türbesi, Uluca Baba olarak da biliniyor. Veliyüddin Efendi’nin kabri de caminin karşısındaki hazirede bulunuyor. Eyüp, Bülbül Yuvası mevkiinde adını verdiği sokaktadır. Camii Fatih’in yazı ve müzik hocası Veliyüddin Efendi tarafından yaptırılmış. Harap bir vaziyetteyken 1967 yılında tamir edilmiş.

Es-Seyyid Hüseyin Nazmi Geylani Hz.
İstanbul Eyüpsultan’da doğdu. İslâmbey mahallesi Evlicebaba Mescidi sokağındaki Hâkî Baba Kādirî Dergâhı şeyhi Sâdeddin Efendi’nin oğludur. Aslen Kastamonu Tosyalı olup soyu Kādiriyye tarikatının Piri Abdülkādir-i Geylani’ye ulaştığı için Ceylan (Geylân) unvanıyla tanınan babası, tarikatın Mustafa Ahi Efendi’ye (ö. 1208/1794) nispet edilen Âhiyye kolunun tanınmış şeyhlerindendi. İstanbul Eyüpsultan ilçe'sinde Es-Seyyid Hüseyin Nazmi Geylani Hz. Türbesi, Evlice Baba Camii karşısındadır.

Murtaza Efendi Hz.
İstanbul'da yaşamış Nakşi büyüklerinden. Küçük yaşta gördüğü kuvvetli tahsilden sonra devlet kademelerinde görev yaptı. 1733’te Tophâne Nâzırı, 1734’te Tersâne Emîni oldu. Murtaza Efendi Hz. Mekke-i mükerremede bulunduğu sırada Ahmed Yekdest Cüryânî hazretlerine bağlanıp yüksek derecelere kavuştu. 1747'de Rûznâme-i evvel iken vefat etmesi üzerine, Eyüpsultan sırtlarında yaptırdığı Kaşgârî, Murtaza Efendi Dergâhına denize bakan duvar içine defnedildi. Türbesi, Kaşgari Dergahı'ndadır.

Abdullah Kaşgari Hz.
İstanbul Eyüpsultan ilçe'sinde Abdullah Kaşgari Hz. Türbesi, Kaşgari Dergahı'nda dır.

Ubeydullah Kaşgari Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Ubeydullah Kaşgari Hz. Türbesi, Kaşgari Dergahı'nda dır.

İsa Geylani Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde İsa Geylani Hz. Türbesi, Kaşgari Dergahı'nda dır.

Şeyh Zafir Hz.
İstanbul Beşiktaş İlçe'sinde Şeyh Zafir Hz. Türbesi, Ertuğrul Tekkesindedir.

Murad-ı Münzavi Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Murad-ı Münzavi Hz. Türbesi Şeyh Murat Efendi Tekkesindedir

Abdullah Saburi Efendi Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Abdullah Saburi Efendi Hz. Türbesi,

Şeyh Abdulbaki Efendi Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Şeyh Abdulbaki Efendi Hz. Türbesi,
Yazıcı Baba Hz.
İstanbul Fatih İlçe'sinde Yazıcı Baba Hz. Türbesi, Yazıcı Camii Haziresi'ndedir. Yazıcı Baba'nın adı Muslihiddin Efendi'dir. Fatih Sultan Mehmed'in yazıcılarından olup Fatih Camii'nden artakalan malzemelerden Katib Muslihiddin Yazıcı Camii'ni yaptırmıştır. Kabri, camiinin yakınındaki binanın altında kalmıştır.

Halet Efendi Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Halet Efendi Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

İsa Dede Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde İsa Dede Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Kayı Osman Dede Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Kayı Osman Dede Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Kudretullah Efendi Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Kudretullah Efendi Hz.Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Şeyh Mehmed Ruhi Dede Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Şeyh Mehmed Ruhi Dede Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Cennet Efendi Hz.
İstanbul Üsküdar ilçesinde Cennet Efendi Hz. Türbesi, Aziz Mahmud Hüdai Camii karşısındadır.

Zembilli Ali Efendi Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Zembilli Ali Efendi Hz. Türbesi,

Ali Baba Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Ali Baba Hz. Türbesi, Zindan Han
Sıkça Sorulan Sorular
En çok ziyaret edilen evliya türbeleri hangileridir?
Mevlana (Konya), Hacı Bektaş-ı Veli (Nevşehir), Somuncu Baba (Aksaray/Malatya), Emir Sultan (Bursa) ve Abdülkadir Geylani makamları en çok ziyaret edilenler arasındadır.
Evliya türbeleri neden ziyaret edilir?
Evliya türbeleri, sâlih zâtların hatırasını yad etmek, onların manevi mirasından istifade etmek ve dua etmek için ziyaret edilir.
Evliya türbelerine adak adamak caiz midir?
Adak yalnızca Allah adına yapılır. Türbede dua ederken de yalnızca Allah'a yönelmek, zâtı vesile kılarak bağışlanma dilemek esastır.