Kutsal Mekânlar Rehberi
Mescitler, makamlar, mübarek dağ ve vadiler; manevi tarihimizin merkezindeki 20 kutsal mekân.
En Çok Kayıt Olan Şehirler
Öne Çıkan Kutsal Mekânlar
Hz. Hızır A.S. - Hz. Musa A.S. ( Marecel Bahreyn) buluştuğu yer
Büyük peygamberlerden Tevrat’ın gönderildiği peygamber ile Hz. Musa döneminde yaşayan bilge kişi Kur’an’da adı geçen büyük peygamberlerden biridir. Kendisine kutsal kitap Tevrat indirilmiştir. Kur’an’da yer alan Musa ve Hızır kıssasından anlaşıldığı üzere Hz. Hızır ve Hz. Musa ile aynı dönemde yaşamıştır. İslam âlimleri Hz. Hızır'ın peygamber, veli veya melek olduğu konusunda değişik görüşler ileri sürmüşlerdir. Kur’an-ı Kerimde anlatılan kıssadan hareketle Hz. Musa ve Hz. Hızır arasında bir buluşma gerçekleşmiştir. Hz. Musa ve Hz. Hızır’ın buluştuğu yerin yani “Mecma’ül Bahreyn’in” bu bölge yani Hatay’ın Samandağ ilçesi olduğuna inanılmaktadır.
Hendek Savaşı Yeri
Kuşatılan Mübarek Şehir Hendeklerle Savunuluyor Bu savaşa Medine şehrinin müdafaası çevresine kazılan hendeklerle sağlandığı için Hendek Savaşı Yeri (Hendek Gazvesi) denilmiştir. Birkaç haftada tamamlanan hendek kazma işinden hemen sonra muhtemelen 10-12.000 kişiden oluşan düşman ordusu Medine’ye ulaştı ve karargâhını şehrin kuzeyinde Uhud Savaşı’nın yapıldığı alanda kurdu; müşriklerin sancağını Benî Abdüddâr’dan Osman b. Talha taşıyordu. Müslüman askerlerin sayısı ise 3000 kadardı ve muhacirlerin sancaktarı Zeyd b. Hârise, ensarınki de Sa‘d b. Ubâde idi. Sonuçta Ebu Süfyan Medine kuşatmasını kaldırdı ve Mekke’ye döndü. İslâm tarihinde bir dönüm noktası olan Hendek Savaşı Yeri’nde altı müslüman (Sa‘d b. Muâz, Enes b. Evs, Abdullah b. Sehl, Tufeyl b. Nu‘mân, Sa‘lebe b. Ganeme ve Kâ‘b b. Zeyd) şehit oldu. Hendek Savaşı Yeri, Suudi Arabistan Medine Şehri'nde dir.
Musa Kuyusu
Şanlıurfa Eyyübiye İlçesinde Musa Kuyusu
Hz. Yakup Kuyusu
Şanlıurfa Harran İlçesinde Hz. Yakup Kuyusu
Ashab-ı Kehf
Mersin Tarsus İlçesinde Ashab-ı Kehf Mağarası
İmamı Gazali Çilehanesi
Gaziantep Şahinnbey İlçesinde İmamı Gazali Çilehanesi
Hıdırlık Tepesi
Edirne Merkez İlçesinde Hıdırlık Tepesi
Eski Camii (Cennet Deresi)
Edirne Merkez İlçesinde Eski Camii'de Cennet Deresi, Rüknü Yemani Taşı, Veliler Merkezi, Hacı Bayram Kürsüsü
Hz. Ömer Camii
Hz. Ömer Camii Diyarbakır ili Sur ilçesindedir.
İvriz Suyu (Ebriz) Resulullah S.A.V. Hz. Lerinin mucize suyu
Konya Halkapınar'da Resulullah S.A.V. Efendimizin mübarek parmakları arasından çıkan mucize suyu Hz. Ömer R.A. devrinde Sahabiler şiseye koymuşlar ve Anadolu topraklarında fetih sırasında bu noktada şiseyi kırmış ve mucize su aynen burada zuhur etmiştir.
Balıklı Göl ve Hz. İbrahim A.S. Makamı
Balıklı Göl ve Hz. İbrahim A.S. Makamı Üç büyük dinin de tanıdığı İbrahim Peygamber, inanışlara göre bu topraklarda doğdu. Bir gün baş kâhin, Kral Nemrut'a gelir ve o yıl doğacak bir çocuğun putperestliği ortadan kaldıracağını ve kendisini öldüreceğini söyler. Bunun üzerine kral, o yıl doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder. Nemrut'un askerlerinden olan Azer, karısı Nuna Hatun hamile olduğundan, onu kale yakınlarındaki bir mağaraya gizler. Nuna Hatun, oğlu İbrahim'i doğurduktan sonra, onu mağarada bırakarak eşinin yanına döner. Büyüdüğünde babasının yanında yerini alır. Fakat onların inandığı putlara değil, dünyadaki her şeyin yaratıcısı olduğuna inandığı tek Tanrı'ya tapar. Bu uğurda babasının ve tabii ki Kral Nemrut'un da taptığı putları kırar. Nemrut bu olaya çok sinirlenir ve İbrahim’in öldürülmesini emreder. O gün ülkede yemek için dahi olsa ateş yakılması yasaklanır, bütün odunlar toplanır ve büyük bir ateş yakılır. Hazreti İbrahim Urfa kalesinin burçlarında hazırlanan mancınığa konularak bugün Balıklı Göl'ün (Halil-ür Rahman Gölü de deniliyor) olduğu yere atılır. Bu sıra Tanrı buyruğuyla ateş suya, odunlar balığa dönüşür. Hazreti İbrahim ise Balıklı Göl’ün hemen yakınındaki gül bahçesine düşer. Yine bir rivayete göre sevgilisi olduğu söylenen (ya da Hz. İbrahim’e inanan tek kişi) ve aynı zaman kralın kızı olan Zeliha da kendini İbrahim Peygamber'in arkasından atar ve hemen Balıklı Göl’ün arkasında Ayn-ı Zeliha Gölü oluşur. Başka bir deyişe göre de Ayn-ı Zeliha Gölü, arkasından ağlayan kral kızı Zeliha'nın gözyaşlarından doğmuştur.
Şeyh Hamid-i Veli Hz. Çilehanesi (Somuncu Baba)
Bursa Osmangazi İlçe'sinde Şeyh Hamid-i Veli Hz. Çilehanesi (Somuncu Baba), Şeyh Hamidi Veli Somuncu Baba Hazretleri’nin Anadolu’da yurt edindiği mekânlardan ilk i Bursa Osmangazi İlçesinde, bir tanesi Aksaray’da dır. Hem Bursa yıllarından önce hem de Bursa’dan ayrıldıktan sonra Aksaray’da ikamet eden Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri, Aksaray’ın meşhur ervah mezarlığı civarına halvethanesini ve çilehanesini kurmuştur. Başta Hacı Bayram-ı Veli olmak üzere talebelerinin yetişmesi için çalışan Hamidi Veli Hazretleri irşât vazifesi için Hacı Bayram-ı Veli’yi Ankara’ya buradan görevlendirmiştir. Oğullarından Yusuf Hakiki Baba’yı da Aksaray’a görevlendiren Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri Hac yolculuğuna diğer oğlu Halil Taybi Hazretleri ile çıkmışlardır.
Resulullah Cami
Resulullah Cami, Uzak diyarlarda Allah’ın Resulü Hz. Muhammed S.A.V.’in izi Hz. Ebi Kebşe de Hz. Peygamber’in emriyle Çin’e gitmiştir. Hâlbuki o zamanlar Çin, belki de bir yıllık mesafedeydi. Resulullah Cami Banisi olan Hazret-i Vehb, oraya kadar gidip uzun bir müddet tebliğde bulunmuştur. Tang Hanedanlığı hükümdarı ile görüşmüş ve Hz. Peygamberin İslam dinine davetini bildirmiştir. Hükümdar elçiyi iyi karşılayarak Kanton vilayetine, bugünkü adıyla Guangzhou, yerleşerek bir cami yapmasına müsaade etmiştir. Ülkenin en eski camisi olan bu cami 627 yılında inşa edilmiştir ve adı Hui Sheng Se camisidir. Ancak gönlünü kavuran Resûlullah hasretini bir nebze olsun dindirebilmek ümidiyle Hz. Vehb, Medine yollarına düşmüş ve bir yıl süren çileli bir yolculuğun ardından, Medine’ye ulaşmıştır. Fakat Hz. Peygamber vefat etmiş olduğu için, O’nu dünya gözüyle bir daha görememiş ve Hz. Peygamber’in kendisine tevdî ettiği hizmetin kutsiyetinin idraki içinde, tekrar Çin’e dönmüştür. Resulullah Cami Banisi, Çin’e gelen ilk sahabe olan Vehb bin Ebi Kebşe’nin kabri bugün Çin’in en büyük şehirlerinden biri olan Guangzhou’dadır.
Resulullah S.A.V. Efendimiz'in Mucize Suyu (Sığırcık Suyu)
Karabük Eskipazar İlçe'sinde Resulullah S.A.V. Efendimiz'in Mucize Suyu (Sığırcık Suyu), Şıhlar Köyü'nün ~1 km ilerisindedir.
Uhud Şehitliği
Peygamberimizin Yaralandığı ve Amcası Hz. Hamza’nın Şehit Düştüğü Savaş Gazveye adını veren Uhud Şehitliği Medine’nin kuzeyinde Mescid-i Nebevî’ye yaklaşık 5 km. mesafededir. Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan ikinci büyük savaş burada gerçekleşmiştir. Peygamberimizin amcası Hz. Hamza ve birçok müslüman bu gazvede şehit olmuştur. Şehitler ikişer üçer kişi olarak aynı kabirde kefensiz ve üzerlerindeki elbiselerle birlikte defnedilmiştir. Bazı müslümanlar Uhud’da şehid olan yakınlarının naaşını Medine’ye götürmüş, bunu duyan Resûlullah şehidlerin öldürüldükleri yerde gömülmesi emrini verince cenazeleri tekrar savaş meydanına getirip burada defnetmiştir.
Ashabı Bedir Şehitliği
Suudi Arabistan Bedir (Badr) Şehri'nde Ashabı Bedir Şehitliği, Burada Bedir Şavaşı'nda Şehid olan Sahabeler yatmaktadır.
Bi'r-i Aris Kuyusu
Kubâ Mescidi’nin batı tarafında, Medine’ye 3 km. uzaklıktadır. Erîs adlı bir yahudiye ait bahçede bulunduğu için bu adla anılmıştır. Resulullah S.A.V.'in Hicretinden önce, bu suyun içilmez acı bir tadı varmış. Resulullah S.A.V.'in mucizesi olarak, Hicret esnasında Resulullah efendimizin mübarek tükürüğünü kuyuya atıp tatlı hale gelmiştir. Hz. Peygamber Kubâ Mescidi’ne gittiği zaman Bi'r-i Aris Kuyusu (Erîs Kuyusu)’ndan su içer, abdest alır ve ayaklarını kuyuya sarkıtarak dinlenirdi. Kuyu başında serinlendiği bir gün kendini ziyarete gelen Hz. Ebû Bekir, Ömer ve Osman’ı burada cennetle müjdelemiştir. Hz. Osman, Hz. Ebû Bekir ve Ömer’den sonra kendine intikal eden, üzerinde “Muhammed Resûlullah” yazısı bulunan ve Hz. Peygamber’den beri hilâfet mührü olarak kullanılan gümüş yüzüğü bu kuyuya düşürmüştür (30/650). Kuyunun bütün suyunun boşaltılmasına ve üç gün aranmasına rağmen mühür bulunamamıştır. Bu hadise dolayısıyla meşhur olan bu kuyuya “Bi’rü’l-hâtem” de denilir. Evliya Çelebi kuyudan tulumbalarla su çekilerek havuzlara verildiğini ve oradan da yanındaki bahçenin sulandığını kaydeder. Eyyûb Sabri Paşa 19 arşın (yaklaşık 12 m.) derinlikteki kuyunun su seviyesinin 4 arşın olduğunu ve üzerinde bir yapı bulunduğunu, ayrıca Kubâ Mescidi tarafında bir namazgâhın mevcut olup mihrabında, “Rûz ü şeb kılsa aceb midir ziyâret ins ü cân / Bi’r-i hatm-i hâtem-i Peygamberândır bu mekân” beytinin yazılı olduğunu zikreder. Bi’rierîs’in Kubâ Mescidi’nin kuzeybatısında 200 m. mesafede bulunduğunu söyleyen İbrâhim Rifat Paşa, kuyu yanındaki bahçenin Osmanlı Sadrazamı Mehmed Paşa’nın vakfı olduğunu söyler. Osmanlı Devleti zamanında kuyu üzerinde yaptırılan kubbe ile yanındaki namazgâh daha sonraki devirlerde yıkılıp ortadan kalktığı gibi 1970’li yıllarda kuyunun suyu da tamamen çekilmişti. Yerinde yaptırılan tesbitlere göre bugün genişletilerek yeniden inşa edilen Bi'r-i Aris Kuyusu Ziyaretgahı, Kubâ Mescidi’nin batı duvarına tahminen 25-30 m. mesafede bulunan kuyunun buradan geçen yolun altında kaldığı anlaşılmıştır.
Revha Kuyusu
Eski Mekke, Medine arası yolu üzerınde yer alan ve Medine’den 75 kilometre uzaklıkta bulunan bu vadi, rivayetlerde sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) efendimizin bir kaç kez bu vadiden geçtikleri ve dinlenip kuyularından su içip bu noktada namaz kıldıklari merviydir, Ebva , Bedir savaşı, Mekke fethi ve haccetul vedaya giderken buradan geçmiş, ve ‘’bu vadinin ismi nedir ?’’ diye eshabına sorduklarında Allah ve Resulü bilir diye eshab-ı kiram kendilerine cevap vermişlerdir, burası Secasic (Revhâ) vadisidir, Hz. Musâ, Revhâ vadisine yetmiş bin kişi ile uğramıştı. Yetmiş Peygamber gelip bu mescidde namaz kılmıştır. “Bu vadi, Cennet vadilerindendir.” yine Peygamber efendimiz, Revhâ vadisi hakkında “Bu vadi, Cennet vadilerindendir.” “Mûsâ bin İmran’ı, bu vadide, kısa saçaklı aba içinde ihrama girmiş bir halde görür gibiyimdir!” “Varlığım, kudret elinde bulunan Allaha yemin ederim ki: Meryem’in oğlu da, hac veya Umre edici, ya da, her ikisini birleştirici olarak muhakkak Fecc-i Revhâ’da Telbiye edecektir!” buyurmuştur. Secsec arapça kelime manasıyla ne sıcak nede soğuk orta halli manasıyla kullanılır, Revhâ vadiside Peygamberimizin(S.A.V) buyurduğu gibi cennet vadilerindendir sözünü simgeleyen cennet hava iklimine sahiptir. 70 Peygamberin ve bilhassa Peygamberimizin(S.A.V) kuyusundan su içtiği Revhâ vadisi kuyusu elbet şifa kaynaği ve halen olmağa devam etmektedir.
Hz. Yusuf Kuyusu
İsrail Ezor Hatzor bölgesinde Hz. Yusuf Kuyusu Evliya Çelebi Seyahatnağmesinde geçer.
1. Abdulhamit Han Hz.(Peygamberimiz S.A.V. Ayak Bastığı Taş)
İstanbul Fatih İlçe'sinde 1. Abdulhamit Han Hz.(Peygamberimiz S.A.V. Ayak Bastığı Taş) Türbesi ve diger zevat kabirleri.