Ana Sayfa Evliya
2.867 kayıt

Evliyaların Manevi Coğrafyası

Anadolu'dan Hicaz'a uzanan 2.867 evliya türbesi. Hayat hikâyeleri, ziyaret adabı ve harita rehberi bir arada.

Haritada Keşfet →Popüler Sıralama

Sıkça Ziyaret Edilen Evliya Türbeleri

Sayfa 3 / 29 · 2.867 kayıt

Karasi Baba Hz. ( Paşa Sultan)

Balıkesir'in Karasi İlçesinde Karasi Baba Hz. Türbesi Karesi Türbesi, Selçuklu Devleti`nin ünlü kumandanlarından biri ve Karesi Beyliği`nin kurucusu olan Karesi Bey için inşa edilen yapının ilk yapım tarihi bilinmeyip; Türbesi, Çeyrek daire planlı, sivri kemerli ve silmeli haliyle 1922 yılında Belediye Reisi Hayrettin Bey tarafından yaptırılmıştır. İç mekânda Karesi Bey`in kabrinin yanında beş sanduka daha yer alıp, bunların Karesi Bey`in çocukları ya da aile efradına ait olması kuvvetle muhtemeldir.

📍 Karesi, Balıkesir

Hüseyin Gazi Hz.

Ankara Mamak İlçesinde Hüseyin Gazi Hz. Türbesi Hüseyin gazi, Battal gazinin babasıdır. Bizanslılarla giriştiği bir savaşta yaralanır, atı ile şu an ismi ile anılan Hüseyin gazi tepesine doğru ilerlerken; kanının düştüğü yerlerde çiçekler açar. Bastığı çayırlar yeşerir. Bir mağara bulur. Atı ile o mağarada saklanır. “Benim için darlık mı var?” diyerek asasını mağarada toprağa vurur, buradan su çıkar. Suyu kendi içer ve atına içirir, ama Hüseyin gazi doruğa ulaşamadan burada şehit olur. Türkler Anadolu’ya geldikten sonra Türk folklor ve edebiyatında görülen kesik başlı kahraman motiflerinden biri olan Hüseyin Gazi; başı kesilmesine rağmen, halen savaşmaya devam eden yiğit olarak tasvir edilir.

📍 Mamak, Ankara

Erikli Baba Hz.

İstanbul Zeytinburnu İlçesinde Erikli Baba Hz. Türbesi Erikli Baba Dergâhı, Osmanlı’nın İlk yıllarından itibaren İstanbul Zeytinburnu/Kazlıçeşme’de bulunan Alevi-Bektaşi Dergahıdır. Dergahlar; sağlığında sevilen, sayılan, halkı aydınlatan, toplum tarafından güvenilen itibar edilen kişilerin, Hakk’a yattıkları mekanlardır. Erikli Baba’da Alevi-Bektaşi halkının yakından tanıdığı, sevdiği, saydığı, buyruğundan gidilen kişiliklerdendir. Erikli Babqa Alevi-Bektaşi toplumunun ‘Serçeşmesi’ kabul edilen Hacı Bekraşi Veli’nin ilk Halifelerindendir. Tarihi kaynaklara Göre,12 İmamlar’dan İmam Musayi Kazım soyundan gelmektedir. Erikli Baba’nın esas ismi Es-Seyit Muhammed Eryek’tir. Alievi tasavvufunda Eryek;Ehlibeyt’e uygun insan yetiştirenlere Verilen ünvandır. yani bir anlamda ‘İnsanı-Kamil’ dir. Eryek Baba ünvanı buradan gelir.

📍 Zeytinburnu, İstanbul

Niyaz-i Mısri Hz.

Yunanistan Limni Adasında Niyaz-i Mısri Hz. Türbesi 12 Rebîülevvel 1027’de (9 Mart 1618) Malatya’nın Aspozi kasabasında doğdu. Asıl adı Mehmed’dir. Şiirlerinde, ilim tahsili için bir süre Mısır’da kaldığından “Mısrî” mahlasıyla “Niyâzî” mahlasını kullanmış, bu ikisinin birleşiminden meydana gelen Niyâzî-i Mısrî, Mısrî Niyâzî ve Şeyh Mısrî diye tanınmıştır. Niyâzî gençlik yıllarındaki tahsili sırasında sûfîlere muhalif olduğunu, meclislerine gitmediğini, ancak zamanla bu görüşünün değiştiğini ve bir Halvetî şeyhine intisap ettiğini, Nakşibendî dervişi olan babası Soğancızâde Ali Çelebi’nin bundan memnun olmayıp kendi şeyhine götürmek istediğini, fakat bu şeyhi kâmil bulmadığı için babasının teklifini reddettiğini söyler.

📍 Limni

Sofracı Baba Hz.

Malatya Darende ilçe'sinde Sofracı Baba Hz. Türbesi,

📍 Darende, Malatya

Baba Sultan Hz. (Taberi Sultan)

Ankara Akyurt İlçe'sinde Baba Sultan Hz. (Taberi Sultan) Türbesi, Teberik Köyü'ndedir.

📍 Akyurt, Ankara

Elvan Çelebi Hz.

Çorum Mecitözü İlçe'sinde Elvan Çelebi Hz. Türbesi On dördüncü asırda yaşamış Anadolu velilerinden ve şair. İsmi Elvân bin Ali'dir. Babası meşhur şâir, târihçi Âşık Paşadır. Doğum ve vefât târihleri tesbit edilememiştir. Babası Âşık Paşa, Kırşehir'de yaşayıp orada vefât ettiğinden, Kırşehir'de doğduğu söylenmiştir. Kabri, Çorum-Mecidözü, Elvân Çelebi köyündeki zâviyesinin yanındadır. Elvân Çelebinin mensub olduğu âile, on üçüncü asrın ilk yarısında Moğol istilâsı sebebiyle Anadolu'ya gelmiş ve Anadolu'da önemli bir nüfuz kazanmıştır. Elvân Çelebi, ömrünün çoğunu Çorum-Mecidözü arasında kendi ismiyle anılan Elvân Çelebi köyünde geçirmiştir. Burada daha önceden dedesi Muhlis Paşa yerleşmiştir. Dedesi Muhlis Paşa da babası Baba İlyas Horasânî (Şücâüddîn Ebi'l-Bekâ)'nin kabrinin bulunduğu Ellez (Eski Çat, İlyas) köyünde kabri üzerine bir türbe yaptırmıştır. Bu köye yerleşip, talebeleri ile birlikte orada evler yaptırıp, çiftçilik ile meşgul olmuştur. Vefat edince de bu köyde defnedilmiştir. Elvân Çelebi de babası Âşık Paşanın izniyle bu köye yerleşti. Câmi, zâviye, türbe ve hamam yaptırdı. Bu köye yerleşmesi sebebiyle köyün ismi de Elvân Çelebi olarak anıldı.

📍 Mecitözü, Çorum

Şeyh Mustafa Hz.

Tokat Turhal İlçesinde Şeyh Mustafa Hz. Türbesi Nakşibendi Tarikatının Hâlidiyye kolu büyüklerinden Mustafa Haki Efendi 1272/1855 yılında Tokat ‘ın Soğukpınar Mahallesinde doğmuştur. Babası Tokat eşrafı ve âlimlerinden Abdullah Efendidir. Seyyid soyundan olup atalarının şeceresinin Trablusgarp’tan Abdusselâm b. Meşiş vasıtasıyla Hz. Hüseyin’e ulaştığı kaydedilmektedir. Osmanlı’nın son şeyhülislâmlarından Mustafa Sabri Efendi’nin anne tarafından yeğenidir. Erken yaşlarında hafızlık yaptıktan sonra ilim tahsiline Tokat’ta başlamış ve çeşitli hocalardan dersler almıştır. Onun sahip olduğu Allah(cc) vergisi güzel sesiyle Kur’an-ı Kerim okuması ve dinleyenlere huzur vermesinden dolayı kendisine “Melek Hâfız” lakabı verilmiştir.

📍 Turhal, Tokat

Pir Hayreddin'i Hıdır Çelebi Hz.

Amasya İli Pir Hayreddin'i Hıdır Çelebi Hz. Türbesi Hızır, Arapçadaki imlâsıyla el-Hadır kelimesi, hemen hemen bütün kaynaklarda bir isim değil, lakap olarak değerlendirilmiştir. Bu kelimenin bazı kaynaklarda da el-Hadr, el-Hıdır seklinde kaydedildiği görülürse de doğrusunun el-Hadır olduğu kabul edilmiştir. Bu kelimenin Türklerde Hızır veya nadiren Hıdır, İranlılarda ise Khezr şeklinde kullanıldığı bilinmektedir. El-Hadır kelimesinin yine Arapçadaki el-Ahdar manasına geldiğini belirten Ocak, bu kelimenin de yeşil, yeşilliği çok olan yer manasına geldiğini ifade eder. Pirler Camii içindedir. Pir Hayreddin'i Hıdır Çelebi Hz., Pir Sucaeddin İlyas Hz.'nin torunu, Pir Celaleddin'i Abdurrahman Çelebi Hz.'nin oğludur.

📍 Merkez, Amasya

Şeyh Fettullah Hz.(İmamı Gazali Hz)

Gaziantep Şahinbey İlçesinde Şeyh Fettullah Hz. (İmamı Gazali Hz) Türbesi Şeyh Fethullah Cami’si ilk yapıldığı gibi kalmıştır. Ve üzerinde değişiklik yapılmamıştır. Bu camiden bir daha yapılmamıştır. Bu camiden Türkiye’de değil dünyada bile eşi ve benzeri bulunmamaktadır. Halk kendi arasında “Aşagı Şeyh Camii de derlermiş. Kapının giriş zeminine renkli taşlar döşenmiş. Çünkü o renkli döşeme bölgeye has özelliktir. Karayılan (Molla Mehmet) adlı askerimizin mezarı da bu caminin bahçesinde bulunmaktadır. Bu askerimiz Antep savunmasında şehit olmuştur. Diğer camilerde Osmanlı ve Arap özellikleri varken bu camide ise Selçuklu mimarisi vardır. Ve bu cami tek direk üstünde yükselen camidir. Şeyh Fetullah Camii (Şıh Camii) Gaziantep teki en önemli külliyenin (cami, zaviye hamam ve medreseden oluşan) camisidir.

📍 Şahinbey, Gaziantep

Davut-i Halveti Hz.

Bolu Mudurnu İlçesinde Davut-i Halveti Hz. Türbesi Osmanlılar zamanında Mudurnu’da yetişen evliyâdan. Ali Bey adında bir zâtın oğlu olup, “Uzun Dâvûd” ve “Dâvûd-i Mudurnî” diye tanınırdı. Doğum târihi belli değildir. Halvetî şeyhlerinden Seyyid Yahyâ-i Şirvânî’nin yüksek talebelerinden Şeyh Habîb’in sohbetlerine devam edip, tasavvufun yüksek ma’rifetlerine kavuştu. Meczûb bir zât idi.

📍 Mudurnu, Bolu

Süleyman Gazi Hz. (Gazi Süleyman Paşa)

Çanakkale Gelibolu İlçesinde Süleyman Gazi Hz. (Gazi Süleyman Paşa) Türbesi Bolayır'da denize bakan bir tepede, şair Namık Kemal’in mezarı yanındadır. 1356 yılında Rumeli'ye ilk geçen Osmanlı Komutanı, Orhan Gazi oğlu, Rumeli Fatihi Şehzade Süleyman Paşa (1316-1358) için yapılmış bir türbedir. Kalın duvarları, kalın taş ve tuğla ile sıralıdır. Dört köşeli olup, kubbesinin kasnağında 4 pencere bulunmaktadır.

📍 Gelibolu, Çanakkale

Komutan Baba Hz.

Düzce Akçakoca İlçe'sinde Komutan Baba Hz. Türbesi,

📍 Akçakoca, Düzce

Dağıstanlı Sultanlar

Erzurum Pasinler ilçesinde Dağıstanlı Sultanlar Türbesi,

📍 Pasinler, Erzurum

Ahmed-i Bican Hz.

Çanakkale Gelibolu İlçesinde Ahmed-i Bican Hz. Türbesi 15 inci asırda yaşamış alim ve mutasavvıf bir zattır. Yazıcızade Muhammed Efendi’nin küçük kardeşidir. Babası alim bir zat ve kâtip olan Salih efendidir. Eserinde yer alan “Hak Teâlâ hazretleri, miskin Ahmed-i Bîcân’ı, deniz kenarında, gâziler şehrinde Gelibolu’da yarattı.” ifadesinden onun Gelibolu’da doğduğu anlaşılmaktadır. Babası Yazıcı Sâlih Efendi, bazı rivayetlere göre, Ankara veya Bolu civarında devlet hizmetlerinde kâtiplik yapmıştır. 1408′de tamamladığı, Anadolu’da astroloji sahasında ilk Türkçe manzum eser olan Şemsiyye’sini Ankara’da İskender bin Hacı Paşaya ithaf etmiştir. Sonra Gelibolu’ya gelip yerleşmiştir.

📍 Gelibolu, Çanakkale

Babam Sultan Hz.

Sakarya Pamukova İlçe'sinde Babam Sultan Hz. Türbesi,

📍 Pamukova, Sakarya

Caca Bey Hz.

Kırşehir Caca Bey Hz. Türbesi,

📍 Merkez, Kırşehir

Koyun Baba Hz.

Çorum Osmancık İlçesinde Koyun Baba Hz. Türbesi Osmancık İlçe merkezinde bulunan ve Osmanlı padişahlarından Sultan II. Beyazıt zamanında 1469 tarihinde yaptırılan türbe, yüksekçe bir tepe üzerinde kurulmuştur. Evliya Çelebi’ye göre türbe alanında cami, yemekhane, ziyafet odası, konuk evleri ve kurşun kaplı bir türbe yaptırılmıştır. Ancak, türbe dışındaki yapıların bugün temelleri kalmıştır. Türbenin çift kanatlı, derin oyma tekniği ile işlenmiş ahşap kapısı bugün Çorum Müzesi’nde korunmaktadır. Türbe 1989 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.

📍 Osmancık, Çorum

HACI BABA CELALETTİN TOPÇU

Manevi künyesi “ Ulu Veli El Hakim El Mülkü Kadim” olan Kutbul Arifin Gavsül Vasilin, Celalettin TOPÇU Hz. 16 Nisan 1912 Salı günü Rize'de dünyaya geldi. Ailesi Rize eşrafındandı. Dedesi Hüseyin Bilal Efendi ilmiyle amil, Efendimizin (sav) "Iz nefseke evvelen sümme iz'in-nas/Önce kendi nefsine sonra başkalarına nasihat et." kutlu hadisinin canlı bir örneğiydi, Allah’ın veli kullarından bir zattı. Efendiler Efendisi (sav) "Fe tûba lil-gureb/Gariplere müjdeler olsun." buyurmuşlardır. Celalettin TOPÇU henüz beş yaşındayken yetim kaldı. Annesi ve iki küçük kardeşiyle beraber çok sıkıntılı günler geçirdi. En acı fakirlikle imtihan edildi. Dedesinin yanında hem çalıştı hem de ilkokul tahsilini yaptı ancak baskılar sonucu eğitimine ara vermek durumunda kaldı. 18 yaşına kadar dedesinin yanında çalıştı ayriyeten bu zaman zarfında tasavvufi eğilimi olduğundan Rize civardaki Müderris Mahmut Efendi, Şeyh Osman Niyazi Efendi gibi devrin önde gelen alim zatların sohbetlerine katıldı. Askerlik sonrası İstanbul’a geldiğinde Abdulhakim Arvasi hazretlerinin sohbetine katıldı ve kendisine intisap etmek istedi ancak kısmetinin burada olmadığını kendisine ifade edildi. Tekrar memleketine dönen Celalettin TOPÇU bir vakit sonra Erzurum’daki Alvarlı Efe hazretlerini ziyaret etti ve kendisine intisap etmek istediğini belirtti. Efe Hz.leri de aynı cevabı vererek kısmetin burada olmadığını, İstanbul civarlarında olduğunu belirtti. Askerlik sonrası Hendek’te ikamet ederken Muhammed Esad Erbilli hazretlerinin halifesi Halil Fevzi Meriç ile tanıştı ve ona intisap etti. Hazretin son zamanları idi uzun süreler yanında kaldı ve manevi emaneti teslim aldı. Tasavvufi eğitimin yanında ticaretle de uğraştı. İstanbul Sabuncu handa, 1001 Çeşit adında küçük bir baharatçı dükkânı vardı. Burada uzun yıllar çalıştı ve daha sonra Zeytinburnu’nda bir bakkal dükkânı açtı 1980 yılına kadar burada çalıştıktan sonra Çanakkale Küçükkuyu beldesine hicret etti. 20 Ekim 2000 yılındaki vefatına kadar burada ikamet etti. Hacıbaba Celalettin TOPÇU Hz. Kerametleri zahir Evliyaullahın önde gelenlerinden ve Allah dostu idi. Sureti halktan gözükür ancak hakikat mertebesine ermiş bir evliyaullah idi. En ağır hastalıkları tedavi eder, hatta ve hatta akıl hastanesindeki hastaları bile tedavi ederdi. Bunun yanında tüm Türkiye’yi karış karış gezerek aralarında Peygamber, Sahabe-i Kiram ve Evliyaullah dan birçok kabir keşfi yapmış ve ispatları ile beraber yeryüzüne çıkartıp ihya etmiştir. Allah'a giden en kısa yolun yolu karşılık beklemeden hayır hasenat yapmakta olduğunu söylemiş ve bundan dolayıdır ki tüm servetini bu uğurda harcamıştır. Camisinden yoluna, okulundan su kuyularına, erzak dağıtımından öğrenci okutmaya velhasıl hayrın her çeşidini işlemeye gayret etmiştir. Hayatı sağlığında iken kurulan “ Fetihler Hayır Hizmetleri Vakfı” ve vefatından sonra kurulan “Celalettin TOPÇU Vakfı” çatısı altında yetiştirdiği insanlar tarafından hayır hizmetleri aynı yol erken üzere devam etmektedir. Hacı Baba Celalettin TOPÇU hazretlerinin detaylı hayat hikayesi ve menkıbeleri, torunu Seyit Gazi Veral tarafından derlenmiş ve Menakıb-ı Hacıbaba “Allaha giden en kısa yol: Hayır tezgahı kurmak” adlı eserde kitap haline getirilmiştir. Hacı Baba Celalettin TOPÇU Hazretlerinin eşi Muazzez Hanımdan 2 erkek, 3 kız olma üzere 5 çocuğu vardır. Büyük kızı Nermin Hanım ile evlenen damadı İsmail Veral Efendi, 16 yaşından beri yanında bulunmuş ve vefatına kadar ona hizmet etmiştir. Hacıbaba Hazretleri, kendisini irşad ederek vefatından sonra halife olarak bırakmıştır. Himmet ve kerameti vefatından sonra devam eden nadir evliyalardandır. Türbesi Çanakkale, Ezine Yaylacık köyünde El Hakimi Aile mezarlığındadır. Allah CC makamlarını ali, himmetlerini daim eylesin.

📍 Ezine, Çanakkale

Şeyh Ahmet Semerkandi Hz.

Uşak İli Şeyh Ahmet Semerkandi Hz. Türbesi Şeyh Ali Semerkandî, Hicrî 720 / Miladî 1320 yılında İsfahan’da doğmuştur. Babası Yahya Efendi’dir. İkinci Halife Hz. Ömer’in torunlarındandır Küçük yaşta Kur’ân-ı Kerim’i ezberledi ve çeşitli kıraatlere göre okumasını öğrendi. Tahsilini Semerkant’ta tamamladıktan sonra Buhara’ya giderek Alâeddin Buharî’nin talebesi oldu ve dinî ilimler ile tasavvufta kemale erdi. Kendisine “Mekke’ye doğru” denilince harekete geçerek yolculuğa çıkıp Mekke’ye kadar geldi. Mescid-i Haram’da 14 yıl İmam-Hatip olarak görev yaptı. Medine-i Münevvere’ye giderek Peygamber Efendimiz (S.AV.)’in kabrinin bulunduğu Ravza-ı Mutahhara’da 7 yıl türbedarlık yaptı. Ayrıca Şam, Kudüs ve Irak’ta ilim, irşat ve öğretim faaliyetlerinde bulundu. Daha sonra bu mübarek zat, Hz. Peygamber ( S.A.V.)’den aldığı manevî bir işaret üzerine Rum diyarı olan Anadolu’ya hareket etti. Beraberinde bulunan velilerin her birini ilgili yerlere yerleştirip, kendisi de Konya’ya gitti. Karaman, Bozkır ve benzeri yerlerde ikamet ederek gerekli irşat görevlerinde bulunan Şeyh Ali Semerkandî, devlet erkânına nasihat ederek onlara yol göstermiştir.

📍 Merkez, Uşak

Seyyid Nizam Hz.

İstanbul Zeytinburnu İlçesinde Seyyid Nizam Hz. Türbesi İstanbul velilerindendir. Asıl adı Nizameddin Ahmed Ebu Nesim'dir. Hazret-i Hüseyin neslinden gelip, seyyiddir. Halk arasında "Seyyid Nizam" olarak meşhur olmuştur. Bağdat'ta doğmuştur ama doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Hicri 957 (m.1550) yılında İstanbul'da vefat etti. Kabri İstanbul'du Silivrikapı’da, Seyyid Nizam Camii içindedir. Aslen Bağdatlı olan Seyyid Nizam Efendi Hazretleri, Kasım Zülfikar Mazenderânî'nin ilim meclislerinde ve hizmetinde bulunarak tasavvuf yolunda ilerlemiştir. Yavuz Sultan Selim Han'ın padişahlığı zamanında İstanbul'a geldi. Silivrikapı dışında bulunan dergâhta şeyh oldu. Burada talebe yetiştirdi. Pek çok kimse onun sohbetinde bulunup feyiz aldı. Pek çok kerametleri görülmüştür.

📍 Zeytinburnu, İstanbul

İbrahim Hakkı Hz.

Siirt Tillo İlçesinde İbrahim Hakkı Hz. Türbesi İbrahim Hakkı Hazretleri; dini ilimlerin yanı sıra astronomi, tıp, anatomi, fizyoloji, aritmetik, geometri, felsefe ve psikoloji gibi ilimlere ışık tutan Marifetname adlı dev eserin müellifidir. On sekizinci yüzyılda yaşamış önemli bir bilim adamıdır. Aynı zamanda çok iyi bir şair olan İbrahim Hakkı Hazretleri dönemin en iyi filozofu olarak kabul edilmektedir. İbrahim Hakkı Hz'nin sahip olduğu pozitif ilimleri en iyi gösteren eserlerden biri de, dünyaca ün yapmış "Işık Hadisesi"dir."Yeni yılın ilk güneşi, eğer hocamın başucuna düşmezse, ben o güneşi neyleyim!.." diyen İbrahim Hakkı Hz.'leri, hocasına olan saygısını göstermektedir.

📍 Tillo, Siirt

Bedir Muhtar Hz.

Aksaray Bedir Muhtar Hz. Türbesi, Bedir Muhtar Mezarlığındadır. Bedir Baba hacca gitmiş. Burada kalanlar ve Bedir Şah, Bedir Baba orada zemzem içiyor zemzemle abdest alıyor biz burada susuz kalıyoruz demişler. Bunun üzerine Bedir Şah'ın rüyasına giren Bedir Baba bir dua okuduktan sonra rüyada Bedir Şah'a yarın sen de bu duayı oku der. Sabah uyandığında rüyasında gördüklerini yapan Bedir Şah tepeden aşağıya inerken arkasından bir su aktığını fark eder. İnanışa göre, Bedir Şah suya baktığı an suyun akışı durmuş ve o gün bugün su kaynamaya devam etmiştir.

📍 Merkez, Aksaray

Ahmed-i Sarban Hz.

Tekirdağ Hayrabolu ilçesinde Ahmed-i Sarban Hz. Türbesi Bayrami – Melami şeyhlerinden olan Hayrabolulu Şeyh Ahmed Sarban hazretleri, Hayrabolu’da doğmuştur. Doğum tarihi belli değildir. Çocukluğu ve tahsil hayatı hakkında da fazla bir bilgi bulunmamaktadır. Memleketinde devecilik yaptığı için “Sarban” lakabıyla meşhur olmuştur. Ahmed Sarban genç yaşlarında Yeniçeri Ocağı’nda 26. Ortayı meydana getiren levazımat ve ulaştırma komutanlığına kaydolmuş ve subay rütbesi alarak devecibaşılığa kadar yükselmiştir. Kanunî Sultan Süleyman’ın 940/1533-34 senesinde gerçekleştirdiği Irak Seferine devecibaşı olarak katılmış ve bu sefer esnasında Pir Ali Aksarayi ile Karaman da görüşmüş ve kendisine intisap etmiştir. Bu hizmet, onun dünya ile kalbi bağının kesilmesine yol açmış ve şeyhinden hilafet aldıktan sonra memleketine giderek vefatına kadar burada irşad faaliyetinde bulunmuştur.

📍 Hayrabolu, Tekirdağ

Seyyid İshak Çelebi Hz.

Manisa İli Seyyid İshak Çelebi Hz. Türbesi İshak Çelebi Saruhanoğulları Beyliği’nin kurucusu olan Saruhan Bey’in torunu ve İlyas Bey’in oğludur. 1365-1390 yılları arasında idaresi altındaki Manisa’da en çok eser inşa ettiren Saruhan beyi olarak tanınır ve Ulu Cami Külliyesi dışında, caminin karşısına bir kütüphane, Eskihisar Mahallesine bir mescit ve Körhane Mahallesine de bir zaviye yaptırmıştır. Ne var ki, bu eserler günümüze ulaşamaz.

📍 Şehzadeler, Manisa

Eşrefoğlu Rumi Hz.

Bursa İznik İlçesinde Eşrefoğlu Rumi Hz. Türbesi Anadolu'da yaşayan büyük velîlerden, şâir. İsmi Abdullah olup, babasınınki Eşref'tir. Babasının ismi ile şöhret buldu. Babası, Mısır'dan İznik'e göç etti. Eşrefoğlu Rûmî İznik'te doğdu. Doğum târihi belli değildir. 1484 (H. 889)'da İznik'te vefât etti. Türbesi İznik'tedir. Eşrefzâde-i Rûmî diye de bilinir.

📍 İznik, Bursa

Habib Baba Hz. (Timurtaş Baba)

Erzurum Habib Baba Hz. Türbesi Habib Baba 19. yüzyıl mutasavvıflarındandır. Aslen Hindistanlıdır. Babası ile Bitlis'e gelip Uşşâki Ali Baba'ya talebe olmuştur. Kısa zamanda yetişip kâmil bir velî olmuş ve hocasının emriyle önce Şam'a sonra Erzurum'a gelerek insanlara İslamiyet’i anlatmış, dünyâ ve ahiret saadetine kavuşmaları için çalışmıştır.

📍 Yakutiye, Erzurum

Ertuğrul Gazi Hz.

Bilecik Söğüt ilçesinde Ertuğrul Gazi Hz.Türbesi Doğum tarihi kesin olarak bilinmediği gibi, Genel kabule göre 1189’da doğmuş,1231’de Söğüt’e yerleşmiş 1281’de ise vefat etmiştir.babası oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı boyundan Süleyman Şah’tır, annesi Hayme Ana, eşi ise Halime Hatun’dur. Ertuğrul Gazi’nin, Sungur, Tekin, Gündoğdu ve Dündar isimli üç kardeşi, Osman, Saru Batu (Savcıbey) ve Gündüz isimli üç oğlu vardır. Selçuklu ordusunun Sivas yakınlarında büyük Moğol birliği ile savaşında Ertuğrul Gazi’nin Selçukluların yardımına koşması ve zaferdeki katkısı nedeniyle Selçuklu hükümdarı Alaeddin tarafından kendisine Ankara tarafındaki Karadağlar mıntıkası ikta olarak verildi. Ertuğrul Gazi daha sonra aşiretiyle beraber Söğüt ve Domaniç’e yerleşti (1230).Ertuğrul Gazi, çevresinde bulunan beylik ve devletlerin durumlarını, siyasi şartlarını iyi değerlendirdi. Komşularıyla daima iyi geçinerek aşiret ve tebaasını güçlü bir durumda rahat ve huzur içinde yaşattı. Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra, küçük oğlu, Osman Gazi kavim ve kabilesinin reisi oldu. Osman Bey’in bağrından çıkarak denizleri, diyarları, kıtaları ve ülkeleri muhteşem dalları arasına alacak olan çınarın kökü toprağa yayılmaya başladı. Öyle ki, bu çınarın gölgesi altında bütün insanlık Asr-ı Saadetten sonra, bir daha görüp hayal edemediği bir şekilde tam altı asır yaşadı.

📍 Söğüt, Bilecik

Şeyh ül Ümran Hz.

Bolu Mudurnu İlçesinde Şeyh ül Ümran Hz. Türbesi Bolu’nun isimsiz velilerinden. Kimliği ve yaşadığı zaman hakkında elimizde kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Her yıl temmuz ayının ilk pazar günü Şeyhül Ümran bayramı olarak kutlanmaktadır. Bugünde Kur’an-ı Kerim ve Mevlidi şerif okutulmaktadır. Gelen misafirlere de kazanlarda pişen pilav ikram edilmektedir. Gerek ilçe içinden gerekse çevre il ve ilçelerinden katılım çok fazla olmaktadır. Rivayetlere göre Şeyhül Ümran karşısında misafir olmadan yemek yemezdi. Eğer misafirsiz kalırsa daima günlerinin oruçlu geçirirdi. Bir gün böylece oruca niyet etti. Lakin akşama doğru bir misafir çıka geldi. O da iftar vaktine az kaldığı ve orucunu bozmamak için misafiri aç bilaç lafa tuttu. Şeyhül Ümran o gece rüyasında ona şöyle hitap edildi.” Ümran… senin bize güzel bir ibadetin vardı. Bizim de sana karşı bir adetimiz… Sen adetini değiştirdin, biz de kendimizinkini değiştirdik…” Ümran, üzüntüler içinde uyandı. Bir zaman sonra Sülüs isimli köydeki malı ve mülkü üzerinde, hükümet memurları onu sigaya çektiler. Sıkıldı ve köyünden çıkıp gitti. Bir süre sonra bir başka büyük kişiye misafir oldu. Kendisinin, misafiri ne kadar çok sevdiğini bildikleri için ikramın her türlüsünü gösterdiler. Fakat Şeyhül Ümran durmadı, bir gün sonra yola çıkmaya karar verdi. Sordular; Niçin birkaç gün daha kalmıyorsunuz? sizi rahat ettirmek için hizmet ederdik, dediler. Cevap verdi; ben suçlandırılmış bir kişiyim. Beni nimet ve rahat içinde görüp, rızasını kabul etmezse ne yaparım? Bırakın, başımı alıp mihnetime doğru yöneleyim… Ta ki, Onun rızası ne ise tecelli etsin. Ve Ümran gitti. Onu bu cevaptan sonra şehrin tepelik bir viranesinde ölü olarak buldular. Mudurnu ve çevresin Sülüs köyü adında bir yerin bulunduğu tesbit edilememiştir. Ancak, Şeyhül Ümran ‘ın Mudurnu’daki türbesinin bulunduğu tepe de yattığı bilinmektedir. Mezar taşında da bir kitabe yoktur.

📍 Mudurnu, Bolu

Şeyh Maksud Hz.

Şanlıurfa Eyyübiye İlçesinde Şeyh Maksud Hz. Türbesi Şanlıurfa’daki türbelerin en eski tarihlisi olan bu yapı, aslında dört eyvanlı kapalı Selçuklu medreseleri tarzında inşa edilmiş bir medrese yapısıdır. Doğudaki eyvanın alt kısmındaki odada Şeyh Mesut’un mezarı, eyvan içerisinde de sandukası bulunmaktadır. Şeyh Mesut, Anadolu’nun İslamlaşmasını sağlayan ve halkın mezheplerle tanışmasını sağlayan Hoca Ahmet Yesevi’nin halifelerinden biridir. Şeyh Mes’ud, Nişabur’dan Anadolu’ya gelerek halka İslamiyeti öğretmekle görevlendirilmiştir. Uzun yıllar Urfa’da Müslümanlığa hizmet etmiş evliyadandır. Yapının 100 metre kadar batısında bulunan bir sarnıcın yanındaki kaya üzerine yazılmış Arapça kitabede: "Bu sarnıc, Nişaburlu Said Hengel'in oğlu Mes‘ud tarafından 10 Receb 579 (m. 30 Ekim 1183) tarihinde oyulmuştur. Kim Allah'ı yardıma çağırırsa, Allah ona ve bütün Müslümanlara yardım ve merhamet etsin" yazılıdır.

📍 Eyyübiye, Şanlıurfa

Şah Bey Hz.

Samsun Ondokuzmayıs İlçe'sinde Şah Bey Hz. Türbesi, Yörükler Mahallesindedir.

📍 Ondokuzmayıs, Samsun

Seyyid Ali Hz.

Bitlis İli Seyyid Ali Hz. Türbesi,

📍 Merkez, Bitlis

Saraca Paşa Hz.

Çanakkale Gelibolu ilçe'sinde Saraca Paşa Hz. Türbesi,

📍 Gelibolu, Çanakkale

Şeyh Yusuf El Hamedani

Kilis ili Şeyh Yusuf El Hamedani Türbesi Yusuf Hemedanî Hazretleri Hicrî 441 (Miladî 1049) senesinde Hemedân’ın bir köyünde doğdu. On sekiz yaşında iken ilim tahsili için hilâfet ve ilim merkezi olan Bağdat’a gitti. Büyük âlimlerden fıkıh, hadis, tefsir ve kelâm gibi İslâmî ilimleri tahsil etti. Zekâ ve liyakati ile akranlarının önüne geçip hocalarının en gözde talebesi oldu. İslâmî ilimlere dair sayısız kitap ezberinde idi. Zamanındaki birçok meşâyıh ile tanışmış ve onların sohbetinde bulunmuştu.

📍 Merkez, Kilis

Piri Mehmet Halife Hz.

Isparta Merkez İlçesinde Piri Mehmet Halife Hz. Türbesi Isparta’nın namazgâh yöresinde, şimdiki Halı Sarayı-Sümer Bank karşısındaki yerde bulunan türbe, yerinden kaldırılıp eski mezarlığa nakledilmiştir. Fakat mezar daha sonra bulunduğu yerden kaybolmuştur. Piriefendi Sultan’ın asıl adı Piri Mehmet Halife’dir. Kendisi (Seyit Ahmet Buhari) halifelerinden olup, vatanı olan Isparta’da uzun süre oturmuş, 1554 yılında vefat etmiştir. Hakkında pek çok rivayet bulunmaktadır. Bunların en önemlisi hâlâ aramızda yaşadığı ve sağlığında Sarıdere’de dağın eteğinde abdest alacak su bulamadığından asasını vurduğu yerden su fışkırmasıdır. Piriefendi’nin sağlığında, Manisa-Konya ve Kütahya Valiliklerinde bulunan ve bir ara Isparta’ya gelen Sultan II. Selim (Sarı Selim) Piriefendiyi ziyaret ettiğinde “Büyük Şehzade Mustafa’ya taht nasip olmayacağını, Kanuni’den sonra kendisinin padişah olacağını” söylediği 1556 yılında padişah olunca, kâgir türbeyi yaptırdığı söylenir. Piriefendi Sultan Karaağaç Mahallesi’nde evine yakın bir yerde, dolma çeşme ile bir mescit ve bir de okul yaptırmıştır.

📍 Merkez, Isparta

Gelibolu Mevlevihanesi Yatırlar (Parsa Sabır Muhammed)

Çanakkale Gelibolu İlçesinde Gelibolu Mevlevihane’si Yatırlar Gelibolu Mevlevihanesi, içlerinde çile çıkarılan, derviş yetiştirilen 15 Mevlevi Asitanesinden birisidir. 17. Y.Y da (Muhtemelen 1621 tarihinden önce) kurulan Mevlevihane bu onbeş Asitane içinde en geniş araziye ve en haşmetli Semahaneye sahiptir. Binalardan bugüne kalanlar, Hamza koy askeri bölge içinde ve deniz kenarına yakın alanda bulunan semahane-türbe ve taç kapıdan ibarettir. Mevlevihane’nin banisi ve ilk postnişini yeniçeri ağalarından Kara Hasan Ağa’nın oğlu Ağazade Mehmet Hakiki Dede’dir. Mevlevihane kendisine izafeten Ağazade Dergâhı adıyla anılmıştır.

📍 Gelibolu, Çanakkale

Hayme Ana ( Ertuğrul Gazi'nin Anası)

Hayme Ana, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi'nin ninesi, Ertuğrul Gazi'nin annesidir. Oğuzların Bozok kolunun Kayı Boyuna mensup bir Türkmen (Yörük) kızıdır. Kayı Boyu önce Ankara’nın batısındaki Karacadağ yöresine yerleşmiştir. Ankara'nın batısındaki Haymana ilçesi adını Hayme Ana’dan almıştır. Osmanlı obasının Söğüt ve Domaniç'e yerleşmesiyle belli bir dönem devlet idaresini eline alması ve devletin kuruluşunda hayati rol oynaması sebebiyle "Devlet Ana" olarak da anılmıştır. Ölümü üzerine Domaniç ilçesine bağlı Çarşamba köyüne gömülmüştür.

📍 Domaniç, Kütahya

Abdullah Rüşdi Hz.

Bolu Mudurnu İlçe'sinde Abdullah Rüşdi Hz. Türbesi, Tarikatı Halveti Şeyh ve Müridleri Türbesindedir.

📍 Mudurnu, Bolu

Üryan Baba Hz.

Elazığ Harput İlçe'sinde Üryan Baba Hz. Türbesi Harput’a çıkarken dik kayalıklara varmadan sağ tarafta 100m kadar mesafede ağaçlık bir yerde kayaların yanındadır. Türbe bir kaya oyuğundan ibaret olup hemen önünde bir bölüm ve yanında da bir mescit bulunmaktadır.Elâzığ Harput İlçesinde Üryan Baba Hz. Türbesi, Harput’a çıkarken dik kayalıklara varmadan sağ tarafta 100m kadar mesafede ağaçlık bir yerde kayaların yanındadır. Türbe Makam bölümünü oluşturan yapı kayalıklar içindeki bir mağaranın türbeye dönüştürülmesi ile meydana getiril-miştir Bu kayalıklara Harput'un halkı tarafından eskiden "Tilki Kayalıkları" derlerdi. Türbenin hemen yakınında eski bir mezarlık vardır. Üryan Baba Türbesi ile ilgili tarihi kayıtlara baktığımızda burada bir hücre ve mescit bölümünün bulunduğu yazılıdır. 2012 yılında onarılan yapının duvarları kesme taştan yapılmıştır. İshak Sunguroğlu'nun "Harput Yollarında" adlı eserinin birinci cildinde türbe yanında bulunan mescidin eskiden tekke olarak kullanıldığından bahsedilmiştir. Türbede yatan Üryan Baba'nın kim olduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Türbe kapısını oluşturan taş bloktaki yazıda "Allah'ın sevgili kullarından İsmail'in torunu, Ömer'in oğlu Hafız Muhammed" şeklinde bir ibare bulunduğu görülmektedir. Türbe mezarın keşfinden sonra Hicri 1278 yılında yapılmıştır. Sandukası giriş kapısından sonra hemen sağda bulunmaktadır.

📍 Merkez, Elazığ

Hz. Mevlana'nın Validesi ve Ailesi

Karaman İli Hz. Mevlana’nın Validesi ve Ailesi Türbesi Karaman'da 1370 yılında Karaman beylerinden Alaaddin Bey tarafından yaptırılan ve içinde Mevlâna’nın annesi Mümine Hatun, kardeşi Alaaddin Çelebi ile yakınlarına ait sandukaların bulunduğu tarihi Aktekke Camii içinde yer almaktadır.

📍 Merkez, Karaman

Vehhab-i Ümmi Hz.

Antalya Elmalı İlçesinde Vehhab-i Ümmi Hz. Türbesi XVI. yüzyıl mutasavvıf şairlerimizdendir. Halveti tarikatının orta kolunu temsil eden Ahmet Şemsü'd-din Marmaravi'den feyz almıştır. Kendileri de, mutasavvıf şair ve yazarlardan Ramazan Armağani ve Elmalılı Şeyh Eroğlu Yahşi Efendi'yi yetiştirmiştir, ayni zamanda Halveti'liğin çevrede etkin bir dergâh hâline gelmesinde öncü olmuştur. Vahap Ümmi'nin oldukça zengin bir divanı vardır.

📍 Elmalı, Antalya

Şeyh Cemaleddini Aksarayi Hz.

Aksaray Şeyh Cemaleddini Aksarayi Hz. Türbesi Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde Anadolu'da yetişen âlini velilerdendir. Adı, Muhammed'dir. Babası, büyük âlim Fahreddin-i Râzî Hazretleri'nin torunlarından Vaiz Muhammed b. Muhammed'dir. Nesebi, bir koldan Hazreti Ebu Bekir'e, bir koldan da Hazreti Ömer'e ulaşmaktadır. Cemaleddin lakabıyla ve Aksarâyî nisbesiyle meşhur olmuştur. Aksaray'da doğmuştur. Doğum tarihi bilinmemektedir. 791 (m.1389) yılında Aksaray'da vefat etti. Kabri, Aksaray'daki Ervah kabristanındadır. Tahsiline Aksaray'da babası ve diğer âlimlerden başladı. Daha sonra Amasya'ya gidip, aynı lakabı taşıyan hemşehrisi Cemaleddin İbrahim Aksarâyî'nin oğlu Fahreddin İlyas Rumî’den ders aldı. Hacı Şâdgeldi Paşa ile ders arkadaşı oldu. Hacı Şâdgeldi Paşa Amasya Emiri olunca, Cemaleddin Aksarâyî Hazretleri'ni Amasya kadılığına getirdi. Daha sonra Amasya kazaskerliğine getirildi. Amasya'da çıkan bir karışıklık üzerine oradan ayrılıp Konya'ya geldi. Karamanoğlu Alâeddin Bey onu Konya kadılığına tayin etti. Daha sonra Aksaray'a dönüp, Zincirli Medrese müderrisliğine getirildi. Hazret, bu medresede yıllarca dersler verip âlimler yetiştirdi. Molla Fenarî gibi bir âlim onun talebesi olarak şereflenmiştir. Seyyid Şerif Cürcânî Hazretleri, onu ziyaret edip, ilim ve feyzinden yararlanmak için Anadolu'ya geldi. Fakat o Aksaray'a gelmeden Cemalleddin Aksarâyî vefat etti. Bunun üzerine Seyyid Şerif Cürcânî, Molla Fenarî Hazretleri'yle birlikte Mısır'a gidip, Ekmelüddin Berbetî'den ilim tahsil ettiler. Hayatının tamamı öğrenmek ve öğretmekle geçen bu büyük âlim, 791 (m. 1389) yılında vefat etti. Türbesi Ervahlar Mezarlığındadır.

📍 Merkez, Aksaray

Seyyid Ömer Hz.

Kütahya Seyyid Ömer Hz. Türbesi

📍 Merkez, Kütahya

Şeyh Muhammed Hasani Hz.

Mersin Tarsus İlçe'sinde Şeyh Muhammed Hasani Hz. Türbesi, Bir ehli keşif zatın rivayetine göre bu zatı ziyaret etmeden, hayır duasını almadan, Ulu Cami Peygamberler makamlarını edeben ziyaret etmemeleri gerekiyor.

📍 Tarsus, Mersin

Hacı Bayram-ı Veli Hz.

Ankara Altındağ İlçesinde Hacı Bayram-ı Veli Hz. Türbesi Doğum ismi, Numan bin Ahmed, lakabı "Hacı Bayram"dır. 1352 (H. 753) tarihinde Ankara'nın Çubuk Çayı üzerinde Zülfadl (Sol-fasol) köyünde doğdu. Hacı Bayram-ı Veli, 14. ve 15. yüzyıllarda Anadolu'da yetişti. Eserlerini Türkçe olarak yazarak Türkçe kullanımını Anadolu'da önemli şekilde etkiledi. Sultan Murad Han verdiği ünlü bir fermanda, Hacı Bayram-ı Veli'nin talebelerinin, yalnız ilim ile meşgul olmaları için, onların vergi ve askerlikten muaf tutulduğu bildirmiştir. Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u feth edeceğini II. Mehmed'in babası II. Murad'a bildirdiği rivayet olunur. Türbesi Hacı Bayram Veli Camii’ndedir.

📍 Altındağ, Ankara

Somuncu Baba Hz.

Aksaray Somuncu Baba Hz. Türbesi Şeyh Hamidi Veli Somuncu Baba Hazretleri’nin Anadolu’da yurt edindiği mekânlardan bir tanesi de Aksaray’dır. Hem Bursa yıllarından önce hem de Bursa’dan ayrıldıktan sonra Aksaray’da ikamet eden Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri, Aksaray’ın meşhur ervah mezarlığı civarına halvethanesini ve çilehanesini kurmuştur. Başta Hacı Bayram-ı Veli olmak üzere talebelerinin yetişmesi için çalışan Hamidi Veli Hazretleri irşât vazifesi için Hacı Bayram-ı Veli’yi Ankara’ya buradan görevlendirmiştir. Oğullarından Yusuf Hakiki Baba’yı da Aksaray’a görevlendiren Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri Hac yolculuğuna diğer oğlu Halil Taybi Hazretleri ile çıkmışlardır. Türbesi Ervahlar Mezarlığında bulunmaktadır.

📍 Merkez, Aksaray

Arap Baba Hz.

Niğde İli Arap Baba Hz. Türbesi, Arapdede Caddesinde yolun tam ortasında sanki çiçekliği andıran küçük kare şeklinde bir kabri vardır. İlk etapta kabir olduğu anlaşılmıyor. Dikkat etmek lazım.

📍 Merkez, Niğde

Piri Mehmet Paşa Hz.

İstanbul Silivri İlçesinde Piri Mehmet Paşa Hz. Türbesi 16. yüzyıl Osmanlı veziriazamlarından Piri Mehmed Paşa Konya’da dünyaya geldi. Medrese tahsiline babasının Halvetiyye şeyhi olarak bulunduğu Amasya’da başlayan Mehmed Paşa eğitimini İstanbul’da tamamladı. Tamamlanan eğitiminin ardından Amasya Mahkemesi’nde kâtiplik yapan Mehmed Paşa, daha sonra İstanbul Fatih İmareti mütevelliliğine getirildi. II. Bayezid’in son yıllarında kadılıktan hazine defterdarlığına geçti. Yavuz Sultan Selim’in cülûsunun ardından başdefterdar oldu. Çaldıran Seferi’ne ise Rumeli defterdarı olarak katılan Mehmed Paşa, Şah İsmâil’in savaş meydanından kaçıp Tebriz’i terk etmesi üzerine onun şehirdeki hazine ve mallarının denetim altına alınması işiyle görevlendirildi. 5 Ekim 1514 Mustafa Paşa’nın azli neticesinde boşalan vezirlik koltuğuna oturdu. Amasya’da meydana gelen yeniçeri ayaklanmasında evi yağmalanan Piri Mehmed Paşa, İstanbul’a dönüldükten sonra yapılan tahkikat sırasında bu işte ihmali olduğu gerekçesiyle vezirlikten azledildiyse de hemen ardından vezirlik yeniden kendisine verildi. Ancak çok geçmeden Diyarbekir’den gelen olumsuz haberler yüzünden azledilip Yedikule’ye kapatıldı, aynı günün akşamında serbest bırakıldı. Türbesi Piri Mehmet Paşa Camii arkasındaki hazirede bulunmaktadır.

📍 Silivri, İstanbul

Himmet Dede Hz. (Dede Koru)

Düzce Gümüşova İlçe'sinde Himmet Dede Hz. Türbesi

📍 Gümüşova, Düzce

Melik-i Tahir Hz. ( Dahar)

Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Melik-i Tahir Hz. ( Dahar) Türbesi, Kurtuluş mahallesinde, ev gibi görünen bir mağara içindedir. Türbe girişi çok büyük hareketli bir granit taş ile gizlenmiştir. Kapı anahtarı yakında bir evdedir. Melik Tahir (Dahar) Türbesi Kurtuluş Mahallesinde yer alır. Doğuya bakan dış kapıdan merdivenle inildikten sonra, ikinci bir taştan oyma kapıyla türbe bölümüne geçilmektedir. Melik Tahir' in mezarı beton malzemeden yapılmıştır. Mezar taşın üzerinde, yörede "Melik Tahir' in Yeşili" olarak bilinen yeşil renkli bir örtü bulunmaktadır. Türbede Selehaddin-i Eyyubi'nin oğlunun defin olduğu ileri sürülür. Türbenin İslam döneminde de türbe ve mescit olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir.

📍 Birecik, Şanlıurfa

Ervahlar Kabristanı

Aksaray Ervahlar Kabristanı Aksaraylı ve civar şehir insanlarının her fırsatta ziyaret ettiği bir mekân olmuştur. İçerisinde yedi binden fazla evliyanın bulunduğu bu mekân, aslında Aksaray’ın gerçek merkezidir. Ervah’ın kelime manası “ruhlar” demektir. Istılahta ise içerisinde çok sayıda Allah dostunun medfun bulunduğu kabristan demektir. Aksaray üzerine yapılmış araştırmalarda ervah hakkında fazla bir malumat bulunmamaktadır. Bununla birlikte Ervah hakkındaki en önemli bilgiyi Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde görüyoruz. Evliya Çelebi, yedi binden fazla evliyanın yattığı bu şehir için; “Dârü’l-Ervah denilen bu yere nice defalar nur inmiştir. Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse üzüntüsü gider.” demektedir. Ervah kabristanı, Aksaray’ın merkezinde bulunan Kılıçarslan Tepesi’nin eteklerinde, doğu-batı yönünde eğimli bir arazi üzerinde, kuzey-güney yönünde uzanmaktadır.

📍 Merkez, Aksaray

Kara Baba Hz. (Kara Kabir)

Gaziantep Şahinbey ilçesinde Kara Baba Hz. Türbesi, İnönü Caddesi üzerinde Karakabir otobüs durağının dibindedir.

📍 Şahinbey, Gaziantep

Hacı Bektaş-ı Veli Hz.

Nevşehir Hacıbektaş İlçesinde Hacı Bektaş-ı Veli Hz. Türbesi 13. yy.da yaşamış büyük Türk düşünürü Hacı Bektaş Veli’nin Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda ve Anadolu’nun Türkleşmesinde etkisi olmuştur. 1948 tarihli Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ile örtüşen insan, evren ve Tanrı sevgisine ve hoşgörüye dayalı öğretileri bugün yalnızca Anadolu’da değil Balkanlar ve Orta Doğu’da da varlığını sürdüren Bektaşilik tarikatının temellerini oluşturmaktadır. Bektaşiler tarafından bu tarikatın öğretilerinin ortaya çıktığı ve tüm Dünyaya yayıldığı merkez olarak kabul gören Hacı Bektaş Veli Türbesi, uluslararası önem taşıyan bu inanç sistemiyle doğrudan ilgili olması ve bu inanç sisteminin ritüel ve sembollerinin türbe mimarisi ve iç tasarımında kullanılması nedeniyle Dünya Miras Listesi’ne aday olarak gösterilmiştir.

📍 Hacıbektaş, Nevşehir

Ahi Evran-ı Veli Hz.

Kırşehir ili Ahi Evran-ı Veli Hz. Türbesi Ahi Evran, bugün İran sınırlarında yer alan, devrinin önemli kültür merkezlerinden Hoy kasabasında doğmuştur. Ahi Evran’ın doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak birçok kaynakta yer alan 93 yıl ömür sürdüğü bilgisinden hareketle, Hicrî 659’da (1261) öldüğü göz önünde bulundurulduğunda Ahi Evran’ın hicrî 566 (1171) yılında doğduğu anlaşılmaktadır. Anadolu’da Ahilik teşkilâtının kurucusu ve 32 esnaf zümresinin pîri kabul edilen Ahi Evran’ın asıl adı Mahmud’dur. Babasının adı ve doğum yerine nispeten Mahmud bin Ahmed el-Hoyî (Hoylu Ahmet’in oğlu Mahmut) denmiştir. Künyesi Ebu’l-Hakâyık (hakikatlerin babası), lakabı Nasîrüddîn’dir (dinin yardımcısı). Ahi şecerenâmelerinde ise Nimetullah (Allah’ın nimeti) olarak anılmaktadır.

📍 Merkez, Kırşehir

Kılıçarslan Hz. Türbesi (Sultan II. Kılıçarslan)

Aksaray Kılıçarslan Hz. Türbesi Sultan II. Kılıçarslan tarafından Arkhelais Şehri’nin harabeleri üzerine kurulan Türk-İslam şehri Aksaray, Selçukluların ikinci payitahtı olmuştur. II. Kılıçarslan, büyük bir askeri komutan, güzel sanatlara düşkün özellikle imar faaliyetlerine önem veren bir sultandı. Kale ile çevirdiği Aksaray’da saray, kervansaray, medrese, hamam vb. gibi eserler yaptırmıştır. Bunun yanında, kale dışında şehrin doğusunda yer alan tepede, Aksaray suyunun aktığı Kulkul Sahrasında bulunan tepeye bir yazlık köşk, dinlenme ve konuk yerleri olan bir de zaviye yaptırmıştı. Köşkün aynı zamanda bir de haremi olup, bu sebeple Kırkkızlar adını bu haremden almış olması muhtemeldir. II. Kılıçarslan’nın vakfiyelerinden çoğu günümüze kadar ulaşmıştır. Sultan II. Kılıçarslan yaptırdığı Aksaray Kalesi önünde savaşırken ölmüş, iç organlarıyla mumyalanmış, yaptırdığı kümbete konulmuştur. Bu türbede, Aksaray’da boğdurularak öldürülen IV. Kılıçarslan’ın iç organları da gömülüdür. Türbe mahruti kubbeli olup, altında cenazelik veya mumyalık olması muhtemeldir. Meydana gelen bir depremde bu yapı ile pek çok tarih yadigarı yıkılmış ya da hasar görmüştür. Bu zelzelede yıkılan Kılıçarslan Türbesi, sonradan aslına uygun olmadan tamir edilerek onarılmıştır. Türbesi Ervah mezarlığı arkasındaki tepededir.

📍 Merkez, Aksaray

Şeyh Tacettin Veli Hz.

Kayseri Melikgazi İlçesinde Şeyh Tacettin Veli Hz. Türbesi Şeyh Taceddin hazretleri, on yedinci yüzyılın başlarında Ankara’da yaşamış ünlü mutasavvıflardandır. Bursa’dan Ankara’ya göç ettiği ve burada dergâh kurup, Bayramiye- Celvetiye yolununun irşadı ile meşgul olduğu bilinmektedir. Hayatı hakkında fazla bir malumat yoktur. Babas adına Taceddin Camii’ni ilk yaptıran oğlu Şeyh Mustafa Efendi’dir.

📍 Melikgazi, Kayseri

Garip Baba Hz.

Çanakkale Bayramiç İlçe'sinde Garip Baba Hz. Türbesi, Eski mezarlığın köşesinde.

📍 Bayramiç, Çanakkale

Bahşi Yahya Hz.

Çanakkale Ezine İlçe'sinde medfun olan, Bahşi Yahya Hz. Bursa'da medfun Emîr Sultan hazretlerinin halifelerinden fazilet sahibi arif bir zattır. Alaşehirde medfun Şeyh Sinan Efendiden ve büyük Lütfullah Efendiden sülûkünü tamamlamış olup, Karasi (Balıkesir) kazalarından Gönenlidir. H. 840, M 1436 da Yaylacık'ta vefat etmiştir. Türbesi, Yaylacık Köyü'nde Hacıbaba Camii yanındadır. Eserleri basılmış olup aşağıdadır: (Şerhu Şiratü'l-İslâm), (İVIenakib-i Emîr Sultan), (Envarü'l-Kulûb), (Menakib-i Şeyh Muhammed İbni îsa Akhisarî), (Sihah-i Acemi), (Makteli îmam-ı Hüseyin), (Dîvan-ı İlahiyat), (Mevlid-i Nebî) dir. Şir'a şerhinin bir nüshası Nuruosmaniye kütüphanesinde vardır.

📍 Ezine, Çanakkale

Sıddi Zeynep Hz.(Seyyid Battal Gazi Hz.'nin kerimesi)

Malatya Battalgazi ilçesinde Sıddi Zeynep Hz. Türbesi Battalgazi ilçesinin Karahan Mahallesi’ndedir. Kayseri'de bulunan Miladi 1184 tarihini taşıyan aynı sitildeki kümbetten yola çıkılarak, bu türbenin de Danişmend sultanlarından birine ait olma ihtimali oldukça kuvvetlidir. Kümbet, 1965 yılında halkın yardımlarıyla onarılmıştır. Kümbetin içten ve dıştan sekizgen piramidal bir gövdesi ve külahı vardır. Yapıda tamamen düzgün kesme taş kullanılmıştır. İçerisinde, son zamanlarda betonla yenilenmiş sade bir mezar bulunup, bu mezarın kime ait olduğuna dair herhangi bir kitabesi mevcut değildir.

📍 Battalgazi, Malatya

Yahşi Bey Hz. (Yahşi Dede)

Çanakkale Bayramiç ilçesinde Yahşi Bey Hz. Türbesi Karasi Beyliği'nin Bergama hükümdarı, Karesioğlu Şuca-üddin Yahşi Bey'in onbeş şehir ve o kadar kaleye ve yirmi bin süvari askere ve donanmaya sahip olduğunu yazar. Yahşi Bey, 1341 ve 1342 senelerinde iki defa donanması ile Gelibolu yarımadasına asker çıkarmış ise de muvaffak olamayarak Kantagüzen ile anlaşmaya mecbur olmuştur. Türbesi Yahşieli Köyü'nde Köy içi camiinin önündeki sokak arkasındadır.

📍 Bayramiç, Çanakkale

Zeynel Arap Hz.

Çanakkale Gelibolu İlçesinde Zeynel Arap Hz. Türbesi Yazıcızade Mehmet Efendi’nin hocasıdır. Yazmış olduğu ünlü eseri” Muhammediye” sinin bir bölümünde hocası Zeynel Arap Hazretlerindenn hürmet ve saygıyla bahsederek kendisin eğitimindeki etkisinde bahsetmektedir. Yazıcızade Mahellesindeki türbesindeki kitabesinde ”Kutbul Arifin yazıcızade Mehmet efendinin hocası Zaynel arap hazretlerinin türbesi şeriflerdir” diye H. 1150 M. 1734 yazılıdır.

📍 Gelibolu, Çanakkale

Sinan-ı Ümmi Hz.

Antalya Elmalı İlçesinde Sinan-ı Ümmi Hz. Türbesi Millî kültürümüzü ve dilimizi inşa eden isimlerden, ustalardan biri Sinân-ı Ümmî. Elmalı gibi bir taşra yöresini, sade ve herkesin anlayabildiği öz Türkçesiyle, örnek ahlâk ve yaşantısıyla, tesir gücü çağlar ötesine ulaşan etkili şiir diliyle tam bir ilim, irfan ve sanat merkezi hâline getiren bir söz üstadı. Onun gibi bir şahsiyetin bütün insanlığa sunduğu âb-ı hayat niteliğindeki sözlerin bugün bile ilk günkü kadar taze oluşu ise işaret ettiği yolun doğruluğundan olsa gerek. Sinan-ı Ümmi Camii yanında metfundur.

📍 Elmalı, Antalya

Baba Sultan Hz.

Kocaeli Gölcük İlçesinde Baba Sultan Hz. Türbesi Kocaeli İli, Gölcük İlçesi Değirmendere Örcün Köyü’nde selvi ağaçlarıyla çevrili tepede yükseltilmiş platform üzerinde yer alan Osmanlı Dönemine ait tek türbe mekandır. İçinde Sultan Baba’ya ait ahşap sanduka ile III.Selim’den kalma H.1203 (M.1787) yıllarına ait berat bulunmaktadır. Halveti Tarikatı’nın Şemsi Kolu’nun bir üyesidir. Türbe girişinin sağında yer alan hazirede 1879 tarihli Osmanlı Mezarı bulunmaktadır.

📍 Gölcük, Kocaeli

Beyazid-i Bestami Hz.

Hatay Kırıkhan ilçesinde Silsile-i Aliyye'den Beyazid-i Bestami Hz. Türbesi Hemen bütün tasavvuf ve tabakat kitaplarında Bâyezîd-i Bistâmî’den bahsedilirse de bu bilgiler genellikle onun menkıbeleri, sözleri ve şathiyelerine dair olup bunlar arasında hayatıyla ilgili pek az bilgi bulunmaktadır. Bu kısıtlı bilgilere göre o İran’ın Horasan eyaletinde bulunan Bistâm kasabasında doğmuştur. Dedesi Sürûşân (Serûşân) aslen İranlı Mecûsî bir din adamıyken müslüman olmuştur. Dindarlığı ile tanınan babası Îsâ’nın iki kızı ile üçü de âbid ve zâhid olan Âdem, Tayfur ve Ali adlarında üç oğlu vardı. Ortancaları olan Tayfur “Sultânü’l-ârifîn, pîr-i Bistâm, Bâyezîd (Ebû Yezîd)” diye meşhur olmuştur. Câmî onun adını yanlış olarak Ebû Yezîd Tayfûr b. Îsâ b. Âdem b. Sürûşân şeklinde kaydetmiştir. Aslında bu Bâyezîd-i Bistâmî’nin değil büyük kardeşi Âdem’in torunu Ebû Yezîd Tayfûr b. Îsâ b. Âdem’in künyesidir. İkisini birbirine karıştırmamak için birincisine Büyük Bâyezîd, ikincisine de Küçük Bâyezîd denilir.

📍 Kırıkhan, Hatay

Çanakkale Şehitliği

Çanakkale Eceabat İlçesinde Çanakkale Şehitliği Gelibolu Yarımadası’nın en çok ziyaret edilen ana ziyaret noktası olan Abide, Eski hisarlık Burnu üzerinde yer almaktadır. Açılan bir proje yarışması sonucunda 37 proje arasından Doğan Erginbaş, İsmail Utkular ve Feridun Kip tarafından hazırlanan proje seçilmiş olup Abidenin temeli 17 Nisan 1954 tarihinde atılmıştır. İkinci Anafartalar Zaferi’nin 45. Yıldönümü olan 21 Ağustos 1960 tarihi ziyarete açılan Çanakkale Şehitler Abidesi, Çanakkale Muharebeleri’nde şehit düşen tüm askerlerimizi simgelemekte ve onların anısını yaşatmaktadır.

📍 Eceabat, Çanakkale

İbrahim Çelebi Hz.

Manisa İli İbrahim Çelebi Hz. Türbesi, Camii içinde iken sandukası dışarıya kaldırılmıştır. Aynı adla anılan mahallede Karaköy caddesinin üzerinde bulunan cami ile yanındaki medrese ve türbenin bânisi olan İbrâhim Çelebi, Kadı Karamânîzâde Emre Efendi’nin oğludur. Babası gibi değişik yerlerde kadılık yapmış, Kanûnî Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mehmed’in Manisa’da sancak beyi olarak bulunduğu yıllarda (1542-1543) yanında Lalalık ve defterdarlık görevinde bulunmuş, şehzadenin 6 Kasım 1543’te vefat etmesi üzerine naaşını İstanbul’a götüren heyet arasında yer almıştır. Daha sonra İzmir, Menemen ve Marmara kadılıklarında bulunan evkaf mütevellisi ve emvâl nâzırı olan İbrâhim Çelebi, Sultan II. Selim’e de hocalık yapmıştır. 967 (1559-60) yılında vefat etmiştir.

📍 Şehzadeler, Manisa

Alaaddin Efendi Hz.

Kastamonu İli Alaaddin Efendi Hz. Türbesi Şehrin kuzeybatısındaki Tevser Tepesinin üzerinde bulunmaktadır. İlk kabir, Müfessir Alaeddin’e aittir. Belh veya Buhara’dan gelmiştir. Kuran-ı Kerim’i tefsir eden alimdir ve eseri vardır. Hz. Mevlananın oğlu Arif Çelebi ile Kastamonu’da görüşmüşlerdir. Arif Çelebi 1272-1319 yıllarında yaşadığına göre Müfessir Alaaddin Hz. de aynı tarihlerde hayattadır. Türbede hangi mezarda medfun olduğu bilinemeyen diğer bir zat: Kurban Risalesi Müellifi Mumcuzade olarak bilinen Kastamonulu alimdir. Türbenin ilk yapılış tarihi de bilinmemektedir. Türbenin içinde bulunan ve Müzeye nakledilen bir kitabede: M.1289 yılında Yaman Bin Mehmet tarafından yaptırıldığı ifade edilmektedir. Bu kişinin Candaroğlu Beyliğini kuran Şemseddin Yaman Candır olması ihtimali kuvvetlidir. 1., 2. ve 6. kabirlerin kimlere ait olduğu bilinmemektedir. 3. Kabrin başında m. 1374 tarihi yazılıdır. 4. kabir, M.1870 yılında ölen Sırtlı Hoca Ali Senai Efendidir. 7. kabir ise M. 1813 yılındı ölen İzbelizade Mehmet Bey’e aittir. Bir başka kayıttan, bu zatın Türkistan’ın Belh şehrinden geldiği ve tefsir okuttuğu öğrenilmektedir.

📍 Merkez, Kastamonu

Muharrem Efendi Hz.

Tokat Zile İlçesinde Muharrem Efendi Hz. Türbesi Zile'de yetişmiş âlim ve velilerdendir. Halvetiyye pirlerinden Şemseddin Sivasî (Kara Şems) Hazretleri'nin kardeşidir. Yine Halvetiyye büyüklerinden Abdülmecid Şirvanî Hazretleri'nin de halifesidir. 1591 yılında Zile'de vefat etmiş olup, kabri de bu ilçede bulunmaktadır. Bu kabir halen hastane bahçesi içinde kalmıştır.

📍 Zile, Tokat

Oruç Gazi Hz.

Ankara Kızılcahamam İlçesinde Oruç Gazi Hz. Türbesi Kırmızı Ebe’ nin oğlu olan Oruç Gazi’ nin türbesi Taşlıca Köyü batı ucundaki diğer mezarlığın içinde bulunur. Türbede Oruç Gazi’ den başka onun ailesine ait olduğu sanılan üç mezar daha vardır. Eski ve virane haldeki türbe, 2001 yılında klasik Selçuklu tarzında restore edilmiştir.

📍 Kızılcahamam, Ankara

Habib-i Neccar Hz.

Hatay Habib-i Neccar Hz. Türbesi Rivayete göre, MS 40’lı yıllarda İsa’nın yardımcıları Antakya’ya gelip tanrının tek olduğunu anlatmaya çalıştıklarında onlara inananların başında bir marangoz (neccar) gelir. Neccar Pagan inanışından vazgeçip onlara katılır. Ancak havarilerin yeni vaazları halkı öfkelendirir. Kral da havarileri hapse attırır. Bunun üzerine Antakya’ya yeni bir elçi, Şem’un Safa, gönderilir. Şem’un, mucizeleriyle kralı ikna eder ve arkadaşlarını kurtarır. Halk ise havarilere inanmamakta kararlıdır. Uğursuzluk getirdiklerini düşündükleri için onları taşlayarak öldürmeyi planlamaktadır. Habib-i Neccar öfkeli ahaliyi durdurmaya çalıştığı sırada öldürülür. Rivayet edilir ki kesilen başı, Lübnan Dağı’nın tepesinden, şimdi türbesi ve mezarının bulunduğu yere kadar yuvarlanır. Cami, Memluk hükümdarı Baybars zamanında eski bir tapınağın yerine yapılmıştır. Caminin kuzeydoğu köşesinde, yerin 4 metre altında Habib-Neccar’ın ve Şem’un Safa’nın, girişte ise Yuhanna ve Pavlos’un türbeleri bulunmaktadır. Etrafı medrese odaları ile çevrilidir. Cami avlusunda bulunan şadırvan ise 19. yüzyıl eseridir.

📍 Antakya, Hatay

Nazilli Baba Hz. (Nazlı Baba)

Erzurum Pasinler İlçesinde Nazilli Baba Hz. Türbesi,

📍 Pasinler, Erzurum

Ahmet Şemseddin-i Marmaravi Hz. ( Yiğitbaş Veli)

Manisa İli Ahmet Şemseddin-i Marmaravi Hz. (Yiğitbaş Veli) Türbesi Yiğitbaşı Velî Ahmed Şemseddîn-i Marmaravî (910/1505) hazretleri, Manisa’nın Saruhan sancağının Akhisar kazâsına bağlı Gölmarmara nâhiyesinde dünyaya gelmiştir. Adı Ahmed, lakabı Şemseddîn’dir. Halk arasında ise Yiğitbaşı Velî olarak bilinir. Câmiu’l-Esrâradlı manzumesinde kendini “Saruhânî İbn-i Îsâ derviş Ahmed ismimiz/ Marmara’da vâki olmuş mevlidimiz cismimiz” şeklinde tanıtmıştır.

📍 Şehzadeler, Manisa

Halil İbrahim Onbaşı Hz.

Yahya Çavuş Şehitliğinin karşısında iki ağaç arasında Halil İbrahim Onbaşı Hz. yatmaktadır. Çanakkale şehitlerinden olup, ölümsüzleşen bir kahramandır.

📍 Eceabat, Çanakkale

Mehmed-i Bican Hz.

Çanakkale Gelibolu İlçesinde Mehmed-i Bican Hz. Türbesi Osmanlı âlimlerinden. Meşhûr Muhammediyye adlı eserin müellifi. İsmi, Yazıcızâde Muhammed Efendi olup, babası Yazıcı Sâlih’dir. Babası, devlet hizmetinde kâtip olarak çalıştı. Ârif, münevver bir zât olup, ilm-i nücûma dair beş bin beyte yakın mesnevî tarzındaki Şemsiyye isimli eserini, Ankara'da Devlethan âilesinden İskender Paşaya ithâf etti. Yazıcızâde Muhammed Efendi, muhtemelen Malkara köylerinden Kadıköy’de doğdu. Gelibolu’yu mekân tutup, 1451 (H.855) senesinde orada vefât etti. Mezarı Gelibolu’nun biraz dışında, İstanbul yolu üzerindedir. Yazıcızâde çeşmesinden ve hemen yakınında yüksekte kalan kardeşi Ahmed-i Bîcân’ın kabrinden yüz elli adım kadar içeride, küçük türbe kısmındadır. Kabri, büyük bir zât olması ve eserlerinden Muhammediyye’nin şöhreti sebebiyle ziyaret mahallidir.

📍 Gelibolu, Çanakkale

Abdullah-i Erguvani Hz.

Malatya bölgesinin önemli Evliyalarındandır. Erguvan manası Erenler'in yani erlerin toplandıgı yer manasına gelen Erguvan lakabı vardır. Yüksek kayalık bir tepe içerisinde mağarada kabri vardır. Bu noktadan keban baraj gölü ve tüm bölge izlenebilir. Malatya'ya daha yakın olmasına ragmen sınır olarak Elazıg Baskil ilçesine bağlıdır

📍 Baskil, Elazığ

Yunus Emre Hz.

Manisa Kula İlçesinde Yunus Emre Hz. Türbesi Kula’ya bağlı Emre Köyünde H.954 yılına tarihlenen bir çeşme, iki hamam kalıntısı ve medrese temeli günümüze kadar ulaşabilmiştir. Tapduk Emre türbesi olarak anılan yapı mimari unsurlar bakımından Manisa’daki Saruhan Bey Türbesi ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Türbe içinde ortadaki Tapduk Emre’ye diğerleri ise aile fertlerine ait olduğu söylenen on mezar bulunmaktadır. Türbe kapısının hemen önünde, taşında balta tasviri bulunan mezarın ise Yunus Emre’ye ait olduğuna inanılmakta ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

📍 Kula, Manisa

Ebul Hasan Harakani Hz.

Kars İlinde Silsile-i Aliyye'den Ebul Hasan Harakani Hz. Türbesi Kars ili, Merkez Kaleiçi mahallesi, Ozanlar sokakta yer alan bugünkü Evliya Camiî külliyesi içerisindeki Ebû'l Hasan Harakâni türbesi şehit olduğu 1033 yılından 31 yıl sonra Kars’ın Alpaslan tarafından fethedilmesi sırasında yapılmıştır. Yüzyıllar içerisinde türbe bazı değişikliklerle günümüze kadar ulaşmıştır. 1998 yılına kadar Evliya camiî bahçesinde tüf taşından basit örgü sistemi ile yapılan dörtgen bir yapı içerisinde bulunan türbe bu tarihte Evliya camiî'nin restorasyonu sırasında basit yapılı duvarlar kaldırılarak Evliyanın sandukası ahşap çerçeve içerisine alınmış ve kabrinin bulunduğu alana kubbeli bir şadırvan yapılmıştır. Türbenin giriş kapısında bulunan 1617 tarihli Osmanlıca kitabede kubbeli şadırvanın giriş kapısına orijinal hali ile yerleştirilmiştir. Bu kitabe Mehmet Derviş Paşa tarafından Hicri 1026 Miladi 1617 tarihinde yaptırılmış olup, Osmanlıca “ Hak nasip etti yapıldı merkad-i nev gülzar. Ebul Hasan Harakan şeyhi yattuğu bu yerdir” anlamındadır. Evliya camii külliyesindeki kubbeli şadırvanın içerisinde Ebû'l Hasan Harakâni’ye ait türbenin etrafında 21 adet mezar daha bulunmaktadır. Bu mezarlardan birisi 1767 yılında Kars Beylerbeyi Kethüda Mehmet Paşa’ya ait Kars’taki tek kavuklu mezardır. Diğer bir mezar ise 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrası Kars’ın 40 yıllık Rus işgali sırasında şehirdeki Ermeni ve Rus baskılarına karşı Türk ahaliyi eğiterek Kars’tan göç etmelerini önleyerek şehrin Türk nüfusunu korumak için mücadele veren Evliya camisinin o tarihteki imamı Hafız Kurban Efendiye ait mezardır.

📍 Merkez, Kars

Sadrettin Konevi Hz.

Konya Meram İlçesinde Sadrettin Konevi Hz. Türbesi Esas ismi Eb’ül Me’ali Muhammed bin İshaktır. Dedesinin adını almıştır. Hicri 605 Miladi 1207 yılında Malatya’da doğdu. Babası İshak Efendi kendisi gibi büyük bir alim ve Anadolu Selçukluları nezdinde itibarlı ve mevki sahibi bir zattır. Aynı zamanda ünlü mutasavvıf Muhyiddin Arabi’nin de yakın dostudur. Şeyh Sadreddin-i Konevi babasını küçük yaşlarda kaybetti ve o yıllarda Konya’ya gelen Şeyh’ül-Ekber Muhyiddin-i Arabi Hazretleri, annesiyle evlendi. Küçük Sadreddin bundan sonra tamamen babalığının terbiye ve tedrisi altına girdi ve iyi bir tahsil gördü. Muhyiddin-i Arabi ile Halep ve Şam’a gitti ve devamlı onun derslerini takip etti. Onun vefatından sonra büyük alim ve mutasavvıf Evhadüdin-i Kirmani’den feyz aldı. Daha sonra Mısır’a ve Haca gitti ve Hac dönüşü Konya’ya yerleşti. Konya’da binlerce talebe yetiştirdi. Hadis ve tasavvufda ünü dünyaya yayılan Sadreddin-i Konevi, Konya’da Hoca Cihan’ın kendisine hediye ettiği konakda otururdu. Bu ev, Çeşme Kapısı denilen Konya sur kapılarının birinin dışında ve şimdiki türbesinin bulunduğu yerde idi.

📍 Meram, Konya

Fatih Ahmet Baba Hz.

Elâzığ Fatih Ahmet Baba Hz. Türbesi Fatih Ahmet Baba hazretleri, 1313 yılında Harput’u Ermenilerden geri almak üzere sefere çıkan İlhanlı ordusuyla bölgeye gelmiş ve şehrin fethi sırasında arkadaşlarıyla birlikte şehit düşmüştür.

📍 Merkez, Elazığ

Çoban Dede Hz. (Gizlice Baba)

Eskişehir Seyitgazi ilçesinde Çoban Dede Hz. Türbesi,

📍 Seyitgazi, Eskişehir

Aişe Hatun Hz. (Ayşe Gazi Hatun)

Amasya ili Ayşe Hatun Hz. Türbesi Niksar’daki türbesinde medfun bulunan Danişmendlilerin efsanevi kurucusu Melik Ahmed’in kızı Ayşe Gazi Hatun’a ait türbe, Şamlar Mahallesinde, demiryolu üzerinde, Nakşibendi şeyhi İsmail Siraceddin’in türbesine giden yolun hemen solundaki mezarlıkta yer alır. Çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda bir ağacın gölgesinde annesi Gülnuş Banu ile ebedi istirahate çekilmiş olan Ayşe Gazi Hatun’un, Amasya’nın fethi sırasında bir erkek gibi kahramanlıklar göstermiş olduğu anlatılır. Niksar’daki türbesinde medfun bulunan Danişmendlilerin efsanevi kurucusu Melik Ahmed’in kızı Ayşe Gazi Hatun’a ait türbe, Şamlar Mahallesinde, demiryolu üzerinde, Nakşibendi şeyhi İsmail Siraceddin’in türbesine giden yolun hemen solundaki mezarlıkta yer alır. Çevre düzenlemesi yapılmış olan alanda bir ağacın gölgesinde annesi Gülnuş Banu ile ebedi istirahate çekilmiş olan Ayşe Gazi Hatun’un, Amasya’nın fethi sırasında bir erkek gibi kahramanlıklar göstermiş olduğu anlatılır.

📍 Merkez, Amasya

Bayraklı Baba Hz.(Karaca bey)

Çanakkale Gelibolu İlçesinde Bayraklı Baba Hz. Türbesi Asıl adı Karacabey olan Bayraklı Baba Osmanlı ordusunda bayraktarlık yapmıştır.1410 yılında düşmanla karşı karşıya gelen Karacabey, Düşmana karşı direnen karacabey kurtuluşu olmadığını anlayınca bayraĞı düşmana teslim etmemek için çareler düşünür. Ya şehit olacaktır ya da esir düşecektir. Bayrağı namus olarak düşünen Bayraklı Baba, bayrağı parça parça koparır ve yutar. Bu sırada takviye kuvvetleri gelir. Düşman oradan uzaklaştırılır. Yaralı olan karacabey’e sancağın ne olduğu sorulur. Düşmana teslim etmemek için yuttuğunu söyler. Komutanın sözlerine inanmadığını gören Karacabey, elindeki keski pala ile karnını yarar ve kanla birlikte bayrak parçalarının da çıktığı görülür. Yaptığı işin gururu ile son nefesini veren karacabey’in son sözleri “benim mezarımı buraya koyun ve üstünden hiç bayrak eksik olmasın” der.

📍 Gelibolu, Çanakkale

Ovacık Sultan Hz.

Balıkesir'in Burhaniye İlçesinde Ovacık Sultan Hz. Türbesi.

📍 Burhaniye, Balıkesir

Mahmud Vehbi Efendi Hz.

Erzurum Mahmud Vehbi Efendi Hz. Türbesi Mahmud Vehbi Efe 1870 senesinde Erzurum ili Pasinler ilçesine bağlı Altınbaşak (Kındığı) köyünde dünyaya geldi. Hüseyin Efendi’nin dördüncü oğludur. İlk derslerini babası Hâce Hüseyin Efendi’den aldı. Hâce Hüseyin Efe o zamanlar Kındığı imamıydı. Daha o zamanlar oğlunun manen inkişaf ettigini gören babası Hüseyin Efe, onu ve ağabeyisi Hace Muhammed Lütfü Efe’yi manevi birer varis olarak bırakıp dünyadan ahirete göçtü. Vehbi Efe ile ilgili elimizde fazla malumat olmaması, hakkında bilgi eksikliğine neden olmuştur. Vehbi Efe’nin çocukluk yıllarına rastlayan Osmanlı rus savaşı olan 93 harbinde, ailesinin çektikleri bilinir. 1891 yılında ilim öğrenmek amacı ile Pîr-i Küfrevî hazretlerinin yanına gitti ve Pîr-i Küfrevi tarafından halife tayin edilerek Nakşibendi icazetini aldı. Sırayla Epsemce ve Sögütlü köylerinde imamlık yaptı. 1944 yılında Milli Şef döneminde dostları ile hapse atıldı. 1946 yılında Hakk’a yürüdü. Nâşı Epsemce köyünde bulunmaktadır.

📍 Pasinler, Erzurum

Arap Baba Hz.

Elâzığ Harput İlçesinde Arap Baba Hz. Türbesi Arap Baba mescidi ve alt katında bulunan türbe Selçuklu devrine aittir. Mescit ve türbe kayalıklar üzerine inşa edilmiştir. Üstü kubbeli olan mescidin minaresi kısmen yıkılmıştır. Türbe içerisinde bulunan naaş, Selçuklu türbelerinde olduğu gibi, türbenin alt katında bulunmaktadır. Bu türbedeki zat halk arasında Arap Baba’ ismiyle bilinmektedir. Arap Baba hakkında elde kesin bir bilgi bulunmamakla beraber türbe, Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrev döneminde 1279 yılında yaptırılmıştır. Kitabesinde, banisi olarak Şaban’ın torunu ve Arap Şah’ın oğlu Yusuf geçmektedir. Türbede bulunan ceset, üzeri yeşil kumaşla örtülü bir camekân içerisinde muhafaza edilmektedir. Türbe yerli ve yabancı turistler tarafından ilgiyle gezilmektedir. Arap Baba hakkında çeşitli rivayetler anlatılmaktadır.

📍 Merkez, Elazığ

Yedi Şehitler

İstanbul Zeytinburnu İlçesinde Yedi Şehitler Türbesi Yedi Şehitler, yedi ayrı mezarda gömülü olup, en ünlüleri Kesikbaş Gazi’dir. Isparta’nın ilk fetih yıllarında düşmanla yaptıkları savaşta her birinin bir bölgeyi koruduğu, şehit olmalarıyla öldükleri yere gömüldükleri söylenir. Tabakhane Camii yanında Kesikbaşa ait bir türbe vardır. Türbenin kövke yapısı çokgen gövdelidir. Yedişehitlerden birisi Şeremed Dede adıyla İskender Mahallesi’nde, diğeri Hu Dede adıyla Doğancı Mahallesi’nde, diğerleri Kurtuluş ve Yenice Mahalleleri’nde medfundur.

📍 Zeytinburnu, İstanbul

Debbağ Dede Hz.

Bolu Göynük İlçesinde Debbağ Dede Hz. Türbesi Halk arasında anlatıldığına göre Debbağ Dede sabah namazlarını Mekke’de kılardı. Bir sene Göynük’ten bir grup Müslüman hac için Mekke’ye gider. İbadetlerini yapıp dönecekleri sırada biri kaybolur. Diğer hacılar döner o kalır. Çaresizlik içinde kıvranırken Arabın biri yanına yaklaşır. Derdini sorar. Göynüklü de başına geleni anlatır. Arap merak etmemesini kendi yöresinden bir zatın her sabah namaz için Mekke’ye geldiği onunla dönebileceğini söyler. Namazdan sonra ona sıkı sarıl, ne derse desin sakın bırakma der. Adam denileni yapar. Debbağ dede bakar ki kurtuluş yok. Adama gözlerini yum, ben aç demeden açma, bunu da kimseye anlatma der. Bir anda Göynük yakınlarına gelirler. Bir süre sonra adam Göynük’e ve Debbağ Dede’yi görür tanır. Bunun üzerine Debbağ Dede” vademiz dolmuştur suyumuz ısıtılsın” der ve vefat eder.

📍 Göynük, Bolu

Baba Sultan Hz. (Latif Baba)

Çanakkale Ayvacık ilçesinde Baba Sultan Hz. Türbesi, Babakale Köyü'ndedir.

📍 Ayvacık, Çanakkale

Pir Sucaaddin İlyas Hz.

Amasya İli Pir Sucaaddin İlyas Hz. Türbesi Büyük velilerden İsmi Şücâeddîn İlyâs'tır. Gümüşlüzâde diye de bilinir. Amasya'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1433 (H.837) tarihinde Amasya'da vefât etti. Sevâdiye mahallesi mezarlığı başındaki Pirler Parkı içindeki Pîrler Türbesine defnedildi.

📍 Merkez, Amasya

SULTAN HALİL FEVZİ MERİÇ K.S

Sultan Halil Fevzi Meriç K.S. Türbesi Hacı Halil Efendi Hazretleri Bulgaristan’ın Karnabat kasabasında 1867 de doğmuştur. Küçük yaştan beri ilim ve irfanla meşgul olup çeşitli ilim adamlarından ders almıştır. İrfan hocalarından birisi olan Muhammed Esad efendi Hazretlerinden ders aldı. 29 yaşında iken İstanbul Fatih medresesinden icazet almıştır. Büyük alim ve fadıl insan olması nedeniyle Diyanet İşleri başkanlığında görev almıştır ayriyeten Düzce'de kürsü vaazı olarak görev yapmıştır. İstanbul Kelami Dergah’ında olan Muhammed Esad Erbili Hazretlerine intisab eder. Burada sıdkı sadakatle çalışır. Esad Efendi ile birkaç defa görüşmeleri olmuştur. Esad Efendi İzmir’e gidince daha görüşme olmamıştır. Hatta Hacı Halil Efendi çok görmek istedi ama izin verilmedi. Bunun üzerine mektuplaşma devam etmiştir. Esad Efendi Hazretlerinin Mektubat adlı eserinde Doksan sekiz (98.) mektubunda oğlu Ali Efendiye yazdırarak Hacı Halil Fevzi efendi Hazretlerine hem zahiren hem de batınen büyük bir methu sena ederek yerine bırakıyor. Hacı Halil Fevzi Efendi Hazretlerine kendi dervişleri "Hazretimiz" derlerdi. Şu an Düzce şehir mezarlığında meftundur. Sultan Halil Fevzi Meriç Hz. Silsile-i Aliyye'dendir.

📍 Merkez, Düzce

Şeyh Cemaleddin-i İbni Şucaa Hz.

Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Şeyh Cemaleddin-i İbni Şucaa Hz. Türbesi, Birecik Eski mezarlıktadır.

📍 Birecik, Şanlıurfa

Alaaddin-i Mısri Hz.

Bursa İznik ilçesinde Alaaddin-i Mısri Hz. Türbesi İznik’i fetheden Orhan Gazi'nin ilim ve din eğitimine önem verdiği, Osmanlıların ilk Medresesini oğlu Süleyman Paşa adına inşa ettirdiği ve burada bir çok bilim adamı yetiştiği bilinmektedir. Alaaddin-i Mısri Süleyman Paşa Medresesi'nde dersler vermiş, bir çok gencin eğitimine katkıda bulunmuştur.

📍 İznik, Bursa

İsmail Fakirullah Hz.

Siirt Tillo İlçesinde İsmail Fakirullah Hz. Türbesi Anadolu'da yetişen büyük velilerden olan İsmail Fakirullah Hazretleri, 1067 (m.1656) yılında, Siirt ilinin Tillo kasabasında doğdu. Babasının adı, Kasım'dır. Dedesi Molla Abdülcemal, Peygamber Efendimizin amcası Abbas Hazretleri'nin torunlarındandır. Zahiri ilimlerde çok büyük âlim olup memleketin¬de müderris idi. Oğlu Mevlana Kasım Efendi'yi de iyi bir âlim olarak yetiştirdi. Babasının vefatından sonra bıraktığı medresede Kasım Efendi müderris oldu. Kasım Efendi’nin, 1067 (m.1656) yılı Receb ayının ilk cuma gecesi (yani Regaib gecesi) bir oğlu dünyaya geldi. Adını İsmail koydu. Annesi ona bes¬melesiz süt emzirmedi, yemek yedirmedi. Babası Mevlâna Kasım Hazretleri de onu küçük yaşta yetiştirmeye, ilim öğretmeye başladı. İsmail Fakirullah Hazretleri yirmi dört yaşına geldiğinde hem zahir hem de manevî ilimlerde iyi şekilde yetişmiş ve her iki ilim dalından da icazetini almıştır. Zühd ve takva sahibi olmada, anne ve babasına hürmette devrinin emsalsizdi. Babası Mevlâna Kasım Efendi Hazretleri 1660 yılında vefat edince onun medresesinde ders vermeye başladı. O yıl içerisinde evlendi. Geçimini ziraat yaparak temin ederdi. Harama çok dikkat eder, şüpheli şeyleri terk eder, mubahların da birçoğundan kaçınırdı. Kırk yaşına kadar hayatını bu titizlik ve temizlik içinde sürdürdü. Kırk yaşına geldiğinde hayatının seyri değişti. Kırk gün yemedi, içmedi, konuşmadı. Kendinden habersiz olarak yattı, kalktı. Kırk gün sonra mübarek gözünü açıp bir tas su içti ve ekşi nar istedi, ekmekle yedi. Ondan sonraki günler her çeşit yemekten orta derecede yiyerek kırk sekiz yaşına kadar böyle devam etti. Kırk sekiz yaşma geldiği 1702 yılında Şaban ayının ilk cuma gecesiydi. Akşam namazından sonra komşularından birine taziyeye gitmişti. Yatsı olma¬dan camiye gitmek üzere ayrılan İsmail Fakirullah Hazretleri karanlıkta evin avlusuna çıktı. Avluda içinde su bulunmayan on beş metre derinliğinde içi boş ve ağzı açık bir kuyuyu fark edemeyerek içine düştü. Fakat yine Yüce Allah'ın koruması ile kendisine hiçbir şey olmadı. Sadece sol kaşının üzerinde ince bir sıyrık vardı. Yüce Allah'ın kendisini kayırdığını anladı ve secdeye vardı. O an¬da etrafında manevî bir meclis kuruldu. Hızır Aleyhisselam, Abdülkadir Geylanî, Cüneyd-i Bağdadî Hazretleri gibi pek çok velinin ruhları orada hazır oldular. Kuyunun içerisi genişleyip, yemyeşil nura gark oldu. Kendisinin evliyalıkta Gavs denilen makama yükseltildiği müjdelendi. Kendisine muhabbet şerbeti içirdiler. Böylece zamanının velilerinin sultanı oldu.

📍 Tillo, Siirt

Hacı Murad-ı Veli Hz.

Çankırı Eldivan İlçesinde Hacı Murad-ı Veli Hz. Türbesi Seyit Hacı Murad-ı Veli XI ve XII. yüzyıllarda buraya yerleşmesiyle birlikte köyün adına Seydi denmiştir. "Seydi" kelimesi sözlükte efendi olarak geçmektedir. "Seyyid" kelimesinden türemiştir. Seyit ise; bir topluluğun ileri gelenleri, Peygamber efendimiz Hz.Muhammed (sav)'in soyundan gelenler, ehl-i beyit anlamlarına gelmektedir. Seyit Hacı Murad-ı Veli, XII. yüzyılda Türkistan'dan gelerek Hicaz, Şam ve Urfa dolaylarında bulunduktan sonra Tosya ve Çankırı bölgesine yerleşen Aliyyülbüka'nın oğludur. Türbesi Eldivan ilçesine bağlı Seydiköyü'nde bulunmaktadır. Türkistanlı âlimlerden ders alarak yetişen Hacı Murad-ı Veli, 1187 yılında Seydiköyüne yerleşmiş ve halkın eğitimi ile meşgul olmuştur. Hacı Murad-ı Veli; alim, kahraman, horosan eri olarak kısa sürede çevresinde itibar kazanmıştır.

📍 Eldivan, Çankırı

Çomaklı Sultan Hz.

Kahramanmaraş Dulkadiroğlu İlçe'sinde Çomaklı Sultan Hz. Türbesi Hangi asırda yaşadığı hakkında kaynaklarda bilgi bulunamayan Çomak Dede'nin kabri Kahramanmaraş'ın Sakarya mahallesindeki, Sakarya caddesi üzerinde küçük bir bahçe içindeki ağaçların arasında olup, dışarıdan bakıldığında görülmemektedir. 1917 yılındaki Fransız işgali sırasında kabrinden iniltiler geldiği; 1919'da Sütçü İmam'ın Fransızlara karşı başlattığı mücadelede ise kabrinden kalkıp elindeki çomağıyla (ucunda topuz bağlı deynek) düşmanın başına vurarak en ön safta çarpıştığı, bu çarpışmalara katılan gaziler tarafından anlatılmaktadır. Türbesi, Dulkadiroğlu İlçe merkezinde Sakarya Caddesi üzerindedir

📍 Dulkadiroğlu, Kahramanmaraş

Kara Aslan Hz.

Bolu Mudurnu İlçesinde Kara Aslan Hz. Türbesi Mudurnu’nun doğu istikametin de kendi adıyla anılan tepede makberi bulunan Karaaslan Veli Hazretleri, Anadolu’ya gelerek yerli halka İslamiyet’i benimsetmiş bir Alperen’dir. Mudurnu’ya ilk İslam ışığı saçan bir veli, bir kahraman komutan, şehit Asker, Karaaslan Veli Hazretleri; Selçuklu uç beylerinden olup, kalbi Allah ve Peygamber aşkıyla tutuşan bir veli zat olarak bilinir. Kara Arslan tepesinde kabri bulunmaktadır.

📍 Mudurnu, Bolu

Seyyid Taha'l Hakkari Hz.

Hakkari ili Seyyid Taha'l Hakkari Hz. Türbesi Orta boylu, yuvarlak yüzlü ve top sakallıydı. Alnı geniş, kaşları gür, iki kaşı arası açıktı. Gözleri iri ve siyahtı. Murakabesinin çokluğundan boyun kemiği dışarı doğru eğilmişti. Yüzü aydınlık ve nurlu, sözleri etkileyici, gözleri ve nazarı keskindi. Görenler yüzündeki mahabetle irkilir, kendisine güven ve saygınlık hissederlerdi. Altın silsilenin 31. halkası Güneydoğu Anadolu'muzun Hakkâri vilayetinden ve Abdülkadir Geylani soyundan. Adı Taha bin Molla Ahmed "Şihabüddin ve İmamüddin" lakaplarıyla ünlü. İlk tahsiline babası Molla Ahmed'in yanında başladı. Küçük yaşlarda Kur'an'ı hıfzetti. Ardından devrin medreselerinin bulunduğu Bağdad, Süleymaniye, Kerkük ve Erbil şehirlerine giderek çağdaş alimlerden okudu. Dînî ilimlerden icazet aldı, edebiyat ve bazı fen bilimlerini öğrendi. Bağlar Köyü Mezarlığı'nda dır. Seyyid Taha'l Hakkari Hz. Silsile-i Aliyye'dendir.

📍 Şemdinli, Hakkâri

Helvacı Baba Hz. ve Mukaddes Su

İzmir Bergama ilçe'sinde Helvacı Baba Hz. ve Mukaddes Su Viran Kapı yanındadır.

📍 Bergama, İzmir

Deh Sultan Hz.

Şanlıurfa Birecik İlçe'sinde Deh Sultan Hz. Türbesi,

📍 Birecik, Şanlıurfa

Akça Dede Hz.

Tokat ili Akça Dede Hz. Türbesi, Erbaa ilçesinin Akça Köyü'nde dir.

📍 Erbaa, Tokat