Sahabe-i Kiram'ın Türbeleri
Resûlullah'a (sav) yâr olan 225 sahabinin türbesi, makamı ve şehadet mekânı. Adres, ziyaret bilgisi ve namaz vakitleriyle.
En Çok Kayıt Olan Şehirler
Öne Çıkan Sahabe Türbeleri
Hz. Halid Bin Velid R.A.
İslam devleti emrinde savaşan dahi Arap komutan Hudeybiye Antlaşması sonrası Müslümanlığı seçen ve İslam devletinin emrinde savaşan dahi Arap komutan’dır. İslam peygamberi Hz.Muhammed S.A.V. kendisi için; “Halid Allah’ın kılıcıdr” buyurmuştur. Hz. Halid Bin Velid R.A. Katıldığı savaşların hiçbirinde yenilgiye uğramamasıyla bilinmektedir. 642 yılında eceliyle Humus kentinde vefat etmiştir. Hz. Halid Bin Velid R.A. Türbesi bugün Suriye’ye bağlı olan Humus şehrinde Halid bin Velid Camii içerisinde Hz. Ömer-il Faruk oğlu Ubeydullah R.A. Türbesi ile beraber yer almaktadır.
Nemrut Sıcak Göl
Nemrut Krater Gölü… Nemrut Gölü, ismini M.Ö 2100’de yaşamış olan Babil Hükümdarı Nemrut’tan almaktadır. Göl büyüklük bakımından dünyanın ikinci en büyük krater gölüdür. Nemrut Dağı’nın zirvesinde yer almaktadır. Nemrut kalderasında ikisi büyük 5 tane göl bulunmaktadır. Göl kıyısında oluşan sıcak gölün çeşitli hastalıklara iyi geldiğine inanılmaktadır. Nemrut Sıcak Göl bugün Bitlis iline bağlı Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri arasında, Van Gölü havzasının batısında yer almaktadır.
Hz. Koç Dede R.A. (Koçali Baba)
Hz. Ömer dönemi İslam ordusu komutanının oğlu olan sahabe Halk arasında bilinen ismiyle Koçali Baba veyahut Koç Dede’nin Peygamber Efendimiz’in sahabelerinden olduğu rivayet edilmektedir. Hz. Ömer’in hilafeti döneminde Diyarbakır’ın fethedilmesi sonrası ordu komutanı İyaz bin Ganem Hz. Cabir’in çocuğu olan Koçali Baba’yı Siverek’e vali olarak tayin etmiştir. Koç Dede Hz. (Koçali Baba) Türbesi bugün halen Şanlıurfa’da Siverek ilçesinde ziyaret edilebilmektedir.
Hz. Malik-i Ejder R.A.
Sahabe-i Kiram’dan Malik-i Ejder Hazretleri… Malik-i Ejder R.A’nın Diyarbakır’ın fethine katılan sahabelerden biri olduğu bilinmektedir. Fakat rivayetlere göre Hz. Malik-i Ejder R.A.’in Diyarbakır’da şehit olmadığı bu yüzden türbede yatan kişinin Malik isimli başka biri veya Malik- i Ejder’in neslinden biri olduğuna dair bilgiler bulunmaktadır. Hayatı hakkında detaylı bilgi bulunmamaktadır. Hz. Malik-i Ejder R.A. Türbesi günümüzde Diyarbakır Sur ilçesi Balıkçılarbaşı semtinde ziyaret edilmektedir.
Hz. Şeyh Mutahhar R.A. (Şeyh Matar)
Dört ayaklı minare camii… Dört ayaklı minaresi ve siyah beyaz taşlarıyla Akkoyunlu beylerinden Kasım Bey tarafından 1500 yılında aynı isimle inşa edilmiş bir mescidi bulunmaktadır. Hz. Şeyh Mutahhar R.A. (Şeyh Matar)’ın kabrinin bulunduğu arsa üzerine sonradan inşaa edilmiştir. Mescit dört ayrı sütun üzerinde yükselen kare planlı minaresi ile Anadolu’da tek örnektir. Şeyh Mutahhar’ın şahsi hayatı hakkında bilgi bulunmamaktadır. Akkoyunlular’ın önemli anıt eserleri arasında yer almaktadır. Hz. Şeyh Mutahhar R.A. (Şeyh Matar) Türbesi bugün halen Diyarbakır Sur ilçesi Balıkçılarbaşı semtinde Şeyh Mutahhar Camisi'nde ziyaret edilmektedir.
Sahabe-i Kiram Hz.
Rodos şehitleri Hz.Osman ve kardeşi Hz.Murad Sahabe-i Kiram türbesinde, Hz.Muhammed’in sancakdarı Hz.Osman ve kardeşi Hz.Murad yatmaktadır. Mezar taşında verilen bilgiye göre, Rodos’un fethi sırasında ikisi de islam şehidi olmuşlardır. Vefat tarihleri 675 yılıdır. Türbe Muğla Marmaris ilçesinde bugün halen ziyaret edilmektedir.
Seyyide Zeynep (Hz. Ali R.A. Kızı)
Hz.Muhammed S.A.V.’in ilk kız torunu, Hz.Ali R.A.’ın kızı Hz.Muhammed S.A.V.’in ilk kız torunu ve Hz.Ali R.A. ile Hz.Fatıma R.A.’ın kızıdır. Seyyide Zeynep R.A. Kerbala olayı sırasında ağabeyi Hz.İmam Hüseyin R.A.’ın katline şahit olmuştur. Hz.İmam Hüseyin ve ashabının şehit olması sonrası esir düşerek Kufe’ye oradan da Şam’a götürülmüştür. Hicretin 63.yılında 1 Recep’de Şam topraklarında 57 yaşında iken vefat etmiş ve oraya defnedilmiştir. Bugün Suriye sınırları içerisinde Şam topraklarında aynı isimle anılan Seyyide Zeynep Camii içersinde türbesi ziyaret edilebilmektedir.
Hz. Şeyh Halil R.A.
Anadolu’da ilk mescit. Şeyh Halil’in hayatı ile ilgili detaylar bilinmemekle birlikte türbenin yer aldığı mezarlık ve mescitle ilgili sınırlı bilgiler bulunmaktadır. Hz. Şeyh Halil R.A.’ın türbesinin bulunduğu Şeyh Halil Mezarlığı içerisinde aynı isimle anılan bir mescit bulunmaktadır. Bu mescit, Silvan’da sahabeler tarafından namazın ilk kılındığı yer olduğu söylenmekte ve Hz.Ömer döneminde yaptırıldığı bilinmektedir. Aynı zamanda Anadolu’da yaptırılan ilk mescit unvanını da taşımaktadır. Şeyh Halil Mezarlığı içerisinde Diyarbakır Silvan’ı İslam topraklarına katan iki şehit sahabenin de mezarı bulunmaktadır. Hz. Şeyh Halil R.A. Türbesi bugün Diyarbakır Silvan’da kendi ismiyle anılan mezarlıkta bulunmaktadır.
Hz. İmam Hasan R.A.
Hz.Muhammed’in torunu, Halife Hz.Ali’nin oğlu İslam peygamberi Hz.Muhammed S.A.V.'in ilk erkek torunudur. Hz. İmam Hasan R.A. Dördüncü halife olan Hz.Ali R.A.’ın Hz.Fatıma R.A.ile evliliğinden olan oğludur. Oniki imam’ın ikincisi ve Ehlibeyt’ten olan dördüncü kişidir. Muaviye ile barış yaptıktan sonra Medine’ye gitmiştir. Medine’de on iki yıl yaşamış ve 48 yaşında iken şehit düşmüştür. Hz. İmam Hasan R.A. vefatından önce kardeşinden kendisini dedesi Hz.Muhammed S.A.V.’in yanına defnetmesini istemiştir. Çeşitli rivayetlere göre bu duruma mani olunması üzerine Medine’de bulunan Cennetül Baki Mezarlığına kardeşi İmam Hüseyin R.A. tarafından defnedilmiştir.
Hz. İmam Hüseyin R.A.
Hz.Muhammed’in torunu, Halife Hz.Ali’nin oğlu İslâm peygamberi Hz. Muhammed S.A.V.'in torunudur. Hz. İmam Hüseyin R.A. Dördüncü Hâlife olan Ali bin Ebu Talib R.A.'ın oğludur. Annesi, Resulullah Efendimiz’in kızı Fatıma-tüz Zehra’dır. Kerbela’da Yezid’in ordusu tarafından kuşatılmış, o ve ashabı( yaklaşık 72 kişi ) 10 Muharrem Aşura Günü susuz bir şekilde şehit edilmiştir. Ehli beytin üçüncü imamı Hz. İmam Hüseyin R.A.'ın Türbesi, toprağa verildiği bölge Irak / Kerbela Şehrinde dir.
Hz. Hüseyin R.A. (Eli Mubarekleri)
Peygamberimizin kızı Hz. Fatma’nın ve damadı Hz. Ali’nin oğlu olan ve Kerbela’da haince şehit edilmiş torunu. 10 Ocak 626 Medine’de doğdu. Doğduğu zaman Hz. Peygamber, ağabeyi Hasan’a yaptığı gibi o güne kadar Araplar’ca pek bilinmeyen adını kulağına bizzat ezan okuyarak koydu ve doğumunun yedinci gününde akîka kurbanı kestirip Hz. Fâtıma’dan saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını istedi. Hz. Osman’ın evini kuşatan isyancılara karşı babası Hz. Ali tarafından yine ağabeyi ile birlikte halifeyi korumak ve evine su taşımak üzere görevlendirildi. Babasının halifeliği sırasında Hz. Hüseyin Kûfe’ye giderek onun bütün seferlerine katıldı; şehâdetinden sonra da yine onun vasiyetine uyarak ağabeyine itaat etti. Muaviye’den sonra babasının oğlu Yezid’in halife ilan edilmesine karşı çıktı ve Kufe’ye hareket etti. Ehl-i beyt’ten olan ailesiyle Kerbela’ya vardığı sırada düşmanlarınca saldırıya uğradı. Suyolları kesildi ve suya ulaşmaları engellendi. Yaşanan çarpışmada susuz ve bitkin düşen Hz. Hüseyin’in saçları ve başı kesildi. Elinin Suriye Şam’da Emevi Camii'ndedir.
Hz. Abdullah bin Makdum R.A. (Abullah Bin Ümmi Mektum)
Hz. Muhammed’in ikinci müezzinidir. Hz. Abdullah bin Makdum R.A. (Abullah Bin Ümmi Mektum)'un İslâmiyet’ten önce adının Husayn olduğu, Resûl-i Ekrem’in kendisine Abdullah ismini verdiği söylenmektedir. Medineli âlimler adını Abdullah, Iraklılar ise Amr şeklinde kaydeder. Ümmü Mektûm, annesi Âtike bint Abdullah el-Mahzûmiyye’nin künyesi olup ona nisbetle İbn Ümmü Mektûm diye tanınmıştır. Anadan doğma kör olduğu veya küçük yaşta gözlerini kaybettiği, bu sebeple annesine Ümmü Mektûm denildiği de nakledilir. Mekke’de İslâmiyet’i ilk kabul edenlerden biridir ve burada Resûlullah’a müezzinlik yapmıştır. Hz. Peygamber çeşitli vesilelerle Medine dışına çıktığı zaman ona vekâlet etmiş ve geride kalanlara namaz kıldırmıştır. Medine döneminde de Bilâl-i Habeşî ile birlikte Hz. Peygamber’in müezzinliğini yapmış, Bilâl ezanı çok erken okuduğu halde o, fecir doğup sabah namazı vakti girdiği kendisine bildirildikten sonra ezan okumasıyla tanınmıştır. Kadisiye Savaşı’na (15/636) katıldığı, savaştan sonra muhtemelen savaşta aldığı yaralar yüzünden vefat ettiği veya Kadisiye’de şehid düştüğü rivayet edilmiştir. Hz. Abdullah bin Makdum R.A. (Abullah Bin Ümmi Mektum) Türbesi Suriye Şam Şehri'nde Bab'üs Sağir mezarlığındadır.
Hz. Zeynep R.A.
Hz. Muhammed’in kızıdır. Hicretten yirmi üç yıl önce Mekke’de dünyaya geldi. Hz. Muhammed’in Hatice’den doğan ilk kızıdır. Annesi ve kardeşleriyle birlikte müslüman olmuştur. Kocası Ebü’l-Âs müşrikler tarafında müslümanlara karşı savaşmıştır. Sonrasında müslüman olmuştur. Anlaşma yoluyla Peygamber’in kızının Mekke’den Medine’ye gitmesine izin vermiştir. Bu yolculuk esnasında peşine düşen müşrikler tarafından devesi ürkültülmüş ve bir kayanın üstüne düşüp kaburga kemiğini kırmıştır. Karnındaki çocuğunu da bu esnada düşürmüştür. Zeyneb henüz otuz bir yaşında iken Suriye Şam Şehri'nde vefat etmiştir. Hz. Zeynep R.A. Türbesi Emevi Camii'nde dir., ölüm sebebi hicret sırasında yaşadığı hazin olaydan kaynaklandığı için şehid sayılmıştır.
Hz. Hüseyin R.A. (Baş-ı Mübarekleri)
Peygamberimizin kızı Hz. Fatma’nın ve damadı Hz. Ali’nin oğlu olan ve Kerbela’da haince şehit edilmiş torunu. 10 Ocak 626 Medine’de doğdu. Hz. Hüseyin R.A. Doğduğu zaman Hz. Peygamber, ağabeyi Hasan’a yaptığı gibi o güne kadar Araplar’ca pek bilinmeyen adını kulağına bizzat ezan okuyarak koydu ve doğumunun yedinci gününde akîka kurbanı kestirip Hz. Fâtıma’dan saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını istedi. Hz. Osman’ın evini kuşatan isyancılara karşı babası Hz. Ali tarafından yine ağabeyi ile birlikte halifeyi korumak ve evine su taşımak üzere görevlendirildi. Babasının halifeliği sırasında Hz. Hüseyin Kûfe’ye giderek onun bütün seferlerine katıldı; şehâdetinden sonra da yine onun vasiyetine uyarak ağabeyine itaat etti. Muaviye’den sonra babasının oğlu Yezid’in halife ilan edilmesine karşı çıktı ve Kufe’ye hareket etti. Ehl-i beyt’ten olan ailesiyle Kerbela’ya vardığı sırada düşmanlarınca saldırıya uğradı. Su yolları kesildi ve suya ulaşmaları engellendi. Yaşanan çarpışmada susuz ve bitkin düşen Hz. Hüseyin’in saçları ve başı kesildi. Fatımiler döneminde Şam’dan Mısır-Kahire’ye getirildiği ve burada türbe yaptırıldığı söylenmektedir. Mısır Kahire Şehri'nde Hz. Hüseyin R.A. (Baş-ı Mübarekleri), Hz. Hüseyin Camii'nde dir.
Hz. Abdullah bin Revaha R.A.
Şiirleri Oklardan Daha Etkili Sahabe Hazrec kabilesinin Benî Hâris kolundan Revâha b. Sa‘lebe’nin oğludur. Hz. Abdullah bin Revaha R.A. Muhadramûn şairlerinden olup sanatını yalnız Hz. Peygamber’i ve İslâm dinini savunmak, müşrikleri hicvetmek yolunda kullanmıştır. Resûlullah’ın onun için söylediği bilinen, “Şiirleri müşrikler üzerinde oklardan daha etkilidir” cümlesi şairlik kudreti, “Şüphe yok ki kardeşiniz bâtıl ve boş söz söylemez” cümlesi ise kişiliği hakkındaki görüşlerini yansıtmaktadır. Hz. Abdullah bin Revaha R.A. okuma yazma bilmesi, hassas bir şair, hatip ve aynı zamanda mâhir bir muharip olması, yüksek cesaret ve şecaate, ayrıca ileri derecede zühd ve takvâya sahip bulunması gibi hasletlerinden dolayı Hz. Peygamber’in özel teveccüh ve itimadını kazanarak ashâb-ı kirâm arasında temayüz etmiş ve önemli görevler yüklenmiştir. Hz. Abdullah bin Revaha R.A. Mute Savaşı’nda komutanlık yapmış ve şehit olmuştur. Ürdün’de medfundur.
Hz. Cafer Tayyar R.A.
İki Eli İki Kanat Olan Sahabe Hz. Muhammed’in amcasının oğludur. Hz. Cafer Tayyar R.A. 590 yılına doğru Mekke’de doğmuştur. Hz. Ali’nin öz kardeşi olup ondan on yaş büyüktü. Ebû Tâlib’in çocuklarının fazla oluşu sebebiyle geçim sıkıntısı çektiği sırada yükünü hafifletmek üzere Hz. Peygamber Ali’yi, amcası Abbas da Cafer’i yanına almıştı. Bu sebeple gençlik yılları amcası Hz. Abbas’ın yanında geçti. Hz. Peygamber’e ilk iman edenler arasında yer aldı. Bedir Gazvesi’ne katılmamış olmakla beraber kendilerine Hz. Peygamber’in bu savaşta elde edilen ganimetlerden pay ayırdığı ve Bedir’e katılma şeref ve sevabına sahip olduklarını belirttiği sekiz kişiden birisi de Cafer b. Ebû Talib idi. Mute Savaşı’nda Zeyd b. Hârise’nin şehid düşmesinden sonra idareyi aldı ve düşman üzerine kahramanca hücum ederek şehid oldu; bu arada iki kolu da kesildi. Hz. Peygamber, yüce Allah’ın Cafer’in kesilen iki koluna karşılık iki kanat ihsan ettiğini ve onlarla cennette uçtuğunu haber vermiştir. Bu sebeple kendisine “tayyâr” (uçan) ve “zü’l-cenâheyn” (iki kanatlı) lakapları verilmiştir. Hz. Cafer Tayyar R.A. Ürdün’de medfundur.
Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah R.A.
Aşere-i Mübeşşere’den Bir Sahabe Hz. Muhammed S.A.V. yaşarken cennetle müjdelenen on kişiden (aşere-i mübeşşere) biri olan Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah R.A., Hicretten kırk yıl önce 583’de doğdu. Benî Hâris kabilesinden olan, Câhiliye devrinde Mekke’de okuma yazma bilen birkaç kişiden biri olduğu için Kureyşliler kendisine değer verirdi. Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah R.A., Hz. Peygamber’in İslâm’a davete başladığı ve henüz Dârülerkam’a girmediği günlerde Hz. Ebû Bekir vasıtasıyla müslüman oldu. İslâmiyet’in yayılması için büyük çaba gösterdi ve bu sebeple Kureyşliler’in ağır baskılarına mâruz kaldı. İşkenceler dayanılmaz hale gelince 616 yılında yapılan İkinci Habeşistan Hicreti’ne katıldı. Ancak bir müddet sonra Mekke’ye döndü. Hz. Ebu Ubeyde bin Cerrah R.A., “tâûnu Amvâs” diye meşhur olan ve birçok sahâbînin ölümüne yol açan vebaya yakalanarak Beysân’a bağlı Amtâ köyünde vefat etti ve oraya defnedildi. Bugün kabri Ürdün’de Gurülbilevne bölgesindeki Ebû Ubeyde köyünde bulunmaktadır.
Hz. Hafsa R.A. (Hafza Valide)
Hz. Ömer’in kızı ve Hz. Muhammed’in hanımıdır. 605 yılında Mekke’de doğdu. Resûlullah, 3. yılın Şâban ayında (Ocak 625) dördüncü eşi olarak 400 dirhem mehir karşılığında Hafsa ile evlendi. Hafsa diğer ortakları içinde en çok Hz. Âişe ile anlaşmış, ikisinin Resûlullah’ı diğer hanımlarından kıskandıkları ve zaman zaman bu konuda iş birliği yaptıkları da olmuştur. Hz. Hafsa R.A. (Hafza Valide) Türbesi, Suriye Şam Şehri'nde Bab'üs Sağir mezarlığındadır.
Hz. Hatice R.A.
Resulallah’ın İlk Hanımı Hz. Muhammed’in ilk hanımıdır. Hz. Hatice R.A.’ın üstün iffeti sebebiyle İslâmiyet’ten önce “Tâhire” lakabıyla anıldığı bilinmektedir. “Kübrâ” sıfatı ise Resûl-i Ekrem’in en büyük hanımı olması sebebiyle daha sonraki dönemlerden itibaren kullanılmıştır. Hz. Muhammed ile Hatice’nin ilk çocukları Kasım olup iki yaşına kadar yaşadı. Resûl-i Ekrem Ebü’l-Kasım künyesini onun adından almıştır. En büyük çocuklarının Zeyneb olduğu da söylenmektedir. Daha sonra Rukıyye, Ümmü Külsûm ve Fâtıma doğdu. Çocuklarından Tayyib (Abdullah) ile Tâhir peygamberlikten önce vefat etti. Hz. Hatice, yeryüzünde sadece üç müslümanın bulunduğu İslâmiyet’in ilk günlerinde Resûlullah ve Hz. Ali ile beraber bazan Kâbe civarında, bazan evinde ibadet etti. Yirmi beş yıl kadar süren mutlu bir evlilik hayatından sonra hicretten üç yıl kadar önce 10 Ramazan’da (19 Nisan 620) vefat etti. Hz. Hatice R.A. Türbesi Suudi Arabistan Mekke Şehri'nde, Cennet'ül Mualla'da dır.
Hz. Hamza R.A.
Allah ve Resulünün Aslanı, Şehitlerin Efendisi 569 veya 570 yılında Mekke’de doğmuştur. Hz. Hamza R.A. Hz. Muhammed ile sütkardeşi, çocukluk ve gençlik yıllarında ise dost oldukları bilinmektedir. Ebu Cehil’in Hz. Peygamber’e hakaretler ettiğini haber aldığında hiddetlenmiş ve attığı okla onu yaralamıştır. İslam dinini kabul ettiğini beyan etmiştir. Hz. Hamza R.A.’nın müslüman olmasıyla İslâm tarafının gücü artmış ve müşriklerin rahatı bozulmuştur. Bedir Savaşı’nda büyük kahramanlıklar göstermiş ve müşrikler intikam için yemin etmişlerdir. Habeş asıllı köle Vahşi’nin onu öldürmesi karşılığı azat edileceği ve ödüllendirileceği söylenmiştir. Köle, Uhud Gazvesi’nde sinsice yaklaşıp Hz. Hamza’yı şehit etmiştir. Peygamber çok üzülmüş ve cenaze namazını kendisi kıldırmıştır. Hz. Hamza R.A. Medine’de Uhud Şehitliği’nde medfundur.
Hz. İbrahim R.A.
Hz. Seyyid-i Kainat Muhammed-i Mustafa Sallallahü Aleyhi Vessellem Efendimiz'in oğlu 8 Zilhicce 630 yılında Medine yakınlarındaki Kuf bölgesinde doğmuştur. Hz. İbrahim R.A. Resûl-i Ekrem’in câriyesi Mâriye’den olma çocuğudur. Peygamber, doğumu öğrendiğinde “Bu gece bir oğlum oldu, ona atam İbrâhim’in adını verdim” demiştir. On yedi veya on sekiz aylıkken İbrâhim’in hastalanması üzerine Resûlullah, Abdurrahman b. Avf ile birlikte Ümmü Bürde’nin evine gitti ve çocuğu kucağına aldı, bir müddet sonra da İbrâhim öldü. Medine’deki Cennetü’l-baki Kabristanı’na defnedilen İbrâhim kabre konulurken mezarın kenarına oturan Resûl-i Ekrem su isteyerek kabrin üzerine serpmiş ve yakınında duran bir taşı da baş ucuna dikmiştir.
Hz. Osman R.A.
İslam Dininin Üçüncü Halifesi. Hz. Ömer’den sonra gelen 3. İslâm halifesidir. Fil Vak‘ası’ndan altı yıl sonra Tâif’te doğdu. İslâmî davetin ilk safhasında Hz. Ebû Bekir’in delâletiyle Resûlullah’ın yanına giderek müslüman oldu ve ilk on müslüman arasında yer aldı. Resûl-i Ekrem’in vahiy kâtiplerinden olan Osman, Ebû Bekir zamanında onun kâtipliğini ve müşavirliğini yaptı. Onun Hz. Ömer’i halef tayin etmesi hususunda olumlu görüş belirtti. Hz. Ömer’in de danışmanları arasında yer aldı. Resûlullah’ın iki kızıyla evlenmiş olduğu için “zü’n-nûreyn” (iki nur sahibi) lakabıyla meşhur olmuştur. Çıkan isyan sonucu evine zorla giren âsiler tarafından şehit edilmiştir. Cenazesi bile gece vakti az kişinin katılımıyla gizlice kaldırılmıştır. Cenazeye Hz. Osman’ın iki hanımının yanında üç-on yedi arasında erkeğin katıldığı ve onun Medine’deki Cennetü’l-baki bitişiğindeki Haşşükevkeb denilen yere defnedildiği bildirilmektedir.
Hz. Halime R.A.
Hz. Seyyid-i Kainat Muhammed-i Mustafa Sallallahü Aleyhi Vessellem Efendimiz'in süt Annesi'dir. Hevâzin kabilesinin Sa‘d b. Bekir koluna mensuptur. Ümmü Kebşe künyesiyle ve Halîme es-Sa‘diyye olarak anılmaktadır. Mekkeli aileler yeni doğan çocuklarını, çölün sağlıklı havasında büyümeleri ve fasih Arapça’yı öğrenmeleri için bedevî kabilelerden bir sütanneye verirlerdi. Hz. Muhammed de böylece sütanneye verilmiştir. 5 yaşına kadar yanında kalmıştır. Bu süreçte aileye bolluk-bereket gelmiştir. Mezarı, Medine’deki Cennet-ül Baki Kabristanı’ndadır.
Hz. Abbas R.A.
Hz. Seyyid-i Kainat Muhammed-i Mustafa Sallallahü Aleyhi Vessellem Efendimiz'in Amcasıdır. Peygamber’in doğumundan iki veya üç yıl önce dünyaya gelmiştir. Mekke’de onunla birlikte büyüdü. İlk gençlik yıllarından itibaren ticaretle meşgul oldu. Hz. Peygamber İslâmiyet’i yaymaya başladığı günlerde Abbas hemen müslüman oldu ancak geniş nüfuzunu kullanarak müslümanları himaye etmek düşüncesiyle, Müslümanlığı kabul ettiğini açığa vurmadı. Bu durumu uzun süre koruyarak bilgi akışına yardımcı oldu. Hz. Peygamber, amcası Abbas’ı sever, kendisinden sadece iki veya üç yaş büyük olmasına rağmen, “İnsanın amcası babası gibidir” diyerek ona saygı gösterirdi. Ayrıca onu, “Kureyş’in en cömerdi ve akrabalık bağlarına en çok riayet edeni” diye övmüş, Abbas’ı incitenlerin kendini incitmiş olacaklarını söylemiştir. Kendi soyundan gelenlerin kurduğu devlet olan Abbasi Devleti’ne de ismini vermiştir. Mezarı, Medine’deki Cennet-ül Baki Kabristanı’ndadır.
Hz. Seyyid-i Kainat Muhammed-i Mustafa S.A.V.'in Hanımları
Hz. Seyyid-i Kainat Muhammed-i Mustafa S.A.V.'in Cennet-ül Baki Kabristanı’nda medfun hanımları Hz. Aişe, Hz. Sevde binti Zem’a, Hz. Hafsa binti Ömer, Hz. Zeynep binti Huzeyme, Hz. Zeyneb binti Cahş, Hz. Ümmü Seleme, Hz. Ümmü Habîbe, Hz. Cüveyriye binti Hâris ve Hz. Safiyye binti Huyey’dir. Suudi Arabistan’ın Medine şehrinde yer almaktadır.
Resulullah Efendimiz S.A.V.'in Halaları
Resulullah Efendimiz S.A.V.'in 6 halası vardır. Bunlar Beyzâ, Berra, Atike, Safiyye, Erva ve Ümeyme’dir. Mezarları Suudi Arabistan’ın Medine şehrindeki Cennet-ül Baki Kabristanı’ndadır.
Hz. Dumlu Baba R.A. (Dumlu Sultan)
Evliya Çelebi’nin "Dokuz saatte Dumlu Sultan menziline vardık. Asab-ı güzinden ulu bir sultan olup kubbesinde medfundur. Asitanesi azim ziyaretgâhtır.” dediği, İbn Batuta’nın ise “Erzurum’da Ahi Dumanın zaviyesine inmiştik. Bu zat ileri bir yaşta olup, yüz otuz yaşını aştığı söylendiği halde hala bir değneğin yardımıyla yürüyebilmekte hafızası bütün canlılığı ile durmakta, beş vakit namazını kılmakta idi.” dediği kişi Dumlu Baba’dır. Fırat Nehri’nin kollarından biri olan Karasu’nun doğduğu yer buradadır. Türbe, Erzurum’un kuzeyindeki Dumlu Dağı’nda bulunmaktadır.
Hz. Seyyid Abdurrahman Gazi R.A. (Medi Şeyh)
Medine asıllı olan Şeyh, kısaca "Medişeyh" olarak anılmaktadır. Hz. Seyyid Abdurrahman Gazi R.A. Hazretlerinin Medine-i Münevvere'den gelen İslam ordularının Anadolu'ya yaptıkları seferlere katıldığı ve burada şehit düşen Sahabelerden olduğu bilinmektedir. Doğum ve vefat tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. Türbe, Malatya’nın Darende ilçesinde, Medi Şeyh Camii'ndedir.
Hz. Kaniya Navin R.A.
Diyarbakır Silvan İlçe'sinde Hz. Kaniya Navin R.A. Türbesi, Bağlar Mahallesinde Kaniya Navin Parkı içindedir. Halk arasında Kaniya Navin Ziyareti veya Yedi kızlar ziyareti olarak da bilinir.
Hz. Sahabe Muhammed R.A.
Diyarbakır Silvan Kalesi’nin güney tarafında Burcuşah Kapısı’nın karşısındaki sur dışında Hz. Sahabe Muhammed R.A.türbesi mevcutdur. Şehit düştüğü rivayet edilen sahabe türbesinin üzerinde çeşitli yazıt ve kabartmalar vardır. Ayrıca çevre düzenlemesi sırasında türbenin yanında kazı sonucu bulunan taş parçalarının üzerinde altı köşeli yıldız kabartması bulunmuştur. Her yıl mart ayının ilk üç Çarşamba günü ziyaretçi akınına uğramaktadır. Bazı hastalıklara şifa olduğuna inanılmaktadır.
Dara Hiznahiye (Sahabe Mezarları) R.A.
Diyarbakır Silvan yolu üzerinde Dara Hiznahiye (Sahabe Mezarları) R.A. Türbesi, bulunmaktadır. Taştan yapılan mezarın sağ ve sol tarafında kılıç kabartması bulunmaktadır. Birkaç mezardan oluşmaktadır. Ziyaretgah olarak kullanılır.
Hz. Komutan Sahabe R.A. (Muaz bin Cebel'in Komutanı)
18 yaşında iken müslüman oldu ve İkinci Akabe Biatı’na katıldı. Hz. Komutan Sahabe R.A. (Muaz bin Cebel'in Komutanı) Kendi kabilesinden İslâmiyet’i kabul eden arkadaşlarıyla birlikte geceleri Benî Selime oğullarından henüz müslüman olmayan bazı kimselerin putlarını kırdı veya putların âcizliğini ortaya koyacak eylemler yaptı. Hz. Ebû Bekir devrinde Suriye fetihlerine katıldı. Önemli görevler üstlendiği Yermük ve Ecnâdeyn savaşlarıyla Dımaşk’ın fethinde bulundu. Ecnâdeyn Savaşı’nda ordunun sağ kanadına kumanda etti. Hz. Ömer halifelik görevini üstlendiğinde Suriye ordusunun kumandanı Ebû Ubeyde b. Cerrâh ile ona bir mektup yazdı. Ebû Ubeyde veba salgınında ölünce ordunun başına geçti ve komutanlık yaptı. Asr-ı saâdet’te Kur’ân-ı Kerîm’in tamamını ezbere bilen birkaç kişiden biri olan Muâz, Resûlullah’ın kendilerinden Kur’an öğrenilmesini tavsiye ettiği dört sahâbî arasında yer alıyordu. Hz. Komutan Sahabe R.A. (Muaz bin Cebel'in Komutanı) Türbesi, Diyarbakır Silvan ilçesindedir.
Hz. Vehb Bin Ebu Kebşe R.A.
Çin’e İslâm’ın Dokunuşu Hz. Peygamber’in dayısı Sa’d bin Ebî Vakkâs başkanlığında Çin’e giden Hz. Vehb Bin Ebu Kebşe R.A. bir sahabe heyetinin içinde yer aldığı rivayet edimektedir. Bu yolculuk, kimi yorumlara göre 616, kimilerine göre ise Hz. Osman’ın hilafeti zamanına denk gelen 650 yılında gerçeklemiştir. Çin’i 618-905 yılları arasında yöneten Tang Hanedanı döneminde Çin’e ulaşan Hz. Vehb Bin Ebu Kebşe R.A. ve heyetin, İmparator Kao-Tsung tarafından bizzat kabul edildiği belirtilmektedir. Hz. Osman’ın gönderdiği hediyeleri İmparator’a takdim eden heyet, yine Halife tarafından çoğaltılan bir Kur’an nüshasını da Çinli yetkililere ulaştırmıştır. Hz. Vehb Bin Ebu Kebşe R.A. Türbesi, Çin'in Guangdong Sheng Şehri'nde dir.
700 Sahabe-i Güzin Ziyareti
700 Sahabe-i Güzin Ziyareti Dağıstan Derbent Şehri'nde (Eski adıyla Babul Ebvab yani Demirkapı) bulunan 700 Sahabe-i Güzin Ziyareti, fetih sırasında şehit olan Sahabe-i Kiramların defn olunduğu ulu bir mezarlıktır. Evliya Çelebi'de geçmektedir.
Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A.
Resûl-i Ekrem’e En Son Dokunan Sahabe Hz. Muhammed’in amcası Abbas’ın oğludur. Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A. Annesi Ümmü’l-Fazl Lübâbe bint Hâris el-Hilâliyye, Hz. Hatice’den sonra müslüman olan ilk kadın olup Resûl-i Ekrem’in hanımlarından Meymûne’nin kız kardeşidir. Resûlullah kendisine benzetilen Kusem’i arkadaşlarıyla oynarken görmüş ve bineğinin arkasına bindirmişti. Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A. Hz. Peygamber’in cenazesi yıkanırken hazır bulunmuş, Resûlullah’ı kabrine yerleştirmiş ve kabirden en son o çıkmıştı. Bu sebeple Resûl-i Ekrem’e en son dokunan kişi olarak tanınır. Aynı zamanda Hz. Hüseyin’in sütkardeşi olmuştur. Muâviye döneminde Horasan Valisi Saîd b. Osman b. Affân’ın kumandasında Horasan civarındaki fetihlere katıldı. Saîd b. Osman’la birlikte Semerkant seferine katıldı ve Semerkant’ta şehit oldu ve Özbekistan’ın Semerkant’ına defnedildi. Mezarı zamanla ziyaretgâh haline gelmiş, etrafına cami ve medrese yapılmıştır. Kusem’in Semerkantlılar arasında “Şâh-ı Zinde” (yaşayan sultan) diye anılan mezarına Bâbür devrinde Mezarşah adı verilmiştir. Hz. Kusem İbn-i Abbas R.A. Türbesi, Özbekistan Semerkant Şehri'nde Şah-ı zinde - Semerkand Şehir Kabristanındadır.
Hz. Hakem el-Gıfari R.A.
Merv’in Sahabe Valisi Ebu Zer-i Gıfari R.A.’ın kardeşidir. Hicaz'daki Gıfar kabilesine mensuptur. Ağabeyi Ebu Zer'in tavsiyesiyle, kardeşi Rafi ile birlikte Hz. Muhammed’in huzuruna gelerek sahabe olma şerefine kavuşmuştur. Hicretin 44. Yılında Muaviye tarafından Horasan'a vali tayin edildi. Horasan'daki valiliği esnasında Herat'a girdi. Sonra oradan Merv'e ulaştı. Sonrasında merkezi Merv şehri olan Harezm havalisine vali tayin edildi ve burada da vefat etti. Hz. Hakem el-Gıfari R.A. Türbesi Türkmenistan Merv şehrindedir.
Hz. Bureyde el-Eslemi R.A.
Horasan’ın Sahabesi Eslem kabilesinin Sehmoğulları koluna mensuptur. Hz. Bureyde el-Eslemi R.A. Adının Âmir, künyesinin Ebû Sehl, Ebû Sâsân veya Ebü’l-Husayb olduğu da rivayet edilmektedir. Mekkeli müşriklerin hicret sırasında Hz. Peygamber’i diri veya ölü olarak ele geçirene büyük mükâfatlar vaad ettiğini duyan Bureyde, arazisinden geçmekte olan Hz. Peygamber ile yanındakileri durdurup kimliklerini öğrenmek istedi. Fakat bu esnada Resûlullah’ın konuşmasından etkilenerek müslüman oldu ve adamlarıyla beraber onun arkasında namaz kıldı. Bureyde b. Husayb Hz. Peygamber’den 164 hadis rivayet etmiştir. Hz. Bureyde el-Eslemi R.A. Türbesi Türkmenistan’ın Merv şehrindedir.
Caber Kalesi Sahabeler R.A. (Ca'ber Kalesi)
Suriye Al-Thawrah Şehri'nde Caber Kalesi Sahabeler R.A. (Ca'ber Kalesi), Hz. Ali ile Hz. Muâviye, bu Ca‘ber Kalesi karşısında büyük bir savaş yapmıştır. Her iki taraftan binlerce sahâbe, Suffe Erbâbı, Muhâcirîn, Ensâr, Tâbiîn ve Tebe-i Tâbiîn şehid olmuştur. Hâlâ o Ca‘ber sahasında nurlu kabirleri ve mezar taşları vardır. Her tarafta yüzlerce kubbe ve kabirleri görülmektedir. Başlıca bilinenleri şunlardır; Beşîr b. Hâtem Tâi, Musa b. Zübeyr, Zeynüddîn b. Âkil b. Ebî Tâlib, İsmâil b. Huzeyme, Serâceddîn b. Hâlid, Sâlih Berkî b. Abd Rey. Bunlardan başka daha nice sahâbe-i kirâm vardır. Şuan kalenin kendisi var fakat etrafını Baraj gölü kaplamıştır.
Hz. Çifte Sultanlar R.A.
Rivayete göre Hz. Hüseyin’in Fatma ve Sakine isimli kızlarının burada bulunduğudur. II. Mahmud gördüğü rüya üzerine buranın üstünü parmaklıkla çevirmiştir. Çifte Sultanlar Türbesi, Koca Mustafa Paşa Sümbül Efendi Camii’nin haziresinde yer almaktadır.
Karskapı Sahabeleri R.A.
Erzurum Yakutiye ilçesinde Karskapı Sahabeleri R.A. Karskapı Şehitliği'ndedir.
Necaşi ve Habeşistan’a Hicret Eden ilk Sahabeler
Etiyopya Negash Şehri'nde Necaşi ve Habeşistan’a Hicret Eden ilk Sahabeler Türbesi
Hz. Ömer-il Faruk oğlu Ubeydullah R.A.
Suriye Humus Şehri'nde Hz. Ömer-il Faruk oğlu Ubeydullah R.A. Türbesi (Khaled Ibn Walid Mosque) Halit bin Velid Camii'nde dir.
Hz. Amine Hatun R.A.
Suudi Arabistan Al-Abwa Şehri'nde Hz. Amine Hatun R.A. Türbesi, Şehrin batısında bir tepe üzerindedir.
Hz. Zeyd bin Harise R.A.
İstanbul Fatih İlçesi'nde Hz. Zeyd bin Harise R.A. Türbesi
Ebubekir Ağa Sıbyan Mektebi Haziresinde Sahabe ve Tabiinler
Ebubekir Ağa, 1670 yılında Alâiye’de doğmuştur. İstanbul, İzmir, Mekke, Mora, Mısır ve Kıbrıs’ta pek çok vakıf tesis etmiştir. Kapıcıbaşı, çavuşbaşı, darphane emini, nişancı, kaptân-ı derya gibi birçok alanda Osmanlı Devleti’ne hizmet etmiştir. 1758’de vefat etmiş olup İstanbul’un Aksaray semtindeki aile mezarlığına defnedilmiştir. İstanbul Fatih İlçesi'nde Ebubekir Ağa Sıbyan Mektebi Haziresinde Sahabe ve Tabiinler, Ebubekir Ağa Sıbyan Mektebi Haziresinde dir.
Hz. Enes bin Malik R.A.
Hz. Muhammed S.A.V.’in Küçük Hizmetkârı Hicretten on yıl önce doğdu (612). Hz. Enes bin Malik R.A. Hazrec kabilesinin Neccâroğulları sülâlesinden olup topladığı ekşi bir bakla çeşidi sebebiyle kendisine “Ebû Hamza” künyesini Resûl-i Ekrem S.A.V. vermiştir. Resûlullah’a on yıl hizmet ettiği için “Hâdimü’n-Nebî” lakabıyla anıldı. Resûl-i Ekrem Efendimiz’in terbiyesiyle yetişen Enes onunla birlikte Hudeybiye Antlaşması, Hayber seferi, Umretü’l-kazâ, Mekke’nin fethi, Huneyn Gazvesi, Tâif Muhasarası ve Vedâ haccında bulundu. Yaşının küçüklüğü sebebiyle savaşçı olarak katılamadığı Bedir Gazvesi’nde de Hz. Peygamber’in yanından ayrılmadı. Çok hadis rivayet ettikleri için “müksirûn” diye anılan yedi sahâbîden biri olan Hz. Enes bin Malik R.A., sayısı tekrarlarıyla birlikte 2286’yı bulduğu söylenen rivayetleriyle müksirûnun arasında üçüncü sırada yer almıştır. Hz. Enes bin Malik R.A.'ın Türbesi Irak’ın Basra Şehri’nde bulunmaktadır.
Hz. Amr-I Ayyar R.A. (Ümeyye-i Damiri oğlu)
Suriye Humus Şehri'nde Hz. Amr-I Ayyar R.A. (Ümeyye-i Damiri oğlu) Türbesi Humus Kalesi'nde dir. Evliya Çelebi Seyahatnağmesi'nde geçer.
Hz. Ömer, Sahabiler Türbesi
Kıbrıs’a Vurulan İslâm Mührü Suriye’de kurulan İslâm donanması ilk büyük seferini Kıbrıs’a yapmıştır. 647-649 yılları arasında birçok sefer düzenlenmeye devam etmiştir. Sahabe Hz. Ömer bu donanmada komutan olmuştur. Kıbrıs’a bu türbenin bulunduğu noktadan ayak bastığı rivayet edilmiştir. Burada altı silah arkadaşıyla birlikte şehit düşmüştür ve yine buradaki mağaraya defnedilerek Kıbrıs’ta İslâm’ın mührünü vurdular. 1571’de Sultan II. Selim zamanında Kıbrıs’ın fethedilmesiyle sahabenin cenazeleri buraya taşınarak türbe haline getirilmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Girne Şehri'nde Hz. Ömer, Sahabiler Türbesi
Hz. Abdurrahman R.A. (Sahabe Abdurrahman)
Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri Fil Vak‘ası’ndan (571) on yıl kadar sonra Mekke’de doğdu. Hz. Abdurrahman R.A.'ın câhiliye döneminde Abdüamr veya Abdülkâ‘be olan adı, müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber tarafından Abdurrahman olarak değiştirildi. Hz. Peygamber’le birlikte bütün savaşlara katıldı. Uhud’da yirmiden fazla yara aldı, hatta ayağındaki yaralar sebebiyle topal kaldı. Hicretin altıncı yılında (628) Dûmetülcendel üzerine yapılan bir seferde, Hz. Peygamber onu seriyye kumandanlığına getirdi ve başına sarık bağladı. Vefatında Hz. Peygamber’i kabre indiren dört sahâbîden biri Abdurrahman idi. Abdurrahman b. Avf yetmiş beş yaşlarında Medine’de vefat etti; vasiyeti üzerine cenaze namazını Hz. Osman kıldırdı. Türbesi Diyarbakır’ın Sur İlçesi'nde İsmet Paşa İlkokulu’nun karşısında, evin bahçesindedir.
Hz. Mir Seyyaf R.A. (Karadeniz Türbesi)
Diyarbakır Sur İlçesi'nde Hz. Mir Seyyaf R.A. Türbesi
Hz. Sa’saa Bin Sühan R.A.
Diyarbakır’da Valilik Yapan Sahabe 598 yılında doğmuştur. Hz. Ömer'in hilafeti döneminde (639) İyaz Bin Ganem komutasındaki İslam ordusu tarafından fethedilen Diyarbakır, Anadolu'da İslamiyet ile şereflenen ilk şehirdir ve Hz. Sa’saa Bin Sühan R.A. valiliğini yapmıştır. Bir sahabenin valilik yaptığı tek şehir Diyarbakır olmuştur. Harap durumda olan türbenin onarımı ve yıkılmış olan mescidin yeniden inşası ile bugünkü halini almıştır. Diyarbakır Sur İlçesi'nde olan, Hz. Sa’saa Bin Sühan R.A. Türbesi Tarihi Hasan Paşa Hanı karşısındadır.
Hz. Sultan Suc-a R.A. (Sultan Şücaeddin)
Diyarbakır Sur İlçesi'nde Hz. Sultan Suc-a R.A. (Sultan Şücaeddin) Türbesi
Sahabe-i Kiramlar
İstanbul Eyüpsultan İlçesi'nde Sahabe-i Kiramlar (Eyüp / Nişanca) mahallesinde, Baba Haydar Camii'nin sırasında, Eyüp'e doğru 150 metre ilerisindedir.
Üç Bin Sahabi R.A.
Kilis Merkez Odun Pazarı'nda Üç Bin Sahabi R.A. Türbesi, Evliya Çelebi Seyahatname'sinde meşhedlikle ilgili olarak şunlar anlatılmaktadır: Evvela şehid Mahallesi (odun pazarı) kabristanında üç bin sahabe-i kiram ismiyle mezar-ı şeriflerinin taşlarında yazılıdır.
Hz. Seyyidi Sultan R.A. (Seyyid Acep Şir Gazi)
Erzincan Merkeze bağlı Binkoç (Cırzını) Köyü'nde Hz. Seyyidi Sultan R.A. (Seyyid Acep Şir Gazi) Türbesi Munzur Dağındaki Ergan tepesinin ortasında yer alır. Merkeze bağlı Binkoç (Cırzını) ve Türkmenoğlu (Dacirek) köylerinin üst kısmındadır.
Hz. Meymune Binti Haris R.A.
Suudi Arabistan Mekke Şehri'nde Hz. Meymune Binti Haris R.A. Türbesi Mekke Medine Yolu, Nevruziye (An Nawwariyyah) da dır. Hz. Meymune Binti Haris R.A. , Rasulullah S.A.V. Efendimizin zevcesidir.
Hz. İmam Abdullah R.A. (Hz. Zeynel Abidin R.A.Babası)
Suriye Şam Şehri'nde Hz. İmam Abdullah R.A. (Hz. Zeynel Abidin R.A.Babası) Türbesi Bab-üs Sagir Mezarlığı'nda (Bab el Saghir Cemetery) dır. Hz. İmam Abdullah R.A. (Hz. Zeynel Abidin R.A.)'ın Babası dır.
Hz. Sa’d Bin Ebu Vakkas R.A.
Gaziantep Şehri Araban ilçesinde Hz. Sa’d Bin Ebu Vakkas R.A. Türbesi Ziyaret Köyü'ndedir.
Diyarbakır Kalecik Sahabe Şehitliği
Diyarbakır Şehri Eğil ilçesine bağlı Kalecik Köyü'nde Diyarbakır Kalecik Sahabe Şehitliği
Hz. Ebu Hureyre R.A. (Sidi Abou Horairah)
Mısır Gizze Şehri'nde Hz. Ebu Hureyre R.A. (Sidi Abou Horairah) Türbesi
Hz. Ümmü Habibe R.A.
Suriye Şam şehrinde Hz. Ümmü Habibe R.A. Türbesi Bab el Saghir Cemetery (Bab'üs Sağir Mezarlığı) içindedir. Hz. Ümmü Habibe R.A. Resulullah S.A.V. hanımlarındandır.
Hz. Ümmü Seleme R.A.
Suriye Şam şehrinde Hz. Ümmü Seleme R.A. Türbesi Bab el Saghir Cemetery (Bab'üs Sağir Mezarlığı) içindedir. Hz. Ümmü Seleme R.A. Resulullah S.A.V. hanımlarındandır.
Hz. Abdulvahap R.A. (Kotum Baba)
Bitlis İli Tatvan İlçesi'nde Hz. Abdulvahap R.A. (Kotum Baba) Türbesi Küçüksu Köyü'nde dir. Ahlat ilçesinde türbesi bulunan Abdurrahman Gazi'nin kardeşi olduğu rivayet edilir.
Hz. Seyyid Ömer Halil R.A.
Erzurum Hınıs ilçesinde Hz. Seyyid Ömer Halil R.A. Türbesi Erence Köyü'ndedir.
Hz. Ömer bin Abdülaziz R.A.
Suriye Humus şehrinde Hz. Ömer bin Abdülaziz R.A. Türbesi
Hz. İmam Ukayl R.A. (İmam Akil)
Diyarbakır İli Hz. İmam Ukayl R.A. (İmam Akil) Türbesi.
Hz. Hindi Baba R.A.
Diyarbakır İli Sur İlçesinde Hz. Hindi Baba R.A. Türbesi Sur dibindedir.
Sahabe Kabirleri R.A.
Diyarbakır Hani İlçesi'nde Sahabe Kabirleri R.A. Dereli mahalle mezarlığındadır. Şehirde 16 Sahabe-i Kiram olduğu, kimisi Şehid kimisi tebliğ için bırakılan sahabelerdir. Sayısını ancak Allah C.C. bilir.
Hz. Şeyh Sari R.A.
Mısır Kahire Şehrind Hz. Şeyh Sari R.A. Türbesi Hadım Süleyman Paşa Camii Haziresindedir. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde geçer.
Kan-ı Şüheda Sahabeleri
İran Kazvin Şehri'nde Kân-ı Şühedâ Sahabeleri, Evliya Çelebi Seyahatnağmesinde şöyle bahseder:Kazvin surunun Müşebbek Kapısı yakınında bir mezarlıktır ki mezar taşlarında olan tarihlerini bir adam bir yılda okuyamaz. Bu suskunlar vadisinde nice yüz büyük veliler, büyük şeyhler, müellifler, tefsirciler, hadis bilginleri, yazarlar, şairler var ki yazılıp sıralanması mümkün değildir. Hatta Kân-ı Sahbâ adlı bir ünlü mezarlık kısmı vardır. O icabet mahallinde 3.000 seçkin sahâbenin gömülü olduğu muhakkaktır. Zira gece gündüz bu mahalde nur parlayıp nevrûz günü olur. Buraya yakın Kân-ı Şühedâ ziyâreti derler bir türbedir ki her Cuma gecesinde yüzlerce zahidler bu icabet mahalline gelip o karanlık gecelerde sabaha dek ibadet edip nice yüz kimseler halkın içinde açıkça nurları görürler, ulu türbedir, Allah sırlarını aziz etsin ve hepsinden razı olsun.
Sahabe-i Kiram R.A. (Yahşi Dede)
Çankırı ili Korgun ilçesinde Sahabe-i Kiram R.A. Kabri Maruf Köyündedir. Yöre halkı tarafından Yahşi Dede olarak bilinir. Köy halkı yağmur duasını burada yaparlar.
Hz. Abdullah ibn Ömer R.A.
Suudi Arabistan Mekke Şehrinde Hz. Ömer'ul Faruk R.A.'ın oğlu Hz. Abdullah ibn Ömer R.A. Kabri
Hz. Abdulllah ibn Zübeyr R.A.
Suudi Arabistan Mekke Şehri'nde Hz. Abdulllah ibn Zübeyr R.A. Türbesi.
Hz. Ali R.A. torunları ve Sahabe Kabirleri
Suudi Arabistan Mekke Şehri'nde Hz. Ali R.A. torunları ve Sahabe Kabirleri
Hz. Cerrah Baba R.A.
Şanlıurfa Siverek İlçesi'nde Hz. Cerrah Baba R.A. Türbesi,
Cüneyne Camii (Sahabeler)
Kilis ili Cüneyne Camii sahabelerin şehit düştüğü yere yapıldığından “küçük cennet” anlamına gelen “cüneyne” adı verilmiştir.
Hz. Sahabe-i Kiram R.A. (Tekfur Sarayı Dibi)
İstanbul Fatih Hz. Sahabe-i Kiram R.A. (Tekfur Sarayı Dibi) Kabri Ayvansaray Mahallesi.
Hz. Mahmud El-Ensari R.A.
Adıyaman merkeze bağlı İpekli Köyü Ali Dağ'ında Hz. Mahmud El-Ensari R.A. Türbesi,
Hz. Osman Dede R.A.
Kahramanmaraş Pazarcık İlçesi Osmandede Köyü'nde Hz. Osman Dede R.A. Türbesi
Hz. Zürare Bin Evfi el-Hazreci R.A. (Muhammed Zurrar)
Mardin Artuklu İlçesi'nde Hz. Zürare Bin Evfi el-Hazreci R.A. Türbesi Muhammed Zirar Mezarlığındadır.
Hz. Abdul Esvet Demıs Ebul Havl R.A. (Şeyh Eles)
Mardin Midyat İlçesi Hz. Abdul Esvet Demıs Ebul Havl R.A. (Şeyh Eles) türbesi Acırlı Köyü'nde dir
Hz. Kaplan Baba R.A. (Kaplan Dede)
Şanlıurfa Bozova İlçesi Yalıntaş Mahallesi Hz. Kaplan Baba R.A. Kabri Kaplandede Dağı'nda dır. Burada 4 kabir bulunmaktadır. Halk arasında yaygın olan bir kanaate göre, Halid bin Velid komutasındaki ordu buradan Samsat‘a (Sümeysat) doğru geçerken Halid bin Velid‘in oğlu Muhammed ile birlikte birkaç sahabe daha şehid olmuş ve buraya defnedilmişlerdir. Girilen konum patika yolun başıdır. Türbe ~ 700 metre ileride ağaçlık alandadır.
Hz. Osman İbni El Zeyd R.A.
Sakarya ili Adapazarı ilçesi Tekeler Mezarlığı ile Emirdağ Mezarlığı arasında yol kenarındadır. Hz. Osman İbni El Zeyd R.A. Sahabe-i Kiram'dır.
Hz. Hanzala El-Katib R.A.
Şanlıurfa Eyyübiye ilçesinde Hz. Hanzala El-Katib R.A. kabri 1049. Sk. evin bahçesindedır. Ev sahibi izin verirse ziyaret edilebilir.
Hz. Havle Binti Avf R.A.
Mardin ili Artuklu ilçesinde Hz. Havle Binti Avf R.A. Türbesi Şeyh Zirrar Mazarlığındadır. Ayni yerde medfun olan, Hz. Zürare Bin Evfi el-Hazreci R.A. kız kardeşidir.
Hz. Ebul Mucin R.A. (Ahsenül Hançer)
Diyarbakır Sur İlçesinde Hz. Ebul Mucin R.A. (Ahsenül Hançer) Türbesi Hançeri Güzel Cami'ndedir.
Hz. Şeyh Hadi R.A.
Irak Musul Şehrinde Hz. Şeyh Hadi R.A. Türbesi Evliya Çelebi Seyahatnağmesinde geçer.
Sahabeler Ziyareti
Mısır Minye Şehrinde Sahabeler Ziyareti Evliya Çelebi Seyahatnamesinde geçer.
12 Sahabe-i Kiram (Van Kalesi)
Van ili Tuşba İlçesi Van Kalesi'nde 12 Sahabe-i Kiram kabirleri, Evliye Çelebi Seyahatnağme'sinde geçer.
Hz. Abdullah bin Hizam R.A.
Mardin Artuklu İlçesi'nde Hz. Abdullah bin Hizam R.A. Türbesi Muhammed Zirar Mezarlığındadır.
Hz. Şeyh Muhammed R.A.
Diyarbakır Silvan ilçesinde Şeyh Muhammed Hz. Türbesi, Demirkuyu Köyü'ndedir. Hz. Ömer devrinde bölgenin fethi için gönderilen ordunun kumandanlarındandır
Hz. Sad b. Ebu Vakkas (r.a. ) – Ürdün
Ürdün – Gur bölgesindeki Vakkas köyünde Sahabeden Sad B. Ebu Vakkas’ın Türbesi, Gur bölgesindeki Vakkas Köyü sınırları dahilinde yer almıştır. Basit kubbeli bir yapıdan ibarettir Kaynak ; Ürdün’de Osmanlı Mimarisi , Ahmet Çaycı , Atatürk Kültür Merkezi Yayınları
Hz. Abdurrahman Paşa Ve refiki
İstanbul-Fatih , Neslişah Mahallesi, Sulukule Caddesi Üzerinde Surların Dibinde Fatih Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Binasının Karşısındadır. hayatı…. Kaynak ; İstanbul Evliyaları ve Fetih Şehidleri – Şevket Gürel , İstanbul’daki Tarihi Türbe ve Mescidleri İmar Vakfı , 1988
Hz. Ebu Derda (r.a.) – Eyüp
istanbul -eyüp – zal mahmud paşa cad no 49 Asıl adı Uveymir b. Zeyd b. Kays olan bu güzide sahabe, künyesi olan Ebü’d-Derda ile tanınmıştır. Medine-i münevvere’de iki meşhur kabile den biri olan Hazrec ‘ e mensuptur. Ensardandır. Ailesinin bütün fertleri Müslüman olduktan sonra kendisi de Bedir Harbi sırasında Müslüman oldu. Ayrıca, ensardan İslam’ı en son kabul eden kişinin de Ebü’d -Derda olduğu söylenir. “Uveymir ne hoş binici!” Abdullah b. Revaha (radzyallahu anh) cahiliye döneminde de, İslam’a girdikten sonra da Ebü’d-Derda hazretleri ile yakından ilgilenmiş, Müs lüman olması için gayret etmiştir. Bir gün, Hz. Ebü’ d-Derda evde yokken -Hz, İbrahim misali- putunu kırıp parçalar. Ebü’d-Derda hazretleri evine geldiğinde hanımı Ümmü’d-Derda (radı yallahu anha) durumu anlatır. Ebü’d-Derda hazretleri kendi kendine, “eğer bunda bir güç kuvvet, bir varlık olsa kendini savunurdu” diye düşünerek Müslüman olmaya karar verir. Abdullah b. Revaha hazretleri ile birlikte Resulullah ‘a giderek Müslüman olur. Sevgili Peygamberimiz onu Selman-ı Farisi hazretleri ile kardeş ilan eder. Henüz İslam’a girmediği devreye rastladığı için Bedir Savaşı ‘na katı lamayan Ebü’d-Derda hazretleri, diğer bütün muharebelere Hz, Peygam ber ile birlikte katıldı. Gösterdiği gayret ve başarılarla Allah Resulü ‘nün rızasını ve hoşnutluğunu kazandı. Özellikle Uhud Harbi ‘nde Peygamber Efendimiz onu “Uveymir ne hoş binici!” diyerek övmüştür. Hz, Muaviye komutasında Kıbrıs’ a düzenlenen sefere katılmıştır. Ebü’d Derda hazretleri geç Müslüman olmasına rağmen kısa zamanda ashab-ı kiramın güzide şahsiyetlerinden; faziletçe önde gelen, fakih ve hakim olarak bilinip anılanları arasında yer aldı. Hz, Peygamber bir keresinde onun için “Ebü’d-Derda ümmetimin hakimidir” diyerek iltifat etmiştir. Bir defasında da “Ümmetimin en abidi ve en müttakisi” diyerek onu öv müştür. Ebü’d-Derda hazretleri Müslüman olmadan önce ticaretle meşgul olu yordu. Müslüman olduktan sonra Hz. Peygamber ile daha çok bir arada bulunabilmek ve ibadet edebilmek için ticareti bıraktı. Hz Ebu Bekir Efendimiz’in hilafetinin son yıllarında ordu kadılığı görevine getirildi. Hz. Ebü’d-Derda, Hz. Ömer’in hilafeti dönemind Kur’an-ı Kerim’i ve İslam’ın esaslarını öğretmek üzere Şam’a gönderildi. O sıralar Şam vali si olan Hz. Muaviye, Halife Ömer’in emri ve izniyle onu Şam kadılığına getirdi. Bu göreve Hz. Osman ‘ın hilafeti döneminde de devam eden Ebü’d-Derda hazretleri Müslümanların Şam’daki ilk kadısıdır. Ebü’d-Derda (radıyallahu anh), Hz. Osman’ın şehit edilmesinden önce, 32/652 yılında Şam’da vefat etti, Burada Babüssağır Kabristanı ‘na defnedildi. Kur’an’ı ezberleyen ilk dört kişiden birisidir. Ebü’d-Derda hazretleri güzel yüzlü, nurani çehreli, ela gözlü, kemerli kıvrık burunlu , koyu esmer tenli idi. Saçını ve sakalını sarıya boyardı. Başına takke giyer, üzerine sarık sarar, sarığının ucunu iki omzu arasına sarkıtırdı. Ebü’d- Derda (radıyallahu anh)’ın hanımı Ümmü ‘d-Derda Hayre binti Had ret, kadın sahabelerin meşhurlarındandır. Fıkıh alanında bilgili, dirayetli ve dindar bir hanımdı. Pek çok hadis-i şerif rivayet etmiştir. Ebü’d- Derda hazretlerinin Derda, Bilal, Yezid ve Nesibe adlarında dört çocuğu olmuştur. Oğullarından Bilal, Emeviler döneminde Şam kadılığı yapmıştır. Sahabe-i kiramdan pek çok kişi bu yüce sahabenin ilmini methetmiş ve onu bütün sahabenin ilminin kendisinde toplandığı kişilerden biri saymışlardır. Enes b. Malik hazretlerinden rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber vefat ettiğinde Kur’an’ ın tamamını ezberle yen dört kişi vardı. Bunlar Hz. Ebü’d Derda, Hz. Muaz b. Cebel, Hz. Zeyd b. Sabit ve Hz. Ebu Zeyd idi. Ayrıca Ebü ‘d-Derda hazretleri, Hz. Peygam ber’in huzurunda oturup Kur’an tilavet etmiştir. Meşhur yedi kıraat imamın dan biri olan ibni Amir onun talebeleri arasındaydı. Hz. Ebü’d-Derda mescitte ders verdiği zaman etrafında bin altı yüz kişiden oluşan bir cemaat onu şevkle dinlerdi. Sabah namazını kıldıktan sonra öğretime başlardı. Kendisi Kur’an-ı Kerim’den bir cüz okur, ce maat onun etrafını çevirerek ve telaffuzuna dikkat ederek dinlerlerdi. Ebü ‘d-Derda hazretleri kıraat için halka oluşturma çığırını açan ilk kişi olarak anılır. Ebü’d-Derda (radıyallahu anh) kadılık görevinde, kıraat ve tilavet öğretiminde ve hadis rivayetinde oldukça titiz davranırdı. Hadis rivayet ettiğinde “Allah bilir. Aynen böyle değilse bunun gibi veya benzer şekildedir” diyerek temkinli davranırdı. Muaz b. Cebel hazretleri, vefatı anında onun için şöyle demiştir: “Ey Ebü’d-Derda! Gökyüzü senden daha alim birisini gölgelendirmedi Yeryüzü de senden daha alim birisini taşımadı.” Şam’da kadılık yaptığı sıralarda ve hayatının diğer bütün devrelerinde Ebü’d-Derda hazretleri oldukça mütevazi ve zahidane bir yaşam tarzını tercih etmiştir. Hatta kadılığı sırasında Hz. Ömer, “Emirülmüminin” sıfatıyla Şam taraflarını teftişe geldiğinde, vali ve diğer idarecilerin lüks içinde yaşayışı yanında, Ebü’d-Derda hazretlerinin fakirane yaşayışını görerek üzülmüş, dönüşünde ona, Bedir Savaşı ‘na katılanlardan olma dığı halde, bu savaşa iştirak eden sahabelere verilen maaş kadar yıllık gelir tahsis etmiştir. Hanımı Ümmü’d-Derda’ya, Hz. Ebü’d-Derda’nın en çok hangi ibadetle meşgul olduğu sorulunca, “tefekkürle” diye cevap vermiştir. Sözleri Ebü’d-Derda hazretlerinin tefekkür ve ibadet hakkındaki görüşü şöyledir: “Bir saat tefekkür bütün bir gece nafile ibadetten daha hayırlıdır. Kul ibadetle meşgul olunca Allah o kulu sever ve mahlukatına da sevdirir.” Hz. Ebü’d-Derda, manevi kardeşi Selman-ı Farisi hazretlerine yazdığı mektupların birinde şöyle der: -Kardeşim Selman! Duydum ki bir hizmetçi satın almışsın. Halbuki ben Resulullah Efendimiz’in, “Bir kul kendisine kulluk (hizmetçilik) yapıl madıkça Allah’ın kuludur. (Bu sebeple ufak tefek kusurları bağışlanır.) Fakat kendisine hizmetçi edinince bunun hesabını vermesi gerekir” dediğini duymuştum. “İmanın zirvesi başa gelene sabır, kadere rıza, samimi bir tevekkül ve Allah’a boyun eğmektir.” Ebü’d-Derda hazretleri bir sözünde, fakirlik, hastalık ve ölüme dair de şunları söyler: “Üç şey var ki, ben onları seviyo rum, ama diğer insanlar kötü görü yor: Fakirlik, hastalık ve ölüm. Ölümü Rabbime duyduğum aşırı sevgiden dolayı; fakirliği Rabbim karşısında duyduğum tevazudan do layı; hastalığı da hatalarıma kefaret olmasından dolayı seviyorum.” “Bilmeyene bir kere , bilip de yap mayana yedi kere yazıklar olsun.” Türbe Bu güzide sahabe için iki tane İstanbul’ da, bir tane de Konya Ereğli ilinde makam tesis edilmiştir. Bunlardan biri İstanbul’un Eyüp ilçesi ‘nde bulunmaktadır. Nişanca Mahallesi ‘nde, Zalmahmudpaşa Caddesi üzerinde, Zalmah mudpaşa Camii ile Cezeri kasımpaşa Camii arasındadır. Karşısında Evronosbaba Haziresi arka tarafında ise Şahsultan Türbesi bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı ve üstü açık olan türbe, kesme taştan yapılmıştır. Vak tiyle üstünde ahşap bir çatı bulunduğu kaydedilmektedir. Ancak bugün bu çatıdan bir eser bulunmamaktadır. İçinde bir incir, bir de kiraz ağacı bulunmaktadır. Türbe içinde bulunan iki kahire hem şahide hem de ayaktaşı dikilmiştir. Üstüvane ve kitabesiz olan taşlar 130 cm. boyundadır. Kabirlerden biri makam, diğeri ise türbedara ait olduğu kaydedilmekle birlikte bunlardan hangisinin makam hangisinin türbedar kabri olduğu belli edilmemiştir. Cadde tarafında iki penceresi ve bir kapısı vardır. Tamirlerle çok değişikliğe uğramış olan türbenin pencerelerinin orijinal ampir parmaklıkları, yapının asıl üslubunu yansıtmaktadır. Sultan II. Mahmud tarafından tamir edildiğini gösteren kitabesi kapının üstündedir. Haşim ketebeli Sultan Il. Mahmud’ a ait tuğradaki Adlı mahlası sonradan kazınmıştır. Tuğranın altındaki metiN Sahaflar Şeyhizade Es’ ad Efendi ‘ye aittir. 1251/1835-36 tarihli manzum kitabe, Hattat Ye sarizade Mustafa İzzet Efen di tarafından ta’lik hatla yazılmıştır. 60×145 ebadın daki kitabe şöyledir: Türbenin kapısının üzerindeki kitabe. “Şah-ı alem himmetiyle hak bu kim bulmakdadır Mülk ü millet zahir ü batında ahsen-i intizam Bir tarafdan her kıla’ bir tarafdan her bika’ Nev-be-nev ihya-pezfr olmakda bir vejk-i meram İşbu meşhed işte olmuşken sahabfye muzaf Olmamışdı ahd-i sabıkda karfn-i ihtimam Eyledi inşasını ferman ziyaret eyleyüb Ömri efzun olsun ol Hakan-ı irfan irtisam Kıldı Mi ‘mar-ı kalem tarihin inşa Es ‘ada Yapdı Şeh Mahmud Ebü ‘ d-Derda içün ra ‘na makam 1251 (1835).” Kaynak ; İstanbullu sahabeler , Dr. Necdet Yılmaz , Dr. Coşkun Yılmaz , Bilge Yayım Habercilik ve Danışmanlık , 2013
Hz. Muaz B. Cebel (r.a.)
ürdün – kuzeyşune de Sahabenin önemli isimlerinden Muaz b. Cebel Türbesi, Kuzeyşune’nin doğusunda olup, Osmanlı öncesine kadar geriye giden bir yapıdır. 1290/1873 senesinde M. b. Abdurrahman et-Tayyibî tarafandan aslına uygun olarak tamir edilmiştir. Yapıya ait birçok, gayrimenkul vakfedilmiştir Kaynak ; Ürdün’de Osmanlı Mimarisi , Ahmet Çaycı , Atatürk Kültür Merkezi Yayınları
Hz. Dirar b. Ezvar (r.a.)
Ürdün – Dirar Hayatı Kaynak ; Ürdün’de Osmanlı Mimarisi , Ahmet Çaycı , Atatürk Kültür Merkezi Yayınları
Hz. Abdullah B. Raweha (r.a.)
Ürdün Mutah – al mazal hayatı . Kaynak ; Ürdün’de Osmanlı Mimarisi , Ahmet Çaycı , Atatürk Kültür Merkezi Yayınları
Amir b. Ebu Cafer b. Ebu Talib (r.a. )
Ürdün – Mut’a da Sahabeden Cafer b. Ebu Talib Türbesi, Kerek yakınlarındaki Mut’a da bulunmaktadır. Yapıdaki kitabelerden ilki Fatimi dönemine aittir. Daha sonraki dönemlerde onarımlara maruz kalmıştır. Bunlardan sonuncusu 1331/1912 yılında Kerek naibi Seyfi Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. 2003 yılında yapılan tamiratla birlikte türbe tamamen yenilenmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla yapının orijinalinden emare kalmamıştır . Kaynak ; Ürdün’de Osmanlı Mimarisi , Ahmet Çaycı , Atatürk Kültür Merkezi Yayınları
Hz. Abdülvahap Gazi (r.a.) – Bolvadin
Afyon – Başmakcı’da – Başmakcı Kabristanı yanında 732 yılında Emevi komutanı Mesleme’nin büyük bir ordu ile Afyonkarahisar kalesini kuşattığı, bu kuşatmada Seyyid Battal Gazi ve Peygamberimizin sahabesi Abdül Vahap Gazi’nin yaralandığı, Seyit Battal Gazi’nin Seyit Gazi’de, Abdül Vahap Gazi’nin de Bolvadin’de öldüğü kabul edilir. Bu olayların hatırası olan Sahabe Abdül Vahap Gazi’nin türbesi Eber Gölü yolunun üzerindedir. Üzeri açık olan türbenin ortasında mermerden yapılmış uzun bir sandukası vardır. 2002 yılında yeniden restore edilerek, sanduka üzerindeki mermerlere Abdülvahab Gazi ile ilgili bilgiler yazılmıştır. Abdülvahap Gazi Türbesi en çok, çocuğu olup da yaşamayanlar, hasta çocuklar, geçimsiz, parasız ve içki içen kimselerin anneleri ve eşleri tarafından ziyaret edilmektedir. Kaynaklar ; Afyon Evliyaları , Abdulhalim Durma
Hz. Ubade Bin Bişr Türbesi
Adıyaman – Belediye nikah salonu karşısındaki 207 ile 208. sokakların kesişiminde. Ubade bin Bişr’in türbesi, şehir merkezinde, Belediye Nikah Salonunun karşısındaki sokakta Hoca Ömer Mahallesi 207. sokak ile 208. sokağın kesişiminde yer alan evin avlusunda bulunmaktadır. Türbe tek odalı ve beton bir yapı olup girişinde beş basamaklı bir merdiven bulunmaktadır. Kapısı ve iç duvarları yeşil renkte olup, sandukanın üzeri de yeşil örtüyle kaplıdır. Sandukanın baş tarafında sarık ve Türk bayrağı bulunmaktadır. Rivayetlere göre, Ubade bin Bişr sahabeden olup Adıyaman’a Amr b. Ümeyye’nin müfrezesi ile bayraktar olarak gelmiş ve Adıyaman’ın fethi esnasında şehit olmuştur. Halk arasındaki deyişiyle Hubat Baba türbesi, bir apartmanın avlusunda olması sebebiyle halkın ziyaret etmekten çekindiği için İshak Baba, Kafreş Baba, Ceho’nun oğlu Mustafa Baba türbeleri gibi bugün artık unutulmuş bir durumdadır. Anlatıldığına göre, çok eskiden burada türbe yokmuş. Ermiş zatlardan biri üç gün üst üste rüyasında bu zatı görmüş. “Ben Beşir bin İbat’ım, ben İslamın sancaktarıyım, sahabe-i kiramdanım. Ben filan yerdeyim. Benim yattığım yerde şehir gelişiyor, ayaklar altında kalacağım. Gel benim üstümü kapat, türbe yap”, demiş. Bu ermiş adam üç gün üst üste bu rüyayı görünce gelip burayı kazar ve gerçekten bu sahabenin burada olduğunu görür. Adam buranın mülkiyetini alır ve buraya bir türbe yaptırır. Bu ziyarete altına işeyen, çok ağlayan çocuklar getirilir, burada bir süre uyutulur. Çocukta iyileşme olursa gelip buraya bir miktar hediye bırakılır. Kaynaklar ; Evliyalar Şehri Gaziantep , Abdulhalim Durma ( Allah ondan razı olsun) ,2011