Evliyaların Manevi Coğrafyası
Anadolu'dan Hicaz'a uzanan 2.869 evliya türbesi. Hayat hikâyeleri, ziyaret adabı ve harita rehberi bir arada.
En Çok Kayıt Olan Şehirler
Sıkça Ziyaret Edilen Evliya Türbeleri

Seyyid Seyfullah Hz.
İstanbul Fatih İlçesinde Seyyid Seyfullah Hz. Türbesi İstanbul’da yetişen evliyânın büyüklerinden. İsmi, Seyfullah Kâsım bin Nizâmüddîn’dir. Doğum târihi belli değildir. 1010 (m. 1601) senesinde İstanbul’da vefât etti. Kabri, Silivrikapı’ya giden caddenin sağ tarafındaki sed üzerindedir. Kabrin üzeri açık olup, etrâfı parmaklıkla çevrilidir. Babası, Seyfullah Kâsım Efendi’yi, iyi edeb ve terbiye olması için Ümm-i Sinân hazretlerine teslim etti. Seyyid Kâsım Efendi, onun yanında hem zâhiri, hem de bâtınî ilimleri öğrendi. Ümm-i Sinân hazretlerinden icâzet aldı. Yüksek ma’nevî mertebelere ve kemâle kavuştu. Babası da evliyânın büyüklerinden idi.

Abdülhakim Arvasi Hz.
Ankara Keçiören İlçesinde Abdülhakim Arvasi Hz. Türbesi Van’ın Başkale kazasında doğdu. Babası Seyyid Mustafa Efendi’dir. Soyu anne tarafından Abdülkadir-i Geylânî’ye ulaşır. Hülâgû Bağdat’ı istilâ ettiğinde (1258) Musul’a hicret eden ataları daha sonra Urfa ve Bitlis’e, oradan da Mısır’a gitmişlerdi. Ailenin büyük oğlu Molla Muhammed bir süre sonra Van’a gelip şehrin güneyinde yüksek dağlar arasında bir köy kurmuş, bu köyde büyük bir dergâh ve iki katlı bir cami inşa ederek oraya Arvas adını vermişti. Kadirî tarikatına mensup olarak faaliyet gösteren ve “Arvas seyyidleri” diye tanınan aile, altı yüz elli yıl varlığını devam ettirerek bugüne ulaşmıştır.

Vah Vah Sultan Hz.
Vah Vah Sultan Hz. Manisa Şehzadeler İlçesinde Vah Vah Sultan Hz. Türbesi,

Davud-i Kayseri Hz.
Bursa İznik İlçesinde Davud-i Kayseri Hz. Türbesi Osmanlı Devleti'nin kuruluş dönemi velilerindendir. Asıl adı, Davud b. Mahmud b. Muhammed'dir. Lakabı, Şerefüddin'dir. Davud-i Kayseri diye meşhur olmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekte ise de 656 (m.1258) yılında doğduğu sanılmaktadır. Kayseri'de doğmuştur. Karaman'da doğduğunu söyleyenler de vardır. İlim tahsiline Kayseri'de başladı. Daha sonra Mısır'a giderek zahir ilimlerini tamamladı. Oradan İran'ın Sava şehrine geçerek Sadreddin Konevî Hazretleri'nin talebelerinden Kemalüddin Kâşânî'nin talebeleri arasına karışıp, onun sohbetlerinde bulundu. Bu sırada İznik'i fetheden Orhan Gazi, Dâvud-i Kayseri Hazretleri'ni ilk olarak yaptırdığı Orhaniye Medresesi'ne müderris olarak tayin etti. Vefatına kadar bu medresede ilim ve irfan neşriyle meşgul oldu. Dâvud-i Kayseri Hazretleri'nin yetiştirdiği talebeler, Osmanlı Devleti'nin ilk ilmiye sınıfını teşkil etmiştir. Davud-i Kayseri Hazretleri, enerjitizm, yani tabiatta var olan her şeyin ihsasını ve bütün tabiat olaylarını enerji ve enerji değişimiyle açıklayan bir fizik doktrininin kurucusudur. İlim ve fazilette yüksek, güzel ahlak sahibi, çok ibadet eden, dünyaya önem vermeyen ve çok merhametli bir zat olan Dâvud-i Kayseri Hazretleri, başta tasavvuf olmak üzere, kelam sahasında eserler vermiş ve felsefeyi tenkit eden eserler yazmıştır.

Sümbül Efendi Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Sümbül Efendi Hz. Türbesi Merzifon’da doğdu. Asıl adı Yûsuf Sinan’dır. Sümbül lakabı ona şeyhi Cemâl-i Halvetî tarafından verilmiştir. Babasının adı (Kayabeyoğlu Ali) dışında ailesi hakkında bilgi yoktur. Hayatına dair bilinenlerin önemli bir kısmı, halifelerinden Yâkub Efendi’nin oğlu Şeyh Yûsuf Sinâneddin’in Menâkıb-ı Şerîf ve Tarîkatnâme-i Pîrân adlı eserinde babasından naklen verdiği bilgilere dayanmaktadır. Sümbül Sinan ilk öğrenimini memleketinde yaptıktan sonra İstanbul’a giderek medrese tahsiline başladı. Devrin tanınmış âlimlerinden Efdalzâde Hamîdüddin’in talebesi ve ardından mülâzımı oldu. Medrese tahsili sırasında tasavvuf aleyhtarı olarak bilinen Sümbül Sinan, bir arkadaşı vasıtasıyla tanıştığı Halvetiyye tarikatının ana kollarından Cemâliyye’nin pîri Cemâl-i Halvetî’ye intisap ederek tasavvuf yoluna girdi. Üç yıl süren seyrü sülûk döneminden sonra hilâfet aldı ve irşad göreviyle Mısır’a gönderildi.

Şeyh Ayn-ı El Hakim Hz.
Şanlıurfa Birecik İlçesinde Şeyh Ayn-ı El Hakim Hz. Türbesi Tam adı el-Müstedrek ʿale’ṣ-Ṣaḥîḥayn’dir (el-Müstedrek ʿale’ş-Şeyḫayn). Hâkim, bazı çağdaşlarının sahih hadislerin Ṣaḥîḥayn’deki rivayetlerle sınırlı olduğunu, bunların on bini geçmediğini, geri kalanların zayıf ve asılsız olduğunu ileri sürmeleri karşısında kendisinden bu yanlışı düzeltmek için Buhârî ve Müslim’in de delil kabul edebileceği isnadlarla rivayet edilmiş hadisleri bir araya getirmesinin istenmesi üzerine el-Müstedrek’i yazmaya karar verdiğini söylemektedir.

Yıldız Baba Hz.
Karabük Safranbolu İlçe'sinde Yıldız Baba Hz. Türbesi,

Osman Çelebi Hz.
Tekirdağ Marmara Ereğlisi'nde Osman Çelebi Hz. Türbesi Osman Çelebi Hz. Miladi 1660 yıllarında nüfusun çoğunluğunun gayrimüslim olan bölgeye irşad Müslümanlığı öğretmek ve yaymak vazifesi ile gelmiştir. Hicri 1150-Şaban ayının 25’inde miladi 1729 yılında vefat etmiştir.

Şems-i Sivasi Hz.
Sivas İli Şems-i Sivasi Hz. Türbesi Anadolu’da yetişen evliyânın büyüklerinden. Halvetiyye yolunun kolu olan Şemsiyye (Sivâsiyye)nin kurucusudur. İsmi, Ahmed’dir. Babasının ismi Ebü’l-Berekât Muhammed’dir. Künyesi Ebü’s-Senâ, Lakabı Şemseddîn’dir. Kara Şems diye şöhret bulmuştur. 926 (m. 1519) senesinde Tokat’ın Zile ilçesinde doğdu. 1006 (m. 1597) senesinde Sivas’da vefât etti. Sivas’da Meydan Câmii avlusunda medfûn olup, kabri mü’minler tarafından ziyâret edilmektedir.

Koyun Baba Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Koyun Baba Hz. Türbesi,

Şeyh Kutbuddin Hz. (Fatih Sultan Muhammed Hz.) Hocaları
Bursa İznik ilçesinde Şeyh Kutbuddin Hz. (Fatih Sultan Muhammed Hz.) Hocaları Türbesi İsmi şerifleri Muhammed bin Muhammeddir. ” Kutbuddin İzniki” diye şöhret bulmuştur. Hanefi mezhebi fıkıh alimi ve tasavvuf büyüklerindedir. Sultan Yıldırım Bayezid devri alimi ve evliyanın büyüklerindendir. Şakayıkı Numaniye ve Aşıkpaşazade tarihlerinin kaydına göre doğum yeri İznik olup , doğum tarihi hakkında bilgi mevcut değildir. Zamanının birçok âliminden ders okudu. Dînî ilimleri ve zamanının fen bilgilerini Mevlânâ Hasen Paşa’dan öğrendi. Her ilimde mütehassıs bir âlim olarak yetişti. Ahlâken yüksek, faziletlerle mücehhez (süslenmiş), zühd ve vera’ sahibi idi. Tasavvuftan büyük haz, pay aldı. Evliyâlığın yüksek derecelerine kavuştu. Fıkıh ve ahlâk ilimlerini kendinde topladı. Bilhassa Timur Hân, din ilimlerindeki yüksekliği sebebiyle karşılaştığında ona çok saygı göstermiştir. 821 (m. 1418) senesi Zilka’de ayının sekizinci günü, İznik’te vefât etti. Kabri üzerindeki üstü kubbeli dört köşe türbe ile bitişiğindeki Şeyh Kutbüddin Camii’nin XV. yüzyıl yapıları olduğu tesbit edilmekle birlikte kimin tarafından inşa edildikleri kesin olarak bilinmemektedir. Cami ve zaviye zaman içinde harap olmuş, türbe ise yakın zamanda onarım görmüştür.

Ali Baba Hz. (Ali Bingazi, Seyyid Battal Gazi Hz.'nin oğlu)
Malatya Battalgazi İlçesinde Ali Baba Hz. Türbesi Battalgazi ilçesindeki surların dışındaki yolun hemen sağında yer almaktadır. Namazgahın içerisinde bulunan mihrap taşının üzerindeki namazgaha ait kitabeye göre; namazgah 1243 yılında yaptırılmış. Aynı kitabede yazılanlara göre; Ali Bana Namazgahını Saceddin Ishak oğlu Kemalettin Kamyar tarafından inşaa ettirilmiş. Saceddin Ishak oğlu Kemalettin Kamyar tarafından yaptırıldığı halde neden Ali Baba isminin verildiği anlaşılmamaktadır. O dönemde genelde bu tür eserleri yaptıranlar ya kendisinin ya da ailesinden birinin ismini vermektedir. Ama bu namazgahın ismi Ali Baba olarak verilmiştir ve namazgahta bulunan kitabede dahil hiç bir yerde neden bu ismin verildiği yazılmamıştır. Ali Baba namazgahı dikdörtgen planlı olarak kesme taş kullanarak yapılmıştır. Yapım aşamasında namazgah yerden biraz yüksekte inşaa edilmiştir. Yani namazgah zemin seviyesinde değil biraz yüksek bir platform üzerinde kurulmuş şekilde yapılmıştır. Ali Bingazi Seyyid Battal Gazi Hz.'nin oğludur.

Nasreddin Hoca Hz.
Konya Akşehir İlçesinde Nasreddin Hoca Hz. Türbesi Büyük Filozof ve mizah ustası Nasreddin Hoca Sivrihisar’da doğmuş Akşehir’e gelip yerleşmiş ve burada hayata veda etmiştir. Güldürürken düşündürmeyi düstur edinen Hocanın türbesi, Akşehir'de kent surunun doğusunda, kendi adıyla anılan mezarlıktadır. Onarımlarla özgün biçimini yitiren yapıya günümüzdeki görünümünü 1905'te Akşehir kaymakamı Şükrü Bey kazandırmıştır. Eski yapıdan yalnızca ortadaki ana türbe kalmıştır. Mermer sandukanın baş ucunda gülmece ustasının yaşamını simgelemek üzere H. 683 (1284) olan ölüm tarihi, tersten 386 biçiminde yazılmıştır.

Piri Halife Sultan Hz.
Isparta Eğirdir ilçesinde Piri Halife Sultan Hz. Türbesi Anadolu'yu İslam'ın nuruyla aydınlatan büyük Allah dostlarındandır. Adı Muhammed olup, seyyiddir. Soyu, yirmi ikinci batında Zeynel Abidin Hazretleri'nden Hazreti Hüseyin'e ulaşmaktadır. Piri Halife, İran'ın Hoş şehrinde Isparta'nın Eğridir ilçesinde vefat etti. Rüyasında Şeyhülislam Berdeî Hazretleri ile birlikte Anadolu'ya hicret etti. Şeyhülislam Berdei ve Şeyh Abdullatif Kudsi Hazretleri'nden feyiz aldı. Fatih Sultan Mehmed Han'ın saltanatının ilk devirlerinde vefat etti. Kabri, Isparta Eğridir Yazla'da, Burhaneddin Camii Haziresi'nde dir.. Anadolu'ya gelmesi şöyle olmuştur: Hoy şehrinde iken bir gece rüyasın¬da Peygamber Efendimiz’i gördü. Peygamber Efendimiz ona rüyasında: "Benim yolumda ve benim evladımdan, kâmil şeyh ve mükemmel mürşid, yetişmiş ve yetiştirebilen rehber Şeyhülislam Berdei gelmek üzeredir. Gafil olma, Rum diyarına, Anadolu'ya sen de git" diye emir buyurdu. Bu rüya üzerine işaret edilen zatın gelmesini beklemeye başladı. Ona rüyasında işaret edilen zat, meşhur velilerden büyük rehber Şeyhü¬lislam Berdeî Hazretleri olup, bir Osmanlı valisinin daveti üzerine Anadolu'ya göçüyordu. Hac ibadetini yapmak üzere Mekke'ye gitmişti. Orada Kâbe’yi ta¬vaf ederken Osmanlı valilerinden o zamanki adıyla Hamid’li (Isparta) valisi ile tanıştı. Bu, vali Hızır Bey idi. Âlimleri ve velileri çok sever, hürmet ederdi. Şeyhülislam Berdeî Hazretleri'ni tavaf sırasında görüp, onun büyük bir âlim ve mürşid olduğunu anladı.

Yuşa Hz.
Gaziantep Şahinbey İlçe'sinde Yuşa Hz. Türbesi,

Fatih Sultan Muhammed Han Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Fatih Sultan Muhammed Han Hz. Türbesi Osmanlı Devleti'nin yedinci padişahı olan Fatih Sultan Mehmed 30 Mart 1432’de doğmuş ve 3 Mayıs 1481’de vefat etmiştir. Tarihî kaynaklarda ismi Muhammed şeklinde geçer. İlk olarak 1444-46 yılları arasında kısa bir dönem, daha sonra 1451’den 1481 yılında ölümüne kadar 30 yıl boyunca hüküm sürdü. II. Mehmed, 21 yaşında İstanbul’u fethederek 1000 yıllık Doğu Roma(Bizans) İmparatorluğu’na son verdi ve bu olay birçok tarihçi tarafından Orta Çağ’ın sonu Yeni Çağ’ın başlangıcı olarak kabul edildi. Fetih’ten sonra fethin babası anlamına gelen “Ebû’l-Feth” Osmanlı Türkçesi ile daha sonraki dönemlerde ise “Çağ Açan Hükümdar” ve “Kayser-i Rûm” unvanları ile anıldı. Fatih, Hz. Muhammed S.A.V.'nin bir hadisine nâil olduğu için günümüzde Türk ve İslam dünyasının geniş bir kesiminde “kahraman” olarak kabul edilmektedir. Türbesi, Fatih Camii Haziresi'ndedir.

Beşikli Baba Hz.
Elâzığ Beşikli Baba Hz. Türbesi Beşikli Baba, Harput’taki Balak Gazi heykelinin yanında, bir zamanlar Kayabaşı denilen büyük namaz meydanının baş tarafında metfundur. Türbe plânsız bir şekilde taş işçiliği ile yapılmıştır. Küçük bir penceresi vardır. Giriş kapısı da o nisbette küçüktür. Türbe önceden yapılan şekli üzerine onarım görmüştür. Mimari bir özelliği yoktur. İshak Sunguroğlu’nun eserinde bu türbenin bulunduğu yerde bir ailenin topluca şehit edilmiş olduğu ileri sürülür. Burada yatan zatların Arap ordularının Harput’u fetihleri sırasında şehit düştükleri kabul edilir. Türbede bulunan beşikten dolayı buraya “Beşikli Baba” denilmiştir.

Ayni Ali Hz.
Manisa İli Ayni Ali Hz. Türbesi Ayni Ali Dede’nin Fatih ve II. Bayezid dönemlerinde yaşamış bir Bektaşi şeyhi olduğu, zaviyesine birçok arazi ve emlakin vakfedilmiş olduğu nakledilir. Türbenin yapı üslubundan Osmanlı döneminde XVI-XVII. yüzyılda inşa edildiği ileri sürülür. Düzgün kesme taştan yapılmış olan türbenin önünde çatılı, yuvarlak kemerli küçük bir giriş vardır. Sandukanın bulunduğu bölüm sekizgen planlı olup üzeri kubbe ile örtülüdür. Giriş dışında üç kenarda dikdörtgen söveli, yuvarlak kemerler içerisine alınmış pencereler bulunmaktadır. Bunların üzerine de birer küçük alçı pencere yerleştirilmiştir. Bektaşilerin, 1826’dan beri Manisa’da tekkeleri yoktur. Ama burada eskiden önemli olduklarını ve Ayn-ı Ali ile Niyazi Baba’nın türbelerinin kendi tarikatlarına ait bulunduğunu ileri sürmektedirler. Evliya Çelebi’nin döneminde burasının medrese olduğu görülüyor.

Çandarlı Kara Halil Paşa Hz. ve Hocası
Bursa İznik ilçesinde Çandarlı Kara Halil Paşa Hz. ve Hocası Türbesi Çandarlı Kara Halil Paşa, Karaman'da Sivrihisar kazasına bağlı Çendere köyünden, Ali adlı bir kişinin oğluydu. Asıl adı Halil olup, Kara ve Karaca lakabıyla vezirliği sırasında da Hayreddin ünvanı ile anılmıştır. Osman Gazi'nin son yıllarında Orhan Bey’in, babasına vekalet ettiği tarihlerde Şeyh Edebali'nin tavsiyesiyle Bilecik kadısı oldu. Kara Halil Efendi’nin bu kadılığı sırasında gerçekleştirdiği en önemli hizmet, muntazam bir askeri ocak olan "yaya" teşkilatını düzenlemiş olmasıdır. Çandarlı Kara Halil Paşa, İznik'in fethinden sonra Orhan Gazi tarafından İznik kadısı tayin edildi. 1348'de devletin yeni merkezi Bursa'ya kadı oldu. Sultan Murad Hüdavendigar'ın tahta çıkmasından sonra, kendisine en yüksek şer'i ve hukuki bir makam olarak yeni ihdas edilen, kazaskerlik görevi verildi. Bundan sonra kazaskerlerin padişahla birlikte seferlere katılması kanun haline geldi.

Filibeli Tevfik Mehmet Hz.
Bolu Mudurnu ilçesinde Filibeli Tevfik Mehmet Hz. Türbesi Bolu velilerinden. 1796 yılında doğdu ilk öğrenimini Filibe’de yaptıktan sonra İstanbul’a gelerek 28 yaşında iken Fatih Medresesinden icazet alarak mezun oldu. İlk görevini İstanbul’da Eyüp Sultanda aldı. Bir süre burada çalıştıktan sonra tekrar doğum yeri olan Filibe’ye döndü. Filibe Şehrinde 50 yıl imamlık yaptı. Lakin savaş çıkınca tekrar İstanbul’a döndü ve görev istedi. Zamanın Şeyhülislam’ı tarafından bir göreve tayin edileceği sırada Mudurnulu Hacı Tevfik Efendi, Şeyhülislam’a başvurup Filibeli Hacı Tefvik Efendi’yi Mudurnu’ya getirdi. Filibeli Hacı diye anılan Tevfik Efendi, Mudurnu Yıldırım Beyazıd camiinde 50 sene imamlık yaptı. Aynı zamanda medrese ve camiide kurslar halinde dersler veren Filibeli Hoca’nın çevre ilçelerden çok sayıda öğrencisi vardı. Filibeli Hacı Tevfik Efendi, Nakşibendi yoluna bağlı idi. Hayatının 100 yılını nazam kıldırmak ve Kuran-ı Kerim okutmakla geçiren Filibeli Hoca’nın keramet sahibi olup, Milli mücadele yıllarında halkı teşvik ederek hizmette bulunmuştur. 133 yaşında iken 26.02.1929 tarihinde vefat etti. Sağlığında iken kendisi gibi ulema ehlinden olan ve Mudurnu’nun en yüksek tepesinde yatmakta olan Şeyhül Ümran’ın yanına gömülmeyi vasiyet ettiğinden Şeyhül Ümran tepesi diye anılan yere gömüldü.

Gül Baba Hz.
Ankara Altındağ İlçe'sinde Gül Baba Hz. Türbesi,

Berda-i Sultan Hz.
Isparta Eğirdir İlçesinde Berda-i Sultan Hz. Türbesi Anadolu'yu aydınlatan meşhûr velîlerden. On dördüncü yüzyılda yaşamıştır. Osmanlı pâdişâhı Kânûnî Sultan Süleymân Han zamanında Hamidili (Isparta) vâlisi Hızır Beyin dâveti ile Horasan'dan Anadolu'ya gelmiş Eğridir'de, Eğridir Gölünün kenarında Mezâr-ı Şerîf denilen yerde yerleşmiştir. Kabri oradadır. Şeyhülislâm Berdeî diye de tanınır.

Diyarbakırlı Hacı Mustafa Safi Amidi Bolevi Hz.
Bolu ili Diyarbakırlı Hacı Mustafa Safi Amidi Bolevi Hz. Türbesi Anadolu'da yetişen ve Anadolu'yu aydınlatan evliyânın meşhurlarından. İsmi Mustafa bin Sâlih'tir. Babası Diyârbekir ulemâsından ve Diyârbekir müftîsi Hacı Sâlih Efendidir. 1846 (H.1263) senesinde vefât etti. Türbesi, Bolu'da Aktaş Dergâhındadır. Tahsîline Diyârbekir'de başladı. Dokuz yaşında Kur'ân-ı Kerîmi ezberledi. Babasından sarf, nahiv öğrendi. Diğer medrese kitaplarından Şerh-ül-Akâid'e kadar okudu. Sonra, babasının izni ile, İstanbul'a gidip tahsîlini orada devâm ettirdi. Akşehirli Hacı Ömer Efendiden ders aldı. 1807 senesinde tahsîlini tamamlayıp icâzet, diploma aldı. İstanbul'da müderrislik yapmak üzere kalmaya karar vermişken, bir gece rüyâsında devrin meşhur evliyâsı Çerkeşli Hacı Mustafa Efendiyi gördü. Ona; "Evlâdım Mustafa Sâfî Efendi! Zâhir ilmini tamamlayıp icâzet aldın. Tasavvuf ilmini öğrenip, ilm-i ledünne kavuşmak için Çerkeş'e gel de bu ilmi tahsîl eyle. Çünkü senin İstanbul'da kalmana izin yoktur." buyurdu. Bunun üzerine Mustafa Sâfî Efendinin kalbinde ilâhî bir muhabbet, aşk peydâ oldu. İstanbul'da durmaya tahammülü kalmadı. Çerkeş'e gitmek için yola çıktı. Oraya varınca, Hacı Mustafa Efendinin huzûruna gitti. Elini öpüp, talebesi olmayı arzu ettiğini bildirince önce bu isteğine iltifat edilmedi. Ümitsiz olarak huzurlarından ayrıldı.Ancak üç gün dergâhta misâfir kaldı. Sonra o zâtın kabûl buyurması için Derviş Hasan vâsıtasıyla arz edip yalvardıysa da,Çerkeşli Mustafa Efendi; "O, bir âlim kimsedir. Benim zâhir ilminde onun kadar kuvvetim yok. Bu sebeple talebeliğe kabul edemem." dedi. Bu haber kendisine ulaşınca, kalbinde aşk-ı ilâhî hâsıl oldu. Bu sırada kalbinde meydana gelen coşkunluğa tahammül edemeyip, hemen huzûruna gitti. Mübârek ellerini öptükten sonra ilm-i zâhiri kalmadığını, aşk-ı ilâhînin gönlünü yaktığını ve onun işâretiyle talebe olmaya geldiğini arz ve beyân ederek yalvardı. Tekrar kabûl etmesini istirhâm eyledi. Bunun üzerine onu talebeliğe kabûl etti.

Yusuf Hakiki Baba Hz.
Aksaray Yusuf Hakiki Baba Hz. Türbesi, Şeyh Hamit Mahallesindedir.

Şeyh Şemseddin Efendi Hz.
Balıkesir Altıeylül İlçe'sinde Şeyh Şemseddin Efendi Hz. Türbesi Bursa velîlerinden. Emir Sultan hazretlerinin halîfelerinden Hoca Hasan Efendinin talebesidir. Babasının adı Mûsâ'dır. Ârif, âbid, zâhid, verâ sâhibi, ilmiyle amel eden fazîletli bir zâttı. Vâz ve nasîhatla meşgûl olurdu. Bu sûretle kendisinden çok kimse istifâde etti. Şakâyık-ı Nu'mâniyyesâhibi der ki: "Ben onun el yazısıyla yazılmış bir kitap gördüm. O kitapta Kur'ân-ı kerîmin tefsîri, te'vîli ve tasavvuf büyüklerinin sözleriyle ilgili ince mânâlar gördüm. Buradan onun zâhirî ve bâtınî ilimlere sâhip bir âlim olduğu anlaşılıyor. Bursa'da bir mescid yaptırıp 1470 (H. 875) te vefât etti ve yaptırdığı mescidin yanına defnedildi. Bu mescid, Velî Şemseddîn mescidi diye tanınmıştır. Balıkesir'de de ona nisbet edilen bir kabir vardır. Atatürk Parkı'nda yol üstündedir. Burası eskiden mezarlık idi. Eski İlyaslar mezarlığı.

Seyyid Saadettin Cebavi Hz.
Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Seyyid Saadettin Cebavi Hz. Türbesi, Saadettin Camii yakınındadır.

Baba Sultan Hz.
Isparta Eğirdir İlçesinde Baba Sultan Hz. Türbesi Sekizgen planlı ve piramit çatılıdır. İçten kubbelidir. Yan duvarlarda kör yuvarlak kemerler vardır. Türbeye giriş doğu taraftandır. Kuzey ve güneyde dikdörtgen ve üçgen çatılı birer pencere vardır. Türbenin içi yuvarlak ve harç sıvalıdır. Bir mezar vardır.

Niyaz-i Mısri Hz.
Yunanistan Limni Adasında Niyaz-i Mısri Hz. Türbesi 12 Rebîülevvel 1027’de (9 Mart 1618) Malatya’nın Aspozi kasabasında doğdu. Asıl adı Mehmed’dir. Şiirlerinde, ilim tahsili için bir süre Mısır’da kaldığından “Mısrî” mahlasıyla “Niyâzî” mahlasını kullanmış, bu ikisinin birleşiminden meydana gelen Niyâzî-i Mısrî, Mısrî Niyâzî ve Şeyh Mısrî diye tanınmıştır. Niyâzî gençlik yıllarındaki tahsili sırasında sûfîlere muhalif olduğunu, meclislerine gitmediğini, ancak zamanla bu görüşünün değiştiğini ve bir Halvetî şeyhine intisap ettiğini, Nakşibendî dervişi olan babası Soğancızâde Ali Çelebi’nin bundan memnun olmayıp kendi şeyhine götürmek istediğini, fakat bu şeyhi kâmil bulmadığı için babasının teklifini reddettiğini söyler.

Şeyh Mustafa Hz.
Tokat Turhal İlçesinde Şeyh Mustafa Hz. Türbesi Nakşibendi Tarikatının Hâlidiyye kolu büyüklerinden Mustafa Haki Efendi 1272/1855 yılında Tokat ‘ın Soğukpınar Mahallesinde doğmuştur. Babası Tokat eşrafı ve âlimlerinden Abdullah Efendidir. Seyyid soyundan olup atalarının şeceresinin Trablusgarp’tan Abdusselâm b. Meşiş vasıtasıyla Hz. Hüseyin’e ulaştığı kaydedilmektedir. Osmanlı’nın son şeyhülislâmlarından Mustafa Sabri Efendi’nin anne tarafından yeğenidir. Erken yaşlarında hafızlık yaptıktan sonra ilim tahsiline Tokat’ta başlamış ve çeşitli hocalardan dersler almıştır. Onun sahip olduğu Allah(cc) vergisi güzel sesiyle Kur’an-ı Kerim okuması ve dinleyenlere huzur vermesinden dolayı kendisine “Melek Hâfız” lakabı verilmiştir.

Caca Bey Hz.
Kırşehir Caca Bey Hz. Türbesi,

Koyun Baba Hz.
Çorum Osmancık İlçesinde Koyun Baba Hz. Türbesi Osmancık İlçe merkezinde bulunan ve Osmanlı padişahlarından Sultan II. Beyazıt zamanında 1469 tarihinde yaptırılan türbe, yüksekçe bir tepe üzerinde kurulmuştur. Evliya Çelebi’ye göre türbe alanında cami, yemekhane, ziyafet odası, konuk evleri ve kurşun kaplı bir türbe yaptırılmıştır. Ancak, türbe dışındaki yapıların bugün temelleri kalmıştır. Türbenin çift kanatlı, derin oyma tekniği ile işlenmiş ahşap kapısı bugün Çorum Müzesi’nde korunmaktadır. Türbe 1989 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

Seyyid İshak Çelebi Hz.
Manisa İli Seyyid İshak Çelebi Hz. Türbesi İshak Çelebi Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu olan Saruhan Bey’in torunu ve İlyas Bey’in oğludur. 1365-1390 yılları arasında idaresi altındaki Manisa’da en çok eser inşa ettiren Saruhan beyi olarak tanınır ve Ulu Cami Külliyesi dışında, caminin karşısına bir kütüphane, Eskihisar Mahallesine bir mescit ve Körhane Mahallesine de bir zaviye yaptırmıştır. Ne var ki, bu eserler günümüze ulaşamaz.

Habib Baba Hz. (Timurtaş Baba)
Erzurum Habib Baba Hz. Türbesi Habib Baba 19. yüzyıl mutasavvıflarındandır. Aslen Hindistanlıdır. Babası ile Bitlis'e gelip Uşşâki Ali Baba'ya talebe olmuştur. Kısa zamanda yetişip kâmil bir velî olmuş ve hocasının emriyle önce Şam'a sonra Erzurum'a gelerek insanlara İslamiyet’i anlatmış, dünyâ ve ahiret saadetine kavuşmaları için çalışmıştır.

Şeyh Maksud Hz.
Şanlıurfa Eyyübiye İlçesinde Şeyh Maksud Hz. Türbesi Şanlıurfa’daki türbelerin en eski tarihlisi olan bu yapı, aslında dört eyvanlı kapalı Selçuklu medreseleri tarzında inşa edilmiş bir medrese yapısıdır. Doğudaki eyvanın alt kısmındaki odada Şeyh Mesut’un mezarı, eyvan içerisinde de sandukası bulunmaktadır. Şeyh Mesut, Anadolu’nun İslamlaşmasını sağlayan ve halkın mezheplerle tanışmasını sağlayan Hoca Ahmet Yesevi’nin halifelerinden biridir. Şeyh Mes’ud, Nişabur’dan Anadolu’ya gelerek halka İslamiyeti öğretmekle görevlendirilmiştir. Uzun yıllar Urfa’da Müslümanlığa hizmet etmiş evliyadandır. Yapının 100 metre kadar batısında bulunan bir sarnıcın yanındaki kaya üzerine yazılmış Arapça kitabede: "Bu sarnıc, Nişaburlu Said Hengel'in oğlu Mes‘ud tarafından 10 Receb 579 (m. 30 Ekim 1183) tarihinde oyulmuştur. Kim Allah'ı yardıma çağırırsa, Allah ona ve bütün Müslümanlara yardım ve merhamet etsin" yazılıdır.

Şah Bey Hz.
Samsun Ondokuzmayıs İlçe'sinde Şah Bey Hz. Türbesi, Yörükler Mahallesindedir.

Seyyid Ali Hz.
Bitlis İli Seyyid Ali Hz. Türbesi,

Saraca Paşa Hz.
Çanakkale Gelibolu ilçe'sinde Saraca Paşa Hz. Türbesi,

Gelibolu Mevlevihanesi Yatırlar (Parsa Sabır Muhammed)
Çanakkale Gelibolu İlçesinde Gelibolu Mevlevihane’si Yatırlar Gelibolu Mevlevihanesi, içlerinde çile çıkarılan, derviş yetiştirilen 15 Mevlevi Asitanesinden birisidir. 17. Y.Y da (Muhtemelen 1621 tarihinden önce) kurulan Mevlevihane bu onbeş Asitane içinde en geniş araziye ve en haşmetli Semahaneye sahiptir. Binalardan bugüne kalanlar, Hamza koy askeri bölge içinde ve deniz kenarına yakın alanda bulunan semahane-türbe ve taç kapıdan ibarettir. Mevlevihane’nin banisi ve ilk postnişini yeniçeri ağalarından Kara Hasan Ağa’nın oğlu Ağazade Mehmet Hakiki Dede’dir. Mevlevihane kendisine izafeten Ağazade Dergâhı adıyla anılmıştır.

Somuncu Baba Hz.
Aksaray Somuncu Baba Hz. Türbesi Şeyh Hamidi Veli Somuncu Baba Hazretleri’nin Anadolu’da yurt edindiği mekânlardan bir tanesi de Aksaray’dır. Hem Bursa yıllarından önce hem de Bursa’dan ayrıldıktan sonra Aksaray’da ikamet eden Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri, Aksaray’ın meşhur ervah mezarlığı civarına halvethanesini ve çilehanesini kurmuştur. Başta Hacı Bayram-ı Veli olmak üzere talebelerinin yetişmesi için çalışan Hamidi Veli Hazretleri irşât vazifesi için Hacı Bayram-ı Veli’yi Ankara’ya buradan görevlendirmiştir. Oğullarından Yusuf Hakiki Baba’yı da Aksaray’a görevlendiren Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri Hac yolculuğuna diğer oğlu Halil Taybi Hazretleri ile çıkmışlardır. Türbesi Ervahlar Mezarlığında bulunmaktadır.

Şeyh Tacettin Veli Hz.
Kayseri Melikgazi İlçesinde Şeyh Tacettin Veli Hz. Türbesi Şeyh Taceddin hazretleri, on yedinci yüzyılın başlarında Ankara’da yaşamış ünlü mutasavvıflardandır. Bursa’dan Ankara’ya göç ettiği ve burada dergâh kurup, Bayramiye- Celvetiye yolununun irşadı ile meşgul olduğu bilinmektedir. Hayatı hakkında fazla bir malumat yoktur. Babas adına Taceddin Camii’ni ilk yaptıran oğlu Şeyh Mustafa Efendi’dir.

Sıddi Zeynep Hz.(Seyyid Battal Gazi Hz.'nin kerimesi)
Malatya Battalgazi ilçesinde Sıddi Zeynep Hz. Türbesi Battalgazi ilçesinin Karahan Mahallesi’ndedir. Kayseri'de bulunan Miladi 1184 tarihini taşıyan aynı sitildeki kümbetten yola çıkılarak, bu türbenin de Danişmend sultanlarından birine ait olma ihtimali oldukça kuvvetlidir. Kümbet, 1965 yılında halkın yardımlarıyla onarılmıştır. Kümbetin içten ve dıştan sekizgen piramidal bir gövdesi ve külahı vardır. Yapıda tamamen düzgün kesme taş kullanılmıştır. İçerisinde, son zamanlarda betonla yenilenmiş sade bir mezar bulunup, bu mezarın kime ait olduğuna dair herhangi bir kitabesi mevcut değildir.

Çanakkale Şehitliği
Çanakkale Eceabat İlçesinde Çanakkale Şehitliği Gelibolu Yarımadası’nın en çok ziyaret edilen ana ziyaret noktası olan Abide, Eski hisarlık Burnu üzerinde yer almaktadır. Açılan bir proje yarışması sonucunda 37 proje arasından Doğan Erginbaş, İsmail Utkular ve Feridun Kip tarafından hazırlanan proje seçilmiş olup Abidenin temeli 17 Nisan 1954 tarihinde atılmıştır. İkinci Anafartalar Zaferi’nin 45. Yıldönümü olan 21 Ağustos 1960 tarihi ziyarete açılan Çanakkale Şehitler Abidesi, Çanakkale Muharebeleri’nde şehit düşen tüm askerlerimizi simgelemekte ve onların anısını yaşatmaktadır.

Yunus Emre Hz.
Manisa Kula İlçesinde Yunus Emre Hz. Türbesi Kula’ya bağlı Emre Köyünde H.954 yılına tarihlenen bir çeşme, iki hamam kalıntısı ve medrese temeli günümüze kadar ulaşabilmiştir. Tapduk Emre türbesi olarak anılan yapı mimari unsurlar bakımından Manisa’daki Saruhan Bey Türbesi ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Türbe içinde ortadaki Tapduk Emre’ye diğerleri ise aile fertlerine ait olduğu söylenen on mezar bulunmaktadır. Türbe kapısının hemen önünde, taşında balta tasviri bulunan mezarın ise Yunus Emre’ye ait olduğuna inanılmakta ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

Ebul Hasan Harakani Hz.
Kars İlinde Silsile-i Aliyye'den Ebul Hasan Harakani Hz. Türbesi Kars ili, Merkez Kaleiçi mahallesi, Ozanlar sokakta yer alan bugünkü Evliya Camiî külliyesi içerisindeki Ebû'l Hasan Harakâni türbesi şehit olduğu 1033 yılından 31 yıl sonra Kars’ın Alpaslan tarafından fethedilmesi sırasında yapılmıştır. Yüzyıllar içerisinde türbe bazı değişikliklerle günümüze kadar ulaşmıştır. 1998 yılına kadar Evliya camiî bahçesinde tüf taşından basit örgü sistemi ile yapılan dörtgen bir yapı içerisinde bulunan türbe bu tarihte Evliya camiî'nin restorasyonu sırasında basit yapılı duvarlar kaldırılarak Evliyanın sandukası ahşap çerçeve içerisine alınmış ve kabrinin bulunduğu alana kubbeli bir şadırvan yapılmıştır. Türbenin giriş kapısında bulunan 1617 tarihli Osmanlıca kitabede kubbeli şadırvanın giriş kapısına orijinal hali ile yerleştirilmiştir. Bu kitabe Mehmet Derviş Paşa tarafından Hicri 1026 Miladi 1617 tarihinde yaptırılmış olup, Osmanlıca “ Hak nasip etti yapıldı merkad-i nev gülzar. Ebul Hasan Harakan şeyhi yattuğu bu yerdir” anlamındadır. Evliya camii külliyesindeki kubbeli şadırvanın içerisinde Ebû'l Hasan Harakâni’ye ait türbenin etrafında 21 adet mezar daha bulunmaktadır. Bu mezarlardan birisi 1767 yılında Kars Beylerbeyi Kethüda Mehmet Paşa’ya ait Kars’taki tek kavuklu mezardır. Diğer bir mezar ise 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrası Kars’ın 40 yıllık Rus işgali sırasında şehirdeki Ermeni ve Rus baskılarına karşı Türk ahaliyi eğiterek Kars’tan göç etmelerini önleyerek şehrin Türk nüfusunu korumak için mücadele veren Evliya camisinin o tarihteki imamı Hafız Kurban Efendiye ait mezardır.

Fatih Ahmet Baba Hz.
Elâzığ Fatih Ahmet Baba Hz. Türbesi Fatih Ahmet Baba hazretleri, 1313 yılında Harput’u Ermenilerden geri almak üzere sefere çıkan İlhanlı ordusuyla bölgeye gelmiş ve şehrin fethi sırasında arkadaşlarıyla birlikte şehit düşmüştür.

Bayraklı Baba Hz.(Karaca bey)
Çanakkale Gelibolu İlçesinde Bayraklı Baba Hz. Türbesi Asıl adı Karacabey olan Bayraklı Baba Osmanlı ordusunda bayraktarlık yapmıştır.1410 yılında düşmanla karşı karşıya gelen Karacabey, Düşmana karşı direnen karacabey kurtuluşu olmadığını anlayınca bayraĞı düşmana teslim etmemek için çareler düşünür. Ya şehit olacaktır ya da esir düşecektir. Bayrağı namus olarak düşünen Bayraklı Baba, bayrağı parça parça koparır ve yutar. Bu sırada takviye kuvvetleri gelir. Düşman oradan uzaklaştırılır. Yaralı olan karacabey’e sancağın ne olduğu sorulur. Düşmana teslim etmemek için yuttuğunu söyler. Komutanın sözlerine inanmadığını gören Karacabey, elindeki keski pala ile karnını yarar ve kanla birlikte bayrak parçalarının da çıktığı görülür. Yaptığı işin gururu ile son nefesini veren karacabey’in son sözleri “benim mezarımı buraya koyun ve üstünden hiç bayrak eksik olmasın” der.

Debbağ Dede Hz.
Bolu Göynük İlçesinde Debbağ Dede Hz. Türbesi Halk arasında anlatıldığına göre Debbağ Dede sabah namazlarını Mekke’de kılardı. Bir sene Göynük’ten bir grup Müslüman hac için Mekke’ye gider. İbadetlerini yapıp dönecekleri sırada biri kaybolur. Diğer hacılar döner o kalır. Çaresizlik içinde kıvranırken Arabın biri yanına yaklaşır. Derdini sorar. Göynüklü de başına geleni anlatır. Arap merak etmemesini kendi yöresinden bir zatın her sabah namaz için Mekke’ye geldiği onunla dönebileceğini söyler. Namazdan sonra ona sıkı sarıl, ne derse desin sakın bırakma der. Adam denileni yapar. Debbağ dede bakar ki kurtuluş yok. Adama gözlerini yum, ben aç demeden açma, bunu da kimseye anlatma der. Bir anda Göynük yakınlarına gelirler. Bir süre sonra adam Göynük’e ve Debbağ Dede’yi görür tanır. Bunun üzerine Debbağ Dede” vademiz dolmuştur suyumuz ısıtılsın” der ve vefat eder.

Çomaklı Sultan Hz.
Kahramanmaraş Dulkadiroğlu İlçe'sinde Çomaklı Sultan Hz. Türbesi Hangi asırda yaşadığı hakkında kaynaklarda bilgi bulunamayan Çomak Dede'nin kabri Kahramanmaraş'ın Sakarya mahallesindeki, Sakarya caddesi üzerinde küçük bir bahçe içindeki ağaçların arasında olup, dışarıdan bakıldığında görülmemektedir. 1917 yılındaki Fransız işgali sırasında kabrinden iniltiler geldiği; 1919'da Sütçü İmam'ın Fransızlara karşı başlattığı mücadelede ise kabrinden kalkıp elindeki çomağıyla (ucunda topuz bağlı deynek) düşmanın başına vurarak en ön safta çarpıştığı, bu çarpışmalara katılan gaziler tarafından anlatılmaktadır. Türbesi, Dulkadiroğlu İlçe merkezinde Sakarya Caddesi üzerindedir

Seyyid Taha'l Hakkari Hz.
Hakkari ili Seyyid Taha'l Hakkari Hz. Türbesi Orta boylu, yuvarlak yüzlü ve top sakallıydı. Alnı geniş, kaşları gür, iki kaşı arası açıktı. Gözleri iri ve siyahtı. Murakabesinin çokluğundan boyun kemiği dışarı doğru eğilmişti. Yüzü aydınlık ve nurlu, sözleri etkileyici, gözleri ve nazarı keskindi. Görenler yüzündeki mahabetle irkilir, kendisine güven ve saygınlık hissederlerdi. Altın silsilenin 31. halkası Güneydoğu Anadolu'muzun Hakkâri vilayetinden ve Abdülkadir Geylani soyundan. Adı Taha bin Molla Ahmed "Şihabüddin ve İmamüddin" lakaplarıyla ünlü. İlk tahsiline babası Molla Ahmed'in yanında başladı. Küçük yaşlarda Kur'an'ı hıfzetti. Ardından devrin medreselerinin bulunduğu Bağdad, Süleymaniye, Kerkük ve Erbil şehirlerine giderek çağdaş alimlerden okudu. Dînî ilimlerden icazet aldı, edebiyat ve bazı fen bilimlerini öğrendi. Bağlar Köyü Mezarlığı'nda dır. Seyyid Taha'l Hakkari Hz. Silsile-i Aliyye'dendir.

Akça Dede Hz.
Tokat ili Akça Dede Hz. Türbesi, Erbaa ilçesinin Akça Köyü'nde dir.

Emirci Sultan Hz.
Yozgat İli Emirci Sultan Hz. Türbesi Selçuklu sülüsüyle yazılmış halen mevcut orijinal mezar kitâbesine göre şeyhin asıl adı Şerefüddin İsmâil b. Muhammed olup Emirci Sultan onun lakabıdır. Bu belgelerden ve menkıbelerinden anlaşıldığına göre Emirci Sultan I. İzzeddin Keykâvus, I. Alâeddin Keykubad ve II. Gıyâseddin Keyhusrev devirlerinde, o zamanki adıyla Dânişmendiye vilâyeti içinde bulunan şimdiki Yozgat bölgesinde yaşamış Yesevî tarikatına mensup bir Türkmen şeyhidir. Osman adı ise gerçekte kendisiyle değil, belgeler arasında bulunan 794 (1392) tarihli icâzetnâmeye göre amcasının oğlu Osman Paşa ile ilgilidir. Osman Paşa bir süre zâviyenin mütevelliliğini yürütmüş ve bu sebeple zâviye halk arasında Osman Paşa Tekkesi olarak onun adıyla anılmaya başlanmıştır. Osman adı zaman içinde Emirci lakabıyla birleşmiş ve menkıbe teşekkül ederken Emîr-i Çin Osman şekline dönüşmüş olmalıdır.

Hasan Gazi Hz.
Malatya Darende ilçesinde Hasan Gazi Hz. Türbesi Seyyid Hasan Gazi Hazretleri, Hz. Peygamber Efendimiz (sav)’in torunlarından, Hüseyin Gazi’nin kardeşi, Seyyid Battal Gazi’nin amcası ve kayınpederidir. Abbasiler döneminde Zengibar kalesinin kuşatmasında şehit olmuştur.

Şeyh Ebül Vefa Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Şeyh Ebül Vefa Hz. Türbesi İstanbul’un Fatih ilçesinde türbesinin ve dergâhının bulunduğu mahalleye kendi adını veren Ebu’l Vefa Hazretleri, meşhur Allah dostlarındandır. Doğum tarihi bilinemeyen Şeyh Ebu’l Vefa, Konya’da doğmuştur. Şeyh Ebu’l Vefa’nın sözleri hikmetli ve nükteli idi. Sohbetleri pek tatlı olup herkes onu dinlemek için can atardı. Dervişleriyle sohbet etmeyi sever, dünyaya düşkün olmayan kişilerle beraber olmayı tercih ederdi. Zamanının ileri gelen devlet adamları kapısına gelir, Şeyh Efendi’nin kendilerini kabul etmesini beklerlerdi. Fatih Sultan Mehmet ve Sultan II. Bayezit kendisini çok sever ve kendisine hürmet ederlerdi.

Tabak Sultan Hz. (Tabakçı Baba)
Edirne Tabak Sultan Hz. (Tabakçı Baba) Türbesi

Peçeli Murat Hz.
Edirne İli Peçeli Murat Hz. Türbesi,

Karaağaç yolu üzerindeki Şehitlik
Edirne ili Karaağaç yolu üzerindeki Şehitlik Uzun ve güzelliklerle dolu Karaağaç Yolu'nun (Lozan Caddesi) ortalarında ve sağ yönde durulduğunda görülen yapıdır. Burada, adı "Kara Gün" konulan 26 Mart 1913 tarihindeki Bulgar işgali sırasında gerçekleşen ibret dolu bir kahramanlık öyküsü yatar: "Edirne teslim olmuştur." Ama burada düşmanı bekleyen 9 jandarma (Bazılarına göre 12) bu haberi komutanlarından duyana ve yeni emir alana kadar savunma savaşı vermede kararlıdırlar. Teslim haberlerine aldırmazlar ve tamamı kahramanca savaşarak şehit olur. Kurtuluş Savaşı sırasında bu acı öyküyü dinleyen dönemin Valisi Hacı Adil Bey çok etkilenir ve bu kahramanlar için 1915'te bir anıt yapımına öncülük eder. Anıtın projesi mimar Talat Bey ve bir Fransız mühendis tarafından hazırlanmıştır.

Ya Vedüd Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Ya Vedüd Hz. Türbesi Yâ Vedûd Sultan’ın gerçek isminin Abdülvedûd olduğu, İstanbul’un fethinden önce Buhara’dan gelmiş, Bizans İmparatorunun izniyle Ayasofya yakınına yerleşmiştir. İslam ve fetih ile ilgili kaynaklar da ismine çok sık rastlanmıştır. Türbesi Ayvansaray kavşağındadır.

Gönenli Mehmed Efendi Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçesinde Gönenli Mehmed Efendi Hz. Türbesi 1903 yılında Balıkesir’in Gönen ilçesinde dünyaya gelen Gönenli Mehmed Efendinin tam adı Mehmet Öğütçü’dür. İlk öğrenimini doğduğu ilçe olan Gönen’de tamamladıktan sonra 1920’li yıllarda İstanbul ‘a gelen Gönenli Mehmed Efendi, Fatih Camii ders-i âmlarından Serezli Ahmet Şükrü Efendinin rahle-i tedrisinden geçmiştir. Hıfzını ve tashih-i huruf derslerini tamamladıktan sonra, kıraat ilmini de yine Ahmet Şükrü Efendi’den okuyan Gönenli Mehmed Efendi, 1925 yılında icazet aldı ve daha sonra 1927 yılında imam hatip mektebinden mezun oldu. 1930 yılında Gönen Merkez Camii imam hatibi olarak hizmete başlayan Göenli Hoca, üç yıl sonra vatanî görevini yapmak üzere görevinden ayrılarak İstanbul’a geldi ve askerliğini yedek subay olarak yaptı. Askerliğinden sonra bir daha memleketine dönmeyen Mehmed Efendi, görevine İstanbul’da devam etti. İstanbul’da sırasıyla Hacı Bayram Kaftani, Dülgerzade, Hacı Hasan, Sultanahmet Camii imam hatip bulundu. Sultanahmet Camii imam hatipliği görevini 1954’ten 1982 yılına kadar tam 28 yıl devam ettiren Gönenli Hoca aynı zamanda reis’ül kurra hafızı yani Kur’an-ı yedi kıraat ve on rivayet üzerine okuyan icazet almış üstat hafızların duayeni, eğitimi sürdüren en tecrübeli üstadıydı. Kabri Edirnekapı Sakızağacı Şehitliği'ndedir.

Kovacı Dede Hz.
İstanbul Fatih İlçe'sinde Kovacı Dede Hz. Türbesi Kovacı Dede Camii Hazire'sindedir.Büyük velilerden olan Şeyh Sevündük Hazretleri, Kovacı Dede denmekle de meşhurdur. Büyük cezbe sahibi, harikulade hal ve kerametleriyle ünlü büyük bir zattır.

Nalıncı Mimi Dede Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Nalıncı Mimi Dede Hz. Türbesi Adı, Mehmed, künyesi Na'lınî Dede Meczub Mimi Şeyh Mehmed Halvetî'dir. Yatağan Dede diye de bilinir. Mevlevi dervişi olduğu da rivayet edilmektedir. 1540 yılında doğduğu sanılır. 1661 yılında vefat etmiştir. İstanbul'a geldikten sonra, devrinin büyüklerinden ders almış, geçimini, Unkapanı'nda, Azebler Camii karşısındaki dükkânında yaptığı nalınlardan sağlamıştır. İstanbulluların kalbinde taht kuran, kimsesizlerin ve fakirlerle dul ve yetimlerin yardımına koşan, kazandığını sırf Allah rızası için harcayan Nalıncı Dede Hazretleri'nin şöhretini bir gün Sultan III. Murad Han da duymuş, ama bir süre görüşmeleri nasip olmamıştır. Na'lıncı Dede Hazretleri, 1661 yılında ecel şerbetini içmiş, o da ruhunu teslim edip, dünyadan göçmüştür. Vefatı Sultan III. Murad Han'a rüyasında bildirilmiş, Padişah: "Cenaze namazımı Fatih Camii'nde kıldır, dükkânıma da gömdür. Yanına bir çeşme, bir de dergâh yaptır" diye vasiyette bulunmuştur. Padişah da Na'lıncı Dede Hazretleri'nin rüyasındaki vasiyetini aynen yerine getirmiştir.

Aziz Mahmud Hüdai Hz.
İstanbul Üsküdar ilçesinde Aziz Mahmud Hüdai Hz. Türbesi Osmanlı devrinde yetişen İstanbul velilerinin büyüklerindendir. Asıl adı Mahmûd’dur. Aslen, Cüneyd-i Bağdâdî Hazretlerinin neslinden olup seyyiddir. 1541 senesinde Şereflikoçhisar’da doğdu. Çocukluğu ise Sivrihisar’da geçti. İlim tahsiline de burada başladı. Daha sonra İstanbul’a giderek Küçükayasofya Medresesinde Nâzırzâde Efendi’nin derslerine devam etti. Tasavvufî hayatla da çocukluk yaşlarından itibaren tanıştı. Küçükayasofya Medresesinde ilim tahsil ettiği yıllarda, medreseyle beraber bulunan tekkenin şeyhi Nûreddinzâde Muslihuddîn Efendinin sohbetlerine iştirak etti. Hocası onu, Edirne Medresesi Müderrisliği, Şam ve Mısır kadılığı gibi vazifelerinde de yanından ayırmadı. Bu medeniyet şehirlerinde geçirdiği seneler Aziz Mahmûd Hüdai Hazretlerinin yetişmesine büyük katkı sağlamıştır. Azîz Mahmûd Hüdai Hazretleri, Şam ve Mısır devresinin ardından Bursa’da Câm-i Atîk mahkemesine naip tayin edildi. Yetiştiği Küçükayasofya Tekkesinde sekiz sene şeyhlik yapan Aziz Mahmûd Hüdai Hazretleri, Bayramiyye tarikatının Celvetiyye kolunun kurucusu büyük bir şeyh olmakla beraber, talebe okutmayı ve halka açık vaaz etmeyi de sürdürdü. Sultanahmet Camii açıldığında ilk hutbeyi de o irat etti. Sohbetine katılan ve tekkesine gelenler arasında vüzeradan, ümeradan ve ulemadan büyük şahsiyetler bulunduğu; 3. Murad, 1. Ahmet, 2. Osman, 4. Murad gibi padişahların kendisine son derece hürmet gösterdiği ve yedi padişah devrinde manevi rehberlik yaptığı belirtilmektedir.

Muhammed Hariri Hz.
İstanbul Fatih İlçe'sinde Muhammed Hariri Hz. Türbesi, Muhammed Hariri Hz. Silsile-i Aliyye'dendir.

Gözcü Baba Hz.
Gözcü Baba Hz. İstanbul Kadıköy İlçesinde Gözcü Baba Hz. Türbesi, Göztepe Mahallesi’ne adını veren Gözcü Baba, Merdivenköy’de şehit olan bir asker, Merdivenköy İstanbul’un en eski köylerinden olup Bizans döneminde adı Merdinaryus veya Ayamanas olan, İstanbul’un fethinden sonra Merd-iman olarak değişen, Şimdi türbesinin olduğu Hızır Reis sokakta semtin en yüksek tepesinde Yeşillikler içindeki türbede Osmanlılar adına Bizans’ı gözetleyen ahi derviş, Orhan Bey’in kurduğu Ahi dergahına yerleşen Ahilerin görevi İstanbul’u gözlemek olan Bu nedenle bu dergâhın şeyhlerine gözcü baba denilen, dergâhın doğusunda kurulan Namazgah gözcü tepesi adını alan sonradan semtin adı da Göztepe olarak değişen,Üsküdar ve Çamlıca’dan gelecek düşman askerini gözetlemekle görevli asker, Şehit olunca Kadıköy İlçe'si Ziverbey yolu tarafında Çemenzar’da Selvili mezarlığa gömülen, Bu şehit maalesef İstanbul’un fethini göremeden ölen evliya.

Kırklar Sultan Hz.
Kırklar sultan Hz. Peygamber efendimizin soyundan gelen seyyid bir zat olup kabri Kanuni Sultan Süleyman zamanında keşfedilmiştir. O dönemim şeyhlerinden Kemal Efendi tarafından keşfedilmiş olup, üstün keramet sahibi bir kimse olduğu rivayet edilmektedir. İnsanların düşüncelerini okuyabildiği ‘Ledun’ ilmine sahip olduğu ve Hızır As’ın talebelerinden olduğu rivayet edilmektedir. İnsanların akıllarında geçen düşünceleri bilmek gibi kerametleri vardır. Kırklar Sultan Hz. Türbesi, İstanbul Beykoz ilçe'sinde dir.

Şeyh Abdülkadir Efendi Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Şeyh Abdülkadir Efendi Hz. Türbesi,

Pir Seyyid Hasan Hüsamettin Uşşaki Hz.
İstanbul Beyoğlu İlçe'sinde Pir Seyyid Hasan Hüsamettin Uşşaki Hz. Türbesi, Uşşaki Vakfı'ndadır.

Turabi Baba Hz.
İstanbul Beyoğlu İlçe'sinde Turabi Baba Hz. Türbesi,

Evliya Çelebi ve Loğusa Sultan Hz.
İstanbul Beyoğlu İlçe'sinde Evliya Çelebi ve Loğusa Sultan Hz. Türbesi, Şişhane'den Kasımpaşa'ya inerken yokuşun başındadır.

Sırrı Abdülbaki Dede Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Sırrı Abdülbaki Dede Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Ahçıbaşı Hüseyin Dede Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Ahçıbaşı Hüseyin Dede Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Esrar Dede Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Esrar Dede Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Kavukçu Ali Dede Hz.
İstanbul Beyoğlu ilçe'sinde Kavukçu Ali Dede Hz. Türbesi, Galata Mevlevihanesi'ndedir.

Üsküdar Mevlevihanesi
İstanbul Üsküdar ilçesinde Üsküdar Mevlevihanesi, Doğancılar Cd.

Abdurraif Şamadani Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Abdurraif Şamadani Hz. Türbesi,

Oruç Baba Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Oruç Baba Hz. Türbesi,

Şeyh Mehmet Hz. (Çifte Emirler Türbesi)
İstanbul Fatih İlçe'sinde Şeyh Mehmet Hz. (Çifte Emirler Türbesi),

Laleli Baba Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Laleli Baba Hz. Türbesi,

Müezzin Sultan Hz.
Edirne ili Müezzin Sultan Hz. Türbesi, Üç Şerefeli Camii Kıble duvarı dibindedir.

Orhan Gazi Hz.
Bursa Osmangazi İlçe'sinde Orhan Gazi Hz. Türbesi,

Tezveren Dede Hz.
Bursa Osmangazi ilçe'sinde Tezveren Dede Hz. Türbesi

Liman Baba Hz.
Kırklareli Demirköy İlçe'sinde Liman Baba Hz. Türbesi, İğneada köyü balıkçı barınağının ~200 metre karşısındadır.

Üryan Baba Hz.
Eskişehir Seyitgazi ilçesinde Üryan Baba Hz. Türbesi,

Müştak Baba Hz.
Muş İli Müştak Baba Hz. Türbesi, Minare Mahallesindedir.

Kesikbaş Sultan Hz.
İstanbul Fatih İlçe'sinde Kesikbaş Sultan Hz. Türbesi, Eğrikapı surdibindedir.

Ahmed İbni Kemal Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Ahmed İbni Kemal Hz. Türbesi, Edirnekapı Necatibey Mezarlığı'ndadır. Yavuz Sultan Selim Han'ın Hocasıdır.

Seyyid Nasır Hz.
Bursa Osmangazi İlçe'sinde Seyyid Nasır Hz. Türbesi, Seydi Nasır Caddesi No.91 de dir.

İsmail Hakkı Bursevi Hz.
Bursa Osmangazi İlçe'sinde İsmail Hakkı Bursevi Hz. Türbesi,

Yıldırım Beyazıd Hz.
Bursa Yıldırım İlçe'sinde Yıldırım Beyazıd Hz. Türbesi, Yıldırım Beyazıd Camii Külliyesi içindedir.

Gül Baba Hz.
İstanbul Fatih İlçe'sinde Gül Baba Hz. Türbesi,

Server Dede Hz.
İstanbul Fatih ilçesinde Server Dede Hz. Türbesi, Sultanahmed'deki Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü binası içindedir.

Toklu İbrahim Dede Hz.
İstanbul Fatih İlçe'sinde Toklu İbrahim Dede Hz. Türbesi, Hamidullah El Ensari Hz.'nin türbesinin bulunduğu Toklu İbrahim Dede mezarlığındadır.

Kara Davut Hz.
Bursa Yıldırım İlçe'sinde Kara Davut Hz. Türbesi,

Karabaş Hz.
İstanbul Eyüpsultan İlçe'sinde Karabaş Hz. Türbesi,

Arap Baba Hz. (Arapzade Mustafa Efendi)
İstanbul Beyoğlu İlçe'sinde Arap Baba Hz. (Arapzade Mustafa Efendi) Türbesi, Arapzade Mustafa Efendi Seyyid Ahmet Bedevi Hz.'nin oğludur.

Firuzağa Cami Bahçesindeki Zat
İstanbul Fatih ilçesinde Firuzağa Cami Bahçesindeki Zat,

Abdal Mehmed Hz.
Bursa Osmangazi İlçe'sinde Abdal Mehmed Hz. Türbesi, Evliya Çelebi Seyahatnağme'sinde geçer.

Sarı Saltuk Hz.
Bursa İznik ilçesinde Sarı Saltuk Hz. Türbesi,

Hasan Baba Hz.
Yalova Çınarcık İlçe'sinde Hasan Baba Hz. Türbesi,

Fikirli Sinan Hz.
Çanakkale Gelibolu İlçe'sinde Fikirli Sinan Hz. Türbesi,

Demir Gömlek Hz.
Karaman İli Demir Gömlek Hz. Türbesi,
Sıkça Sorulan Sorular
En çok ziyaret edilen evliya türbeleri hangileridir?
Mevlana (Konya), Hacı Bektaş-ı Veli (Nevşehir), Somuncu Baba (Aksaray/Malatya), Emir Sultan (Bursa) ve Abdülkadir Geylani makamları en çok ziyaret edilenler arasındadır.
Evliya türbeleri neden ziyaret edilir?
Evliya türbeleri, sâlih zâtların hatırasını yad etmek, onların manevi mirasından istifade etmek ve dua etmek için ziyaret edilir.
Evliya türbelerine adak adamak caiz midir?
Adak yalnızca Allah adına yapılır. Türbede dua ederken de yalnızca Allah'a yönelmek, zâtı vesile kılarak bağışlanma dilemek esastır.